Kaydet
a- | +A

Normalde mide ağzındaki kapakçık tarafından midede tutulan asidin zaman zaman yemek borusuna kaçması, o bölgede yanma nöbetlerine sebep olur. Bu yanma genellikle göğüs kemiğinin arka tarafında hissedilir. "Mide yanması" olarak tanımlanan bu durum, yemeğin çok kaçırıldığı zamanlarda, kızartma, alkol, çikolata ve acılı yemeklerden sonra görülür. Uzmanlar, bu yanma nöbetlerinin ara ara gelmesini "zararsız" olarak niteliyor. Ancak kronikleşmiş yanmaların mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini, aksi takdirde bunların ciddi ve tehlikeli boyutlara varabileceğini söylüyorlar. Genellikle yemeklerden sonra meydana gelen mide yanmaları alınacak bazı tedbirlerle önlenebilir. Bunları şöyle sıralayabiliriz: * Çok fazla yemeyin. Fazla dolmuş ve gerilmiş bir mide yemek borusunun ucundaki kapakçığın açılmasını sağlar ve midede oluşan asit, açılan kapakçıktan yemek borusuna kaçarak yanmaya sebep olur. *Kızartma, alkol, çikolata, acılı

ve aşırı baharatlı yemeklerle kafeinden uzak durun. * Yemeklerden sonra kemerinizi gevşetin. Çok sıkı giyecekler ve kemerler, midedeki asidi yukarı iter. * Yemekten sonra 2 saat süreyle uzanmaktan kaçının. * Sigara içmeyin. Nikotin, kasları gevşetir ve mide asidinin artmasına yol açar. * Yemeklerden sonra şekersiz sakız çiğneyin. Sakız, midedeki asit oranının dengelenmesine yardımcı olur. * Yanma probleminizin uzun süre devam etmesi, rahatsızlığın kronikleştiğini gösterir. Bu durumda mutlaka bir doktora görünün. Tedaviye yardımcı olmak maksadıyla aşağıda reçetelerden de istifade edebilirsiniz. * 1 çay bardağı suya; 1 tatlı kaşığı süzme bal ve 2 çorba kaşığı limonsuyu konur. Karıştırılıp, içilir. Aynı işlem, günde 3 kere tekrarlanır. * 4 bardak suya; 5 gram zencefil konur. 10 dakika kaynatılır. Günde 3 kere, birer çay bardağı içilir. * 1 çay bardağı sıcak suya; 1 dal kantoron çiçeği ve 1 tane de yaprağı konur. 10 dakika bekletildikten sonra süzülür. Suyuna; bir kahve kaşığı süzme bal ilâve edilip, yemekten 10 dakika önce içilir. Her yemekten önce tekrarlanır. * 2 bardak süte; 1 çorba kaşığı yulaf ezmesi, 3 çorba kaşığı limonsuyu, yarım kahve kaşığı sofra tuzu ve 1 tatlı kaşığı süzme bal konur. Pişirildikten sonra yenir. * 1 çay bardağı sıcak suya; ufalanmış, kuru söğüt yaprağından 1 kahve kaşığı konur. 10 dakika bekletildikten sonra süzülüp, yemekten önce içilir. Günde 3 kere tekrarlanır. * 1 çay bardağı sıcak suya; 2 tane ufalanmış yabani nergis konur. 15 dakika bekletildikten sonra süzülür. Suyuna, 2 kahve kaşığı süzme bal ilâve edildikten sonra içilir. Her yemekten 10 dakika önce tekrarlanır. * 1 çay bardağı sıcak suya; 1 tane ufalanmış şerbetçiotu çiçeği konur. 10 dakika bekletildikten sonra süzülür. Suyuna, 1 kahve kaşığı süzme bal ilâve edilip, içilir. Her yemekten 10 dakika önce tekrarlanır. * 1 çay bardağı sıcak suya; çok ufak bir parça pelin yaprağı konur. 5 dakika bekletildikten sonra süzülür. Yemeklerden 15 dakika önce içilir. * 1 çay bardağı sıcak suya; 1 kahve kaşığı dövülmüş keten tohumu konur. 15 dakika bekletildikten sonra süzülüp, aç karına içilir. Her yemekten önce tekrarlanır. * 1 çay bardağı ılık suya, yarım kahve kaşığı beyaz kil konur. İyice karıştırılıp, yemekten 5 dakika önce içilir. 15 gün süreyle, her yemekten önce uygulanır. Bu reçeteyi, yüksek tansiyonlular kullanamaz!

Kırmızı biber vitamin deposu Genellikle yemeklere tat ve renk vermek için kullandığımız kırmızı biberin, tam anlamıyla bir vitamin deposu olduğunu biliyor muydunuz? Evet, A vitamini açısından oldukça zengin, posa içeriği yüksek olan kırmızı biber; toplumda bilinenin aksine, limondakinden daha çok (C) vitamini içeriyor. Özellikle taze kırmızı biber, (C) vitamini açısından limondan yaklaşık 7 kat daha zengin bir besin maddesidir. 100 gram kırmızı toz biberin içerdiği besin öğeleri ise şunlar: 318 kalori, 12 gram protein, 17,5 gram yağ, 25 gram posa, 148 miligram kalsiyum, 293 miligram fosfor, 2014 miligram potasyum, 4160 IU vitamin A, 0,33 miligram vitamin B, 0,9 miligram vitamin B2, 9 miligram niasin ve 76 miligram vitamin C. Bu öğelerin bir bölümü, taze kırmızı biberde daha yüksek oranda bulunur."

