Bugünlerde soğuk algınlığı ve grip salgını kol geziyor. Birçok işyeri, okul ve ev revire döndü. Tıp dilinde "influenza" adı verilen hastalık oldukça bulaşıcıdır. Halk arasında "paçavra hastalığı" diye de adlandırılır. Aniden başlar ve yüksek bir ateşle seyreder. Hastada; titreme nöbetleri, nezle, öksürük, baş ve sırt ağrıları, iştahsızlık ve baş dönmesi görülür. İyi tedavi edilmezse grip, başka hastalıklara yol açabilir. Soğuk algınlığı ise daha dengesiz hava şartları sebebiyle üşütmekten kaynaklanan bir rahatsızlıktır. Genellikle gribe benzeyen belirtiler gösterir. Soğuk algınlığında ateş, dalgalı bir seyir gösterir. Bu tür rahatsızlıklardan korunmanın ilk şartı, hasta kişilerden mümkün olduğu kadar uzak durmaktır. Grip ve soğuk algınlığının tedavisine yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki tabii reçetelerden yararlanabilirsiniz: *Bir çay bardağı limon suyu ile aynı miktarda portakal suyu karıştırılıp, sabahleyin (sahurda) aç karnına içilir. * 3 bardak suya 2 çorba kaşığı kuru nane ile 1-2 limonun kabukları konur. 15 dakika kaynatılıp süzülür. Günde 3 kere bir çay bardağı içilir. * Bir avuç (20-25 gram) defne yaprağı ile büyük bir portakalın kabukları 4 bardak suda 15-20 dakika kaynatılır. Süzüldükten sonra günde 3 defa birer su bardağı içilir. * Salgın zamanlarında; koruyucu tedbir olarak hergün 3-4 diş sarımsak yenir. Yemeklerden sonra da yarım veya bir çay bardağı limonsuyu, içine bir çay kaşığı bal karıştırılarak içilir. * Bir su bardağı kaynak suyun içine bir tatlı kaşığı adaçayı, bir tatlı kaşığı nane ve bir çay kaşığı papatya koyarak 10 dakika demlenmesi için bekletilir. Süzüldükten sonra içine çay kaşığı bal eklenerek içilir. * Bir su bardağı süte, çok ince kıyılmış orta büyüklükte bir kuru soğan konur. Sıcak fırında 20 dakika bekletilip süzülür. Yatmadan önce içilir. * İçebilenler bir bardak çaya bir kahve kaşığı toz karabiber konup içilir. * Günde 3-4 su bardağı ıhlamur, içine bolca limon sıkılarak içilir. * Yarım litre beyaz ispirtoya bir çorba kaşığı ufalanmış kâfuru konur. Eridikten sonra, vücudun her tarafına sürülüp yatılır.
C vitamini vücudun kalkanı Vitaminlerin, bilhassa C vitaminin soğuk algınlığına karşı iyi geldiği çoğunluk tarafından bilinen bir gerçek. C vitamininin sadece bununla sınırlı kalmadığı, daha bir dizi koruyucu etkisi olduğu ortaya çıktı. Yapılan son araştırmalara göre, C vitamini Grip''in yanısıra kalp krizi ve kansere karşı da koruyor. Ancak uzmanlar bunun için günlük 1000 miligram alınması gerektiğine dikkat çekerek; günlük 100 mgr. C vitamininin çocuklarda soğuk algınlığına yakalanma oranını yarıyarıya azalttığını, göğüs kanseri riskini ise yüzde 21 oranında azalttığını ifade ediyorlar.
Hastalıklar ve çareleri Tansiyon düşüklüğü Tansiyon, 11''den aşağı düştüğü zaman tansiyon düşüklüğü vardır. Bu duruma, tıp dilinde "Hipotansiyon" denir. Ateşli hastalıklar sırasında, büyük kanamalardan sonra, iç salgı bezi bozukluklarında veya herhangi bir hastalıktan sonraki iyileşme döneminde tansiyon düşebilir. Bazı kadınların aybaşı hallerinde, yahut sıcakta fazla ter kaybından sonra veya sinirli kimselerde de tansiyonun düştüğü görülür. Devamlı olarak tansiyon düşüklüğü önemli bir hastalığın işareti olabilir. Bu nedenle, vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir. Tedavi, tesbit edilen hastalığa göre yapılır. Geçici tansiyon düşüklüğünde aşağıdaki reçeteler uygulanır: * 1 su bardağı ayrana; 1 tatlı kaşığı sofra tuzu konur. Karıştırılıp, yudum yudum içilir. * 1 su bardağı suya; 1 tatlı kaşığı tuz konur. Eriyinceye kadar karıştırılıp, yudum yudum içilir.
Nevralji Sinir ağrısına Tıp dilinde "Nevralji" denir. Bilhassa, yüzde ve başta hissedilir, ama vücudun diğer taraflarında da bulunabilir. Sebebi; soğuk algınlığı, şeker hastalığı, damar sertliği veya ağrı yapan sinir yakınında meydana gelen herhangi bir hastalıktır. Nevralji ağrılarını dindirmek için aşağıdaki reçeteler uygulanır. * 4 bardak suya, 3 tutam papatya çiçeği konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Soğumadan, suyuna batırılan bezler ağrıyan yerlere konur. Su soğuyuncaya kadar devam edilir. * 1 tane yumurta, iyice kaynatıldıktan sonra kabukları soyulur. İkiye bölünerek ağrıyan yere konur. * 2 bardak suya; 3 çorba kaşığı karabiber ve 1 kahve kaşığı zeytinyağı konur. Suyun tamamı buharlaşıncaya kadar kaynatılır. Dipte kalan yağ, küçük bir şişeye konur. Ağrıyan yerler, bu yağla ovulur.
Ot deyip geçme Havlıcan Doğu Asya''da yetişen bir bitkidir. Kök sapları baharat olarak kullanılır. Terkibinde; "Aplinol" ve "Alpinin" gibi maddeler vardır. Havlıcan''ın faydaları şunlardır: İştah açar. Tükürük ifrazatını artırır. Göğsü yumuşatır. Vücudun güçlenmesini sağlar. Mide-bağırsak gazlarını önler. Mideyi kuvvetlendirir. Hava yutmayı önler. Grip ve soğuk algınlıklarında vücudun ısınmasını sağlar. Baş ağrısı ve baş dönmelerini dindirir. İdrar sektörür. Romatizma ve Nikris''in şikayetlerini hafifletir.

