Kaydet
a- | +A

Avrupa Şampiyonası boyunca gazetelerin spor sayfalarında bir ilân...

Reklâm yıldızı Mustafa Denizli''nin fotoğrafının yanında "Pili bitmeyen takım" diye Milli Takımımız''dan övgü ile bahsediliyor...

"Pili bitmeyen takım" haa...

Bazen oy çokluğu ile astığımız, bazen fırıldak yazarlarımızla yağladığımız "Pili bitmeyen takım" haa...

Kimi kandırdık, kimi mutlu ettik?

Bir "Balık" galibiyetle çeyrek final yakaladığımız Belçika maçıyla, bizi ninni gibi uyutan zihniyetin iflâsı, sadece kendilerini değil, tüm milleti kahretmiştir...

* * *

Denizli, hazırlık maçlarının korkusundan, bir turist kafilesi gibi Avrupa Şampiyonası''na götürdüğü takımımızı, yine bir turist kafilesi gibi geri getirmiştir...

Üstelik bu turist kafilesi "ağa" gibi para harcamamış, üstüne üstlük, milyon dolarlarla geri gelmiştir...

Dünya basınını bile, duyduğunda ağzının açık kaldığı rakamları beğenmeyip, bir de hükümetimizin ilâve yaptığı primlerin bir kısmı, Türkiye''de yaşayan vatandaşların büyük tepkisi ve ahı yüzünden cebe indirilemeden kurtarılmıştır...

Eğer Mustafa Denizli "Primleri hakettik" dese de, onun gibi düşünmeyenler çoğunluktadır...

Evet, gerçekten Milli Takımımız''ın aldığı primlere isyan ettik ve sonuna kadar da edeceğiz...

Futbol Federasyonu, her şeyi parayla yaptıracağını zannettiğinden, prim konusunda çok bonkör davranarak, işin cılkını çıkarmıştır...

Kimin parası kime serpilmektedir?

Kimin milyon dolarları, sadece oynamaktan gurur duyması gerekenlere dağıtmıştır?

Artık futbolcular, Milli Takım''ı ticarethane olarak görmektedir...

Yazıklar olsun...

* * *

Şimdi, başta Futbol Federasyonu olmak üzere, teknik direktör ve futbolcuların mantalitesi değişmeli, Milli Takım''a yeni bir kimlik kazandırılmalıdır...

Bundan böyle, prim için değil, sadece vatanı ve milleti için savaşacak, sadece onları mutlu edecek, jiplerin arkasında poz vermeyecek, sadece vicdani sorumluluk taşıyacak bir Milli Takım istiyoruz...

Milli Takım''ı, avantadan para kazanma yeri olarak görmeyen, kamplarda sadece yiyip içip, yan gelip yatmayı düşünmeyen bir Milli Takım istiyoruz...

Hazırlık maçlarından korkmayan, giydiği formanın asilliğini düşünerek, hakemlerin her düdüklerinde el kol hareketi yapmayan, rakibi nakavt etmeyen, iki pası doğru dürüst yapıp, gözü okşayan, seyrine doyulmayan bir Milli Takım istiyoruz...

Öyle bir Milli Takım istiyoruz ki, çekirdek kadrosu belli, fırıldak gibi futbolcuların dönmediği, kimin formdaysa onun forma giydiği, topa girerken 65 milyonun gücü olmayı kafasına koymuş bir Milli Takım istiyoruz...

"Onu beğenmedik, bunu deneyelim" diye basının yönlendirmeye cesaret bulamayacağı, tribünlerden pet şişe yerine alkış yağdırılan bir Milli Takım istiyoruz...

Var mı bize böyle bir Milli Takım bulacak federasyon, var mı bize böylesine sevimli, yürekli, her zaman destek çıkacağımız bir Milli Takım kuracak hoca?..

Haa, var mı ?

* * *

"Öküz öldü ortaklık bozuldu!"

Şimdi, her galibiyette "Prim" diye tutturup, koparan Milli Takım''a verilecek cezayı bilmek istiyoruz...

Eğer iyi günde milyon dolarlar cebe indiriliyorsa, kötü günde de o milyon dolarlar cepten çıkmalı...

Koyun bakalım sayın federasyon yetkilileri Alpay''ın önüne kalemi...

Kendi cezasını açık çeke, kendi yazsın...

Bilelim bakalım, sahada rakibe, yolda şoföre attığı yumruğun cesareti, kalem tutarken de kollarında var mı?

Belçika maçında 75 santim yükseldi diye, dünyanın sekizinci harikası ilân ettiğimiz Hakan Şükür, kaçırdığı gollerin bedelini nasıl ödeyecek?

Bizler, kolay kahraman yetiştiren bir milletiz...

Bizler, kahramanları çabuk hain ilân eden bir milletiz..

Bizler, mutlulukları çok çabuk kaybeden bir milletiz...

Bizler, sahte kahramanlarla, gerçeklerini ayıramayan bir milletiz...

Bizler, akşam yezid diye öldürdüğümüzün, sabaha şehit diye namazını kılarız...

Ay-yıldızlı formayla gerçekten yürekleriyle oynayan bir kaç kişiyi görmezliğe gelip, topu devre bitsin diye tribünlere göndermek isterken, rakip cezasahasına yollayan ve o serseri topa sokaktaki vatandaşın bile yükselebileceği kadar hamle yapanları insanüstü ilân ederek ipimizi çeken bir milletiz...

Biz öyle bir milletiz ki, başımıza ne gelmişse, onlara sebep olanları hâlâ baştacı yapmaya devam eder, geçmişten asla ders almayız...

Ne diyelim ?

Bu yüzden bize, kocaman bir "OHH OLSUN!"