Yaz aylarında çocuklarda ishal denilen enfeksiyonlar artış göstermektedir. Ailelerin bu konuda dikkatli olmaları gerekmektedir. İçinde bulunduğumuz mevsimde hastanelere getirilen çocukların büyük çoğunluğuna ishal teşhisi konulmaktadır. Aileler, ishalli çocukların tedavisinde duyarlı olmak zorunda. Çoğu zaman basit bir tedbirle hastalığı tedavi etmek mümkündür. Örneğin, tüm sağlık ocaklarında ücretsiz dağıtılan ishal tozu, en basit tedavi yöntemidir. Çok sulu ve sık dışkının yanısıra kusma, bulantı, şiddetli karın ağrısı ve yüksek ateş gibi belirtileri olan ishalde, beslenmenin yanı sıra koruyucu tedbirler de önemlidir. Çocukların, ishalden korunması için öncelikle aileler hijyenik şartlara ve temizliğe dikkat etmelidir. Vücut temizliği, yiyecek ve içeceklerin temiz olması, çocukları olduğu kadar büyükleri de ağız yoluyla bulaşan enfeksiyon hastalıklarından önemli ölçüde korur. Ancak, buna rağmen hastalık ortaya çıktığı zaman yapılacak ilk işlem, çocuğa sulu gıdaların verilmesi olmalıdır. İçerisinde tuz ve şeker karışımı olan ishal tuzu, şeftali suyu, yağsız yoğurt, patates haşlaması, elma suyu, asidi alınmış kola ve pirinç lapası gibi gıdalar ishali önlemede çok etkili olur. Basit yöntemlerle iyileşmeyen ishalli çocuklar, en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir. Özellikle, ishalin daha şiddetlisi olan dizanteriye yakalanan çocuklar, zaman geçirilmeden tedaviye alınmalıdır. İshal konusunda bazı insanlarda yanlış düşünceler bulunmaktadır. İshalli çocuğa sulu gıda verilmeme düşüncesi, tamamen yanlış bir bilgilendirme ya da bilgilenmenin ürünüdür. İshale yakalanan bir çocuk, aşırı su kaybına uğradığı için güçsüz düşer. Önemli olan çocuğun kaybettiği vücut sıvısını en kısa sürede yeniden kazanmasını sağlamaktır. Bunun için de beslenmenin çok büyük önemi var. Bol sulu gıdalar, tedavi için birinci şarttır. İshalli çocuğa sulu gıdalar verilmemesi, çocuğun hayatını tehlikeye atar. Bu konuda çok dikkatli olmalıyız.
Dizanteri İshale benzeyen, ama çok daha tehlikeli bir hastalık: İshale benzeyen dizanteri, bulaşıcı ve salgın bir hastalıktır. Hastada, ishal görülür. Dışkısı, kanlı ve sümüklüdür. İştahsızlık, karın ağrısı ve ateş de vardır. Su ve besinlerle bulaşır.
İki çeşit dizanteri vardır. Amipli dizanteri: Vücuda mikrop girmesinden 10-21 gün sonra hastalık belirtileri ortaya çıkar. Hastada kanlı ishal, ateş, karın krampları, kilo kaybı ve halsizlik görülür. Basilli dizanteri: Mikrobun vücuda girmesinden 2-7 gün sonra belirtileri ortaya çıkar. Hastalığın salgın hâlini almasında karasinekler başrolü oynar. Hastada; kanlı ve balgamsı ishal, karın ağrısı, halsizlik ve ateş görülür. Yapılacak ilk iş, hastayı, sağlamlardan ayırmaktır. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanabilir.
* Tabağa, 2 yumurta kırılır. Üzerine, 1 kahve kaşığı tuz ve bir limonun suyu ilave edilir. İyice çırpılıp, bir kerede yenir.
* 4 su bardağı suya; 1 kilogram muşmula ve 800 gr toz şeker konur. 20 dakika kaynatılıp, süzülür. Dört eşit parçaya ayrılır. Hergün bir parçası içilir.
* 4 su bardağı kaynak suya; 2 tutam asma yaprağı konur. 20 dakika bekletilip, süzülür. Günde 2 kere, aç karına birer su bardağı içilir.
* 1 su bardağı kaynak suya; 1 tatlı kaşığı kuşburnu konur. 15 dakika bekletilip, süzülür. Bir kerede içilir.
* 4 bardak suya, 10 tane lahana yaprağı konur. Kaynatılıp, süzülür. Günde 3 kere, birer su bardağı içilir.
* 10 su bardağı suya; yarım kilogram elma, yarım kilogram helvacı kabağı, 3 su bardağı toz şeker ve 3 tatlı kaşığı vanilya konur. Kaynatılıp, süzülür. Sabah, öğle ve akşam, birer su bardağı içilir. Ancak, gün boyunca, hiçbir şey yememek lazımdır.
İshale karşı formüller Aşağıdaki reçeteler de ishalin tedavisine yardımcı olacaktır.
* Bir adet kara turp, kabukları soyulduktan sonra rendelenir. Üzerine, 250 gram taze yoğurt konup, karıştırılır. Bir kerede yenir. Susadıkça da, şekersiz erik hoşafı içilir.
