Ne devletler gördük... "Tek adamın" kulu kölesi olan... Ölmek pahasına peşinden gittikleri diktatör tarafından kellelerinin vurulmasına razı olup, her şeye "Yarabbi şükür" diyen... Kuru ekmeğe bile talim edip "Karnım doydu" diyen... Sevgiden, aşktan bihaber, dostluk, kardeşlikten hiç nasibini almamış... Nice devletler gördük... Günümüzde kaçı kaldı? Kaçı, bir adamın emirleri altında inliyor? Demokrasinin ve çok sesliliğin hasretini çekmeyen kaç devlet kaldı ha? Bir zamanlar deplasmanlar için uçak parası bulamayıp, tren ve otobüsü tercih eden takımlarımızı yönetenlerin fakir olduğunu zannetmeyin sakın... Onlar kendi paraları kadar değil, kulübün gelirleri kadar patrondular... Gelip geçici mutluluklar yaşatmaktansa, gerçekleri futbolcusuyla, malzemecisiyle paylaşan insanlardı... O patronların futbolcuları, ne kadar şöhretli olurlarsa olsunlar, formalarını, çoraplarını kendilerinin yıkamasından asla gocunmamışlardı... Çünkü onlar, klâs yönetimlerin, klâs futbolcularıydı... Bir de şimdiye bakın... En iyi otellerde kamp... En iyi primlere bile burun kıvırma... Hatta maça çıkmamak için nazlanma... Kimin eseri bunlar... Hepsi, kendini kulübün sahibi, her şeyi zanneden "Tek adam " tipinin... Belgeler, Trabzon''u en iyi bilen, en iyi irdeleyen Tahir Kum''un elinde... Trabzonspor''un yeni yönetimi resmen bir batağın içinde... On yılı aşkın, bu kulübe hizmet için iyi niyetle çırpınan ve hep cebinden harcama yanlışlığı gösteren Mehmet Ali Yılmaz''ın, sonunda alacaklarının bir bölümünü istemesi kadar doğal bir şey olamazdı... O da tuttu "Madem artık bana ihtiyacınız yok, o halde alacaklarımı istiyorum" dedi... Yılmaz, yeni yönetimi kendisi gibi para babası gibi görüyor çünkü... Yanlış burada... Trabzonspor bu defa bir tek adamın eline değil, bir yönetimin eline bakıyor... Bu yönetim, borçları bir şekilde ödemek zorunda... Ama icra, mahkeme ve haciz tehdidiyle değil... Bütün ümidini yayın gelirine bağlamış bir takımın 4.5 milyon dolarına temlik koydurmak yanlış... Eski yöneticilere tanzim ettirdiği 19.5 milyon dolarlık çek düzenleyip, bunu işleme koymak yanlış... Bankalardan kredi alıp, geri ödenmeyen kısım için tesislere, binalara haciz koydurmak yanlış... Esas yanlış olan, zamanında har vurulup harman savrulan ve bilinçsiz yapılan transferler ve onların bedelinin tek bir şahıstan çıkması... Bugün, F.Bahçe, G.Saray yönetimi "Bırakıyorum" dese, arkalarında bıraktıkları borç batağı içindeki takıma kimse sahip çıkamaz... Çare, bir kişinin "Para babalığına" sığınmamakta... Çare, kendi yağıyla kavrulmakta... Çare, başarıda, denetimde, kanuna uymakta...
Ve çare, adam gibi yönetici kadrolarını göreve getirmekte... Yoksa "Tek adamlar" vurdu mu, adamı oturttururlar...
E-mail: narkan@tg.com.tr

