Sana bir şeyler yollamak hoşuma gidiyor, biliyor musun?..
.....
Karanlıktan korkan bir küçük çocuk gibi. Hani, seslenir de bekler gibi; kendisine bir sıcak sesin geri dönmesini...
İşte bu yüzden gönderip duruyorum bunları sana böyle, sebepli sebepsiz...
Sana, duygularımı ulaştırmak hoşuma gidiyor!
*
Biliyorum sana seslenirken; sesine, ve sesinden de sana tutunduğumu...
Biliyorum; kaybedersem eğer sesini, seni kaybederim. Seni kaybedersem de asıl ben kaybolurum!
Karanlık, kararır kalır içimde sonra; içinde zift donmuş demir variller gibi...
Donarım,,, kömürden heykel gibi!
*
Bakarsın halime, kıyamazsın...
Seslenirsin, sıcacık:
"Eğip boynunu, süzülmüşsün içime, salkımsöğüdüm...
Kış, habersizce ve amansızca bastırırken;
Her yaprağın dökülmüş yüreğime, ve her bir yaprağından yüreğim üşümüş!.."
*
Suya sarkan söğüt dalları gibi canıma sarkar canın...
Dalların çizer yüzüme, adını!
İçeriz, susuzluğu; birbirimizden...
*
Sana bir şeyler göndermek hoşuma gidiyor, biliyorsun; korktuğum için...
Karanlıklar korkutuyor beni, yani sensizlikler...
Sesini bunun için duymak istiyorum sessizliğin içinde; bu yüzden sesleniyorum sana, "mee"ler gibi bir kuzu...
*
Ben üşürken, her tüyümün her kıvrımında parmaklarını hissediyorum, ve titriyor her dalım, her yaprağım...
İçim dökülüyor, içim soyunuyor bir salkımsöğüt gibi yüreğinin üstüne ve görüyorum ürperdiğini her yaprağımdan!..
*
Ama, yine de duygularımı göndermek hoşuma gidiyor sana...
Yine de!

