Sevgili Sena, mektubunu; “Sevgiliye muhabbetle” diye bitirmiþ... Ardýndan da aklýna gelenleri yazmaya devam etmiþ: (Muhabbetle, deyince aklýma Engin Noyan’ýn birkaç sene önce Ramazan’da iftar saatlerinde evimize misafir olduðunda, “Þimdi Ezân-ý Muhammedî’yle kucaklaþma zamaný” derken, gözlerinden muhteþem bir ýþýltýyla gönüllerimize cömertçe savurduðu manevî güzelliði hatýrladým... Hatýrlýyor musun, sen de; “Havaî fiþekleriniz nerde?..” diyordun o günlerde, ya... Engin Noyan’ýn gözlerindeydi, ben gördüm.) * * * Eyvallah Sena... Ben de o güzel gönül adamý gibi demiþ olayým: Eyvallah!.. Ne iyi ettin de hatýrlattýn bana Engin Noyan’ý, hem de tam zamanýnda... Epeydir bahsetmek istiyordum da bir türlü denk düþmüyordu... Oysa bana, televizyon kanallarýndaki “program”larý say deseler, acaba ikinci elimin parmaklarýna geçebilir miyim?.. Düþünüyorum; Ben mi bunaðým, televizyonlar mý kabýz?.. Düþünüyorum; Benim gibi “Engin Noyan’ýn bacaklarýnýn güzel olup olmadýðýný aklýna getirmeden... Hatta bazen nefes almayý bile unutup, önce Kapýlar ve Köprüler’i, þimdiyse Çamlýca Geceleri’ni “içen” binlerce insan varsa... ...Nasýl oluyor da bunca “kul”; “Emrin baþým üstüne sultaným” diyerek el pençe divan duruyor reytingçi “Hamdi”lerin huzûrunda?.. Bu soru batar adama... Ama, adama! * * * “Gönlü de” bu ülkenin vatandaþý olan bin denek seçilsin... Bu bin kiþinin önüne yüz televizyon programý konulsun... Densin ki: “Bunlardan hangisini çoluðunun-çocuðunun karþýsýnda açýp, huzûr-u kalp ile çýkýp gidebilirsin?..” Hadi bakalým, kolaysa iki elinizin parmaðý kadar program çýkarýn içinden de görelim!.. * * * Engin Noyan, “aðabeyim” deðildir, keþke olsaydý... Engin Noyan, “dostum” deðildir, keþke olsaydý... Noyanlarla ilk ve son kez sevgili Cihat Zafer’in “Telve”lerinden birinde karþýlaþmýþtýk. Þimdi soruyorum kendime; Engin Noyan’ýn büyük bir itinayla önümüze sermiþ olduðu bu “letafet sofralarý”ndan birileri daha beslensin diye iki satýr yazmazsam... Kalkýp ayaða alkýþlamazsam; bizim mazimiz, bizim san’atýmýz, bizim kültürümüz, bizim geleceðimiz ve hakikaten “bizim” olan ne varsa yakama sarýlýp benden hesap sormaz mý?.. * * * Eyvallah Çamlýca Geceleri... Eyvallah Engin Noyan isimli güzel insan... Bana ve benim gibi düþünen binlerce izleyiciye verdikleriniz ve vermek istedikleriniz için, Teþekkürler!
SEVGÝLÝ PEYGAMBERÝMÝZDEN Din kardeþine karþý güleryüzlü olmak, ona iyi þeyleri öðretmek, kötülük yapmasýný önlemek hep sadakadýr
Akýl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi mîras, ve ilim gibi þeref olmaz. Hazret-i Ali Radýyallahü anh
Hayýr eken, çok mahsul alýr. Þer eken ise, piþmanlýk biçer. Abdullah bin Mes’ûdradýyallahü anh
Şiir Sayende Düþtüm hayat yoluna avare geçti yýllar Kaderim ak baðrýma döktü gül yerine har Güldüm yine de güldüm her günüm olsa da dar Sayende son ümit de yanýp yanýp kül oldu. Ahh! Bu sevdamda yine kýrýlan gönül oldu. Bana olmaz dediler sevmiþtim bile bile Belki dedim sabrettim bekledim sever diye Günlerin sonu yokmuþ bekleyiþim nafile Sayende son ümit de yanýp yanýp kül oldu. Ahh! Bu sevdamda yine kýrýlan gönül oldu. Sevda baþaklarýmý nazarýn etti harman Doktor deðil vefasýz sensin derdime derman Çaresiz, garip gönlüm dinlemez baþka ferman Sayende son ümit de yanýp yanýp kül oldu. Ahh! Bu sevdamda yine kýrýlan gönül oldu. Yýlmaz Gül-Savaþtepe
29 ARALIK 1999 ÇARÞAMBA 21 Ramazan 1420
* Rûmî: 1415-Kasým: 52
* 12. ay, 31 gün, 52. hafta. Yýlýn 363.günü-Kalan gün: 2
* Çerkez Edhem Hadisesi. (1921)
* Van’da uçak düþtü, 59 ölü. (1994)
* Þiddetli Soðuklar.
Stoplayanlar Uður Çelik-Antalya, Ferhan Özgümüþ-Manavgat, Jale Ecevit-Bakýrköy, Nevin Þaman-Sivas, Ferhat Uslu-Diyarbakýr, Fatma Karakülah-Kayseri, Ahmet Sezgin-Terme, Sena Erginer-Bursa, Zeynep Akbulut-Ankara, Beyza Oðuz-Eskiþehir, Aysel Özmen-Sakarya, Betül Canlý-K. Maraþ, Adem Demir-Avusturya, Levent Kurcan-Bursa, Elif Özderya-Araklý
Allah sevgisi Düþünüyorum: O’ndan evvel zaman var mýydý?
Hakikatler, boþluða bakan aynalar mýydý?
N.F.K.

