Kaydet
a- | +A

Siz, 45 saniyede, dünya gerçeklerini, Türkiye''nin profilini çıkaran konuşma yapan bir delikanlı gördünüz mü?

Siz, 65 milyon insanın yüreğinin derinliklerine ok gibi saplanan sözleriyle, göz pınarlarından yaşlar akıtan bir delikanlı gördünüz mü?

Siz, okuma isteğiyle çırpınan, ama önü bir türlü açılmayan, açmayanları ağır dille suçlayan, devletin üst kademelerine bile sitemde bulunan bir delikanlı gördünüz mü?

Evet bu delikanlı Burak Baş...

Henüz 11 yaşında..

Adapazarı depreminin derin acılarını yüreğinin taa derinliklerinde duyan ve onunla yaşayan Burak Baş, Profesör Ahmet Mete Işıkara''nın alnından öptüğü bir Yugoslav göçmeni ailenin üç çocuğundan en küçüğü...

* * *

Profesör Işıkara''nın Adapazarı''ndaki bir toplantısında söz isteyen ve 45 saniyede unutulmaz konuşmasını yapan Burak, şimdi Türkiye''nin gündemindeki yeni yıldız..

İşte Burak''ın asla unutulmayacak ve herkese ders olacak çarpıcı sözlerinden bir iki paragraf:

"Neden çok katlı binalar, neden ekilmesi gereken topraklara kurulan şehirler? Yanıt yok... Para kazanmak hırsıyla insanların yaşamını hiçe sayan, sadece kader deyip geçenler... Size yakıştıracak sıfat dahi bulamıyorum."

"Okulum açılamıyor, bilgilerim köreliyor... Ellerim, suyun akmadığı musluklara uzanmaktan bıktı artık... Başımdan dökülen bir kaç tas suyla duş alabiliyorum... İşte ben, 2000 yılına böyle giriyorum."

"Büyüklerime sesleniyorum... Yıkılmamış binaları bugün yıkın... Yarın altından binlerce ölü çıkartmamak için, hemen yıkın... Deprem insanı öldürmez, binalar öldürür... Ben bunu 11 yaşımda öğrendim... Lütfen siz de öğrenin... Çünkü öğrenmenin yaşı yoktur"

İşte Burak Baş bu...

Okuyup işadamı olmak isteyen, kendi hayatını kurmak, bir arsa alıp sağlam ev yapmak isteyen, geçen yıl okulunun birincisi Burak Baş bu...

"Devletime ben sahip çıkacağım... Koskoca adamlar, bize sahip çıkamadı... Halkımız sahip çıkacak... Hep beraber sahip çıkacağız" diye korkmadan, cesaretle gerçekleri söyleyen bu Burak Baş''a uzanacak şefkatli eller, onu belki arkadaşlarından koparacak, ama adam olmak isteğinden de vazgeçiremeyecek...

* * *

Burak Baş hasta bir G.Saraylı...

Sol ayağını o kadar iyi kullanıyor ki, adı bu yüzden arkadaşları arasında "Prekazi"ye çıkmış...

45 saniyelik konuşmasından sonra, şimdi arkadaşları ondan imza almak için kuyruğa giriyor, onunla gurur duyuyor...

Burak''ın hayatta, hayâllerini süsleyecek iki isteği vardı...

Birisi Galatasaray Lisesi''nde okumak, diğeri de G.Saray altyapısında futbol hayatına adım atmak...

Geçen akşam bir televizyon programına çıkan ve orada kimsenin söylemeye cesaret edemeyeceği sözleri bir bir sıralayan bu G.Saraylı genç, hayran hayran kendisini seyredenlere "Helâl olsun" dedirtti...

"Benim dedemin, babamın, annemin, ağabeyimin zamanındaki politikacılar, şimdi benim zamanımda da devleti idare ediyor... Hasar gören okulumun 6 milyara ihtiyacı var... Ama "Devlet Baba" 4 aydan beri bu parayı gönderip, bana ve arkadaşlarıma okuma fırsatı, adam olma imkânı veremiyor" diye serzenişte bulunan Burak Baş''a G.Saray kucak açtı...

Sarı-kırmızılı renklerin aşığı, o formayı giymek arzusuyla dolu, Galatasaray Lisesi''nde okuyup adam olmak isteyen bu gencin hayâlleri artık gerçek oluyor...

G.Saray Yönetim Kurulu''nu yürekten kutluyoruz...

İnsanlık yönünden de lider olduklarını gösterdiler...

Bir yandan depremin, bir yandan feleğin, bir yandan devletin sillesini yiyen bu pırıl pırıl delikanlıya "Adam olması" için elele verip, fırsat tanıdılar, seferber oldular...

Göreceksiniz o Burak Baş, G.Saray''ın olduğu kadar, Türkiye''nin de gözbebeği ve gururu olacaktır...

Keşke daha başka Burak Baş''ları da keşfedebilsek...