Mutfaktaki güzellik Evinizde, her an elinizin altında bulabileceğiniz malzemelerle, cilt bakımınızı yapabilir, saçlarınıza canlılık ve parlaklık kazandırabilirsiniz. Özellikle hanım okuyucularımızdan gelen isteğe uyarak her hafta bu köşede vereceğimiz bazı ipuçları ve kolayca uygulayacağınız formüllerle evinizi, hatta mutfağınızı, kendiniz için bir güzellik merkezi haline dönüştürebilirsiniz. İşte bu haftanın ipuçları: Gevşeyen ciltlere meyve maskesi

Malzemeler: 1 muz, 1 yemek kaşığı süzme yoğurt, 1 yemek kaşığı krema

Muzu iyice ezin, bir yemek kaşığı süzme yoğurdu ve kremayı da ekleyerek karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı, yüzünüze sürün ve 20 dakika bekleyin. Yüzünüzü ilk önce sıcak, sonra soğuk suyla yıkayın. Bu uygulamayı her akşam veye iki akşamda bir tekrarlayabilirsiniz. Kısa süre sonra cildinizin sıkılaştığını ve daha bir canlılık kazandığını göreceksiniz.

Yağlı saçlar için yoğurt

Malzemeler: Yarım bardak yağsız yoğurt, 1 yumurta sarısı

Saçlarınız çok çabuk mu yağlanıyor? O zaman, bir de yoğurt kürünü deneyin. Yoğurt ve yumurta sarısını yukarda belirtilen ölçülerde karıştırın. İyice yedirerek saçlarınıza sürdükten sonra 10 dakika bekleyin ve suyla durulayın.

Çocuklara yazık etmeyelim Okulların açılmasıyla birlikte, çocuklarımızın birçoğunun, hamal gibi ağır çantaların altında ezilmeye başladığını görüyoruz. Ancak uzmanlar, ağır sırt çantalarının çocuklarda bel ve sırt ağrılarına yol açtığını belirterek, bu konuda anne babaların daha dikkatli olmasını istiyor. İşte uzmanların söyledikleri: "Ağır sırt çantaları, henüz gelişme çağında olan çocuklarda bel ve sırt ağrılarına yol açıyor. Bu bakımdan çocukların ağır çanta taşımaları mümkün mertebe önlenmelidir. Çocuklar sadece o günkü defter, kitap ve gerekli malzemeleri alsınlar. Diğer gereçleri evde bıraksınlar. Lüzumsuz hiçbir şeyi çantalarında taşımasınlar." Eğer okulları müsaitse çocuklara buralarda birer dolap tahsis edilmesinin bu konuda önemli bir görevi yerine getireceğini ifade eden uzmanlar "Çocuklar çantalarını dengeli bir vaziyette taşımalıdır. Ağırlıklar bir el ya da omuzda toplanmamalıdır. Her iki elde veya sırtta simetrik ve eşit tarzda dağıtılarak taşınmalıdır. Böylece çocuklar hem rahat edecekler, hem de ileride ortaya çıkabilecek birtakım rahatsızlıklar için tedbir almış olacaklardır" tavsiyesinde bulunuyor.

Hastalıklar ve çareleri İdrar tutukluğu Mesane (idrar torbası), dolu olduğu hâlde, idrar yapılamaz. Karnın alt bölgesi gerginleşmiştir. Bastırılınca, ağrı hissedilir. Tıp dilinde "Akut retansiyon" adı verilen bu durumun sebepleri çeşitlidir. Meselâ; böbreklerde taş, prostat büyümesi, idrar yollarının doğuştan kusurlu olması, fazla miktarda alkol içmek, mesane felci, belsoğukluğu, sinir hastalıkları veya üşütmek, idrar tutukluğuna sebep olabilir. İlk tedbir olarak, hastanın karnına içinde sıcak su olan bir şişe konur. Sıcak su ile banyo yapılırken, idrar çıkarmaya çalışılır. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de kullanılır: * 4 bardak suya; 2 çorba kaşığı kadar kişniş konur. 10-15 dakika civarında kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 2 kere, birer çay bardağı içilir. * 2 bardak kaynak suya; 1 tane ufalanmış beyaz dut yaprağı konur. 10 dakika bekletildikten sonra süzülür. Tamamı bir kerede içilir. * 4 bardak suya; 1 tatlı kaşığı toz havlıcan konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer çay bardağı içilir. * 6 bardak suya; 3 çorba kaşığı papatya çiçeği ve 2 tane doğranmış kereviz konur. Kaynatılıp, süzülür. Günde 3 kere, birer çay bardağı içilir. Üşütmekten doğan idrar tutukluğunda çok etkilidir. * 4 bardak suya; 2 çorba kaşığı arpa konur. Kaynatılıp, süzülür. Günde 3 kere, birer su bardağı içilir. * 6 adet pırasanın beyaz kısımları ayrılır. Üzerine, bol zeytinyağı sürülüp, ateşte pişirilir. Ilıdıktan sonra kasıkların üzerine konur. Yarım saat beklendikten sonra ılık su ile yıkanır. * 4 bardak suya; 1 çorba kaşığı ardıç tohumu konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir. * 4 bardak suya; 1 su bardağı dolusu muşmula konur. 20 dakika kaynatılır. Günde 3 kere, birer çay bardağı içilir.