Kaydet
a- | +A

İlköğretim okulları ve liselerde yeni ders yılı bir hafta önce başladı. Sınıfları dolduran 10 milyondan fazla çocuğumuzun yaklaşık 1.5 milyonunu okula ilk defa başlayan minikler oluşturuyor. Birkaç gün önce okulların açılması dolayısıyla yayınlanan bir istatistiğin satır aralarına sıkışmış bir cümle son derece dikkat çekiciydi. Buna göre bu yıl okula yeni başlayan minik öğrencilerin yaklaşık 100 bini “HİPERAKTİVİTE” riski taşıyordu. Bunu görünce köşemizi bu hafta “HİPERAKTİVİTE” konusuna ayırmayı uygun bulduk. Çocukluk çağının en sık görülen psikiyatrik bozukluklarından biri olan ve okul başarısını olumsuz etkileyen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun ortaya çıkarılmasında öğretmenlerimize büyük görevler düşüyor.

Çünkü; çocuğun sınıf içindeki davranışları hiperaktivitenin teşhisi açısından büyük önem taşıyor. Özellikle okul öncesi ve ilköğretim 1. sınıf öğretmenlerinin bu konuda dikkatli olmaları gerekiyor.

Yapılan araştırmalara göre; “Dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu” çocukluk çağının en sık rastlanan psikiyatrik sorunlardan biridir ve 4-12 yaş arasındaki erkek çocukların yüzde 10`unda, kız çocukların ise yüzde 4`ünde görülmektedir.

Bu oranlar dikkate alındığında, bu yıl okula yeni başlayan yaklaşık 1.5 milyon öğrenciden 105 bini hiperaktivite riski taşımaktadır.

Uzmanlar, “Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu” riski taşıyan çocukların özelliklerini şöyle sıralıyor:

“Bu çocuklar aşırı hareketlidir ve dikkatleri çabuk dağılır. Engellenmeye ve beklemeye tahammülleri yoktur. Çabuk kızar, kolay incinirler. Sınıfta kıpır kıpır olurlar ve genellikle hareketleri amaçsızdır. Yazıları düzensizdir ve kalemi bile değişik tutarlar.

Zeka düzeyleri normal olmasına rağmen okulda başarılı olamayabilirler. Dinlemekte güçlük çekerler, özellikle

matematiği anlama, kavrama ve problemleri çözmede zorlanırlar.

Dikkatlerinin çabuk dağılması nedeniyle, derse ya da etkinliğe hevesle başlasalar bile tamamlayamazlar ve maalesef evde ve okulda (tembel ve başarısız) sözcüklerini sık sık işitirler.”

Bu bir felaket değil “Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu”nun bir güçlük olduğunu, ancak asla bir felaket olmadığını ifade eden uzmanlar, bu çocukların, aile ve öğretmenin yardımıyla sorunların üstesinden gelme ve başarma şansları bulunduğunu belirtiyorlar. Aşırı beklentiye girmeden ve çocuğu bıktırmadan ilerlemesine yardımcı olmak gerekir. Her çocuk için ilaçlı tedavi şart değildir. Eğitsel tedavi, sıkıntıları büyük oranda telafi ederek çevreyle uyumu ve başarıyı artırmaktadır.

Uzmanlardan öneriler Uzmanlar, “Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu” riski taşıyan çocuklar konusunda öğretmenlere de şu önerilerde bulunuyorlar:

¥ Öğrenciyi, sakin bir yerde, ön sıralarda, iyi örnek olabilecek bir arkadaşının yanına oturtun.

¥ Hiperaktif çocuklara, çalışmayı tamamlaması için ek süre verin.

¥ Dikkat süreleri ile uyumlu görev ve çalışmalar verip, genellikle süreyi kısa tutun.

¥ Her seferinde tek görev verin, yönergeleriniz açık ve net olsun.

