Hakan Şükür için Türkiye''de kimse tam bir kanaat sahibi değildir... Futbolu gerektiği gibi mi oynamış, yoksa şansına mı şöhret basamaklarını tırmanmıştır? Golcü müdür, yoksa balıkçı mı? Deli danalar gibi sahada koşması, futbolun gereğinden mi, yoksa elinden başka bir şey gelmediğinden midir? Attığı goller kaçırdıklarının yanında devede kulaktır... Hagi gibi, direğe bile gol attıracak bir ustayla tam dört yıl beraber olmak şansını iyi kullanarak paralar kazanmış, 29 yaşında bile imza için nazlanan, hak ettiğinden çok para için çırpınan bir kişi olup çıkmıştır... * * * Geçen sene Torino''da Juventus macerası olmuştur Hakan''ın... Gitmekle kalmak arasındaki ince çizginin üzerinde, günlerce dans etmiş, hem İtalyanlar''ı, hem de onu gönderip para kazanmayı fırsat bilen G.Saray yönetimini fıtık etmiştir... Kendisine sunulan imkânların şatafatına rağmen, o hâlâ daha bir şeyler koparmanın fırsatını kollamıştır... O günlerde teknik direktörü Fatih Terim bile çılgına dönmüş ve yazılmamak kaydıyla bizim Engin Atay''a aynen şunları söylemişti: "Eğer bu kadar oyaladığı Juventus''a imza atmasın, bir geri dönsün, onun burnundan fitil fitil getirmezsem namerdim." Belli ki o zamanlar Fatih Terim de, Hakan''ın bir an evvel gitmesinden yanaydı... Çünkü onun yerini dolduracak başka bir alternatifi kafasında oluşturmuştu bile... Hagi''nin "Al da at" diye yaptığı servislerini yüzde 90 boşa çıkaran Hakan Şükür''den daha iyisini bulacağından emindi... * * * Şampiyonlar Ligi, UEFA Kupası derken mutlu sona ulaşıldı... Hakan, herşeye rağmen bu uzun maratonda takımı için çok faydalı işlere imza attı... Lig şampiyonluğunda ise adeta ite kaka attığı gollerle pay sahibi oldu... Taraftar, Hakan adını duyduğunda daha bir coşku içine girdi... Türkiye''de hiç bir futbolcuya gösterilmeyen tahammül, sevgi ve ilgi altında Hakan''a bir şeyler oldu... Kendisine en zor anlarında forma verip, sahada komik olduğu anlarda bile sabreden Fatih Terim''e sonunda büyük terbiyesizlik yaptı... Onunla önce "Jip" meselesi, sonra da Fiorentina konusunda polemiğe girip, aklı sıra göndermelerde bulundu... Bugün Hakan Şükür, eğer hâlâ yıldızsa ve hâlâ ayakta kalabilmişse, milyon dolardan transfer kapısı açabiliyorsa, bunu tamamen Fatih Terim''e borçludur... Çünkü, Hakan''a Terim''den başka hiçbir hoca tahammül ve sabır gösteremezdi... Onun boş kalelere atamadığı goller, attıklarını ona katlarken, Terim hırsını yine de sahadaki futbolcusundan değil, ya yardımcısı Müfit''ten, ya da yedek kulübesinin camlarından aldı... * * * Ve şimdi o Fatih Terim, talebesinin "Gönderme kurşunlarıyla" yaralanmak isteniyor... Ne diyor Hakan ? "G.Saray''ı şampiyon yapan biz futbolcularız... Ama bundan en büyük payı başkası çıkardı ve sırtımızdan geçindi!" El insaf... Fatih Terim''in klâsını, zekâsını, büyüklüğünü ve kalitesini dünyada tek kabul etmeyen kişiye bakın... Hakan, gitsin bir başka takıma da, görelim bakalım boyunu posunu... Torino macerası unutulmadı... Ve o Hakan Şükür hocası Fatih Terim için sallamaya devam ediyor: "Fiorentina ikinci sınıf bir takım... İtalya Ligi''nde sekizincilikten yukarıya çıkamayan bir takımda benim işim olmaz... Beni isteyen daha büyük kulüpler var." Eğer bu sözler gerçekten Hakan Şükür''ün ağzından çıkmışsa yazıklar olsun... * * *
Hakan önünde sonunda, yine satıştan da olsa G.Saray''da mecburen kalacak gibi gözüküyor... Bakalım pelikan gibi yapıştığı UEFA Kupası''nı bir daha hangi hocayla kazanacak... Her maçta forması nasıl garanti olacak? Bakalım, Hagi olmayınca kimden pas alacak? Görelim bakalım, kendisine bir başka tahammüllü teknik direktör bulabilecek mi? Tarihte bir Brütüs okuduk... Ama binlerce de taklidiyle yaşadık... Galiba Hakan da kötü bir Brütüs taklidinden başka birisi değil...