¥ Küçük hataları görmezden gelin. Doğrudan ödüllenmeyi artırın, olumlu darvanışlarını övün.

¥ Çocukla sık sık göz teması sağlayıp, elinizle dokunun. Çocuğun ailesi ile gelişmeleri sık sık konuşun.`

Hiperaktivitenin belirtileri ¥ Bu çocuklar aşırı hareketlidir ve dikkatleri çabuk dağılır. Engellenmeye ve beklemeye tahammülleri yoktur. Çabuk kızar, kolay incinirler.

¥ Sınıfta kıpır kıpır olurlar ve genellikle hareketleri amaçsızdır. Yazıları düzensizdir ve kalemi bile değişik tutarlar.

¥ Zeka düzeyleri normal olmasına rağmen okulda başarılı olamayabilirler. Dinlemekte güçlük çekerler, özellikle

matematiği anlama, kavrama ve problemleri çözmede zorlanırlar.

¥ Dikkatlerinin çabuk dağılması nedeniyle, derse ya da etkinliğe hevesle başlasalar bile tamamlayamazlar ve maalesef evde ve okulda (tembel ve başarısız) sözcüklerini sık sık işitirler.”

Aklın yolu E ve C vitamininden geçiyor E ve C vitaminini yeterli miktarda alan insanların, öğrenme ve hatırlama konusunda daha keskin zeka örneği ortaya çıktı. Yaşlılığın önlenmesi ve insanların fiziksel yaşları ile ilgili

araştırma yapan “Real Age” grubunun yaptığı labaratuvar çalışmalarına göre, günde

400 IU E vitamini ve 1.200 miligram C vitamini alan insanlar, daha keskin bir zekaya sahip bulunuyor.

Ayrıca, bu vitaminlerin damar sertliğine de iyi geldiği belirtiliyor.

Real Age grubu, E ve C vitamininin günlük tavsiye edilen ölçüde alınması ile insanların gerçek yaşlarından 6 yaş daha genç görüneceklerine işaret ediyor.

Araştırmacılar, tavsiye edilenin dışında vitamin yüklemesi yapmanın, çeşitli yan etkiler doğurabileceği yolunda da uyarıda bulunuyor.

Kolay yoldan cilt bakımı Bahar ayları, hava hareketlerinin çok değişken olduğu mevsimlerdir. Kısa sürede; güneşli hava, rüzgara, rüzgarlı hava yağmura, yağmurlu hava da soğuğa dönüşebilir. Bu da özellikle dış etkilere çok açık olan cildimizi olumsuz yönde etkiler. Ve tabii, cilt bakımı ve temizliği daha fazla önem kazanır. Cildi kuru ya da yağlı olanların bakımlarını buna göre yapmaları gerektiğini hatırlatmaya gerek yok sanırım. İşte size birkaç “bakım” önerisi.

¥ Kuru ciltler için Kuru ciltli yüz, yatmadan önce, yağı alınmış süte batırılan pamukla ıslatılır. 15 dakika beklenir. Sonra ılık suya batırılmış pamukla silinip, kurulanır. Sonra kremle masaj yapılır.

¥ Yağlı ciltler için Yağlı ciltlerin, günde iki kere aşağıdaki şekilde temizlenmesi gerekir.

Genişçe bir kaba sıcak su konur. İçine 6 tane papatya çiçeği ufalanır. 5 dakika beklenip, süzülür. Sonra içine küçük ve yumuşak bir havlu batırılıp, iyice ıslatılır, sıkılır ve yüze kompres yapılır. Aynı işleme 5 dakika devam edilir. Sonra, gülsuyuna batırılmış pamula silinir. Yüz temizliğinde; alkol veya kolonya kullanmaktan kaçınmak gerekir. Çünkü, bunlar yüzün buruşmasına sebep olurlar.

Kansere karşı ENGİNAR Meyve ve sebzelerle ilgili araştırma yapan bilim adamları, enginarın harika bir ilaç niteliği taşıdığını belirlediler. Enginarın içinde bulunan silymarin maddesinin, hücrelerin hasar görmesini engellediğine işaret eden araştırmacılar, ayrıca silymarin maddesinin, prostat, meme ve rahim ağzı kanserini önleme konusunda da etkili olduğunu belirtti. Bu konuda yapılan açıklamada; enginarın içinde, fiber, magnezyum, folate ve C vitamini bulunduğu, bu sebzeyi bol miktarda tüketenlerin, bulundukları yaşın daha altında gösterdikleri belirtildi.

Hastalýklar ve çareleri

Mide yanmasý Göðüs kemiðinin arka tarafýnda hissedilen yanma ile kendini gösterir. Sebebi, midede fazla miktarda asit bulunmasýdýr. Tedavi maksadýyla aþaðýdaki reçeteler uygulanabilir: ¥ 1 çay bardaðý suya; 1 tatlý kaþýðý süzme bal ve 2 çorba kaþýðý limonsuyu konur. Karýþtýrýlýp, içilir. Ayný iþlem, günde 3 kere tekrarlanýr. ¥ 4 bardak suya; 5 gram zencefil konur. 10 dakika kaynatýlýr. Günde 3 kere, birer çay bardaðý içilir. ¥ 1 çay bardaðý sýcak suya; 1 dal kantoron çiçeði ve 1 tane de yapraðý konur. 10 dakika bekletildikten sonra süzülür. Suyuna; bir kahve kaþýðý süzme bal ilâve edilip, yemekten 10 dakika önce içilir. Her yemekten önce tekrarlanýr. ¥ 2 bardak süte; 1 çorba kaþýðý yulaf ezmesi, 3 çorba kaþýðý limonsuyu, yarým kahve kaþýðý sofra tuzu ve 1 tatlý kaþýðý süzme bal konur. Piþirildikten sonra yenir. ¥ 1 çay bardaðý sýcak suya; ufalanmýþ, kuru söðüt yapraðýndan 1 kahve kaþýðý konur. 10 dakika bekletildikten sonra süzülüp, yemekten önce içilir. Günde 3 kere tekrarlanýr. ¥ 1 çay bardaðý sýcak suya; 2 tane ufalanmýþ yabânî nergis konur. 15 dakika bekletildikten sonra süzülür. Suyuna, 2 kahve kaþýðý süzme bal ilâve edildikten sonra içilir. Her yemekten 10 dakika önce tekrarlanýr. ¥ 1 çay bardaðý sýcak suya; 1 tane ufalanmýþ þerbetçiotu çiçeði konur. 10 dakika bekletildikten sonra süzülür. Suyuna, 1 kahve kaþýðý süzme bal ilâve edilip, içilir. Her yemekten 10 dakika önce tekrarlanýr. ¥ 1 çay bardaðý sýcak suya; çok ufak bir parça pelin yapraðý konur. 5 dakika bekletildikten sonra süzülür. Yemeklerden 15 dakika önce içilir. ¥ 1 çay bardaðý sýcak suya; 1 kahve kaþýðý dövülmüþ keten tohumu konur. 15 dakika bekletildikten sonra süzülüp, aç karýna içilir. Her yemekten önce tekrarlanýr. ¥ 1 çay bardaðý ýlýk suya, yarým kahve kaþýðý beyaz kil konur. Ýyice karýþtýrýlýp, yemekten 5 dakika önce içilir. 15 gün süreyle, her yemekten önce uygulanýr. Bu reçeteyi, yüksek tansiyonlular kullanamaz! Ayrýca; midede asit fazlalaþtýðý zaman, sinirleri teskin edici terkipler kullanmak, yemeklerde tuz miktarýný azaltmak, 15 gün süreyle et, balýk ve yumurta gibi þeyler yememek faydalýdýr. Bu süre içinde, ekþi nar yenmesi tavsiye edilir.