* 1 kilogram muşmulanın çekirdekleri çıkarılıp, tencereye doldurulur. Üzerine, 2 su bardağı su ve 1 çay bardağı dolusu toz şeker ilave edilip, yarım saat kaynatılır. Soğuduktan sonra, üçer saat arayla, ikişer çorba kaşığı içirilir.
* İshal kesilinceye kadar; bol su veya ayva kompostosu içilir. Gün boyunca da çekirdekleri çıkarılmış elma, az pişmiş yumurta, bayat ekmek ve patates püresi yenir.
* 4 bardak suya; 1 tutam mersin yaprağı, 2 çorba kaşığı adaçayı ve 1 tatlı kaşığı kimyon konup, kaynatılır. Yarım saat bekletildikten sonra süzülür. Günde, 3 çay bardağı şekersiz içilir.
* 4 bardak suya; 20 gram kantaron kökü konur. 15 dakika kaynatılıp, süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir.
Güneş lekelerini hafife almayın! Yaz, güneş, tatil ve deniz mevsimi başlarken uzmanların şu uyarısını aklınızdan kesinlikle çıkarmayın: Aşırı derecede güneşe maruz kalan 40 yaşın üzerindeki kişilerin yüz ve ellerinde oluşan güneş lekeleri mutlaka tedavi edilmedi. Aksi halde bu lekeler, cilt kanserine dönüşebilir. Uzmanlar, Türkiye gibi güneşli gün sayısı çok olan ülkelerde, güneş lekeleri konusunda dikkatli olmak gerektiğini söylüyor: ''''Alında, şakakta, saçların dökülmüş olduğu alanlarda, kulak kepçelerinde ve el üstlerinde görülen güneş lekeleri hafifçe kabarık, kahverengi, üzeri ince pürtüklü bir biçimde kendilerini belli ederler. Bu tablo en çok açık tenli, ince derili kişilerde daha belirgindir. Bu kişiler güneşte fazla kalmamaya dikkat etmelidirler. Güneş lekeleri kendi hallerine bırakılırsa, ilerleyen yıllarda tehlikeli sonuçlara yol açabilirler. Bu ihtimallerden biri de kötü huylu cilt kanserleridir.''''
Tedavisi kolay Güneş lekelerinin tedavisi kolaylıkla ve başarıyla yapılıyor. Lekelerle kaplanan ve güneşten hırpalanan cilt, kriyoterapi (Dondurma tedavisi) ile tamamen yenileniyor ve gençleşiyor. Güneş lekelerinin sıvı nitrojenle dondurulması şeklinde uygulanan bu tedavinin tatbiki de çok kolay. Hastaneye yatma zorunluluğu ve anestezi gerektirmeyen kriyoterapi, çok yaşlı kişilerde bile kolaylıkla uygulanabilmektedir. Yıllar boyunca ultraviyolenin etkisiyle hırpalanmış ve lekelerle kaplanmış cilt, kriyoterapi sonrasında tamamen yenilenmektedir. Tedavi sonrasında, yeni güneş lekelerinin oluşmasını önlemek için de yüksek koruma faktörlü güneşten koruyucular kullanmak gerekmektedir.
Tatilcilerin güneş ışınlarının olumsuz etkilerinden kurtulmaları için güneşin en etkili olduğu saatler olan 11.00-15.00 arasında güneşlenmemeleri gerektiğini hatırlatmaya bilmem gerek var mı?
Böbreklerin dostu kiraz Manav tezgahlarını dolduran kiraz, rengi ve lezzetinin güzelliği kadar, ayın zamanda çok faydalı bir şifa kaynağıdır. İdrar yollarını ve kanı temizlemek için birebirdir. İşte bu harika meyvenin faydalarından bazıları: İdrar söktürür. Böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur, kabızlığı giderir. Kanın temizlenmesine yardım eder. Nikris, Romatizma, Damarsertliği ve Mafsal kireçlenmesinde faydalıdır. Karaciğer şişliğine iyi gelir. Safra akışını normale döndürür. Sinirleri kuvvetlendirir. Vücudun direncini artırır. Nezle için şifadır. Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Damar sertliğinin tedavisinde kullanılır. Sivilceleri önler. Suzuzluğu giderir. Kabukları, ishali keser. Ateşi düşürür. Çiçekleri göğsü yumuşatır ve öksürüğü giderir.
Hastalıklar ve çareleri
Diş etlerinde şişme Diş eti şişleri için aşağıdaki reçete uygulanır: Bir kaba; 1 tatlı kaşığı gülyağı, 2 tatlı kaşığı dut şurubu ve 1 kahve fincanı gülsuyu konur. İyice karıştırıldıktan sonra dişetlerine sürülür. Şikayetler geçinceye kadar devam edilir. Ayrıca dişdibinde oluşan taşlar için de aşağıdaki reçete uygulanır: 1 su bardağı dolusu çilek, soğuk su ile yıkandıktan sonra, ezilerek suyu çıkarılır. Bununla, günde üç kere, dişler fırçalanır. Diş çıkartan çocukların, dişetlerini limonsuyu ile ovmak, dişlerin kolayca çıkmasına yardım eder.
Dizlerde ağrı Romatizma ve ileri derecede kireçlenme gibi önemli bir hastalıktan kaynaklanmayan diz ağrılarını gidermek için aşağıdaki reçeteler faydalı olmaktadır.
* 4 bardak suya; 6 tane lahana yaprağı konur. Kaynatıldıktan sonra süzülür. 1 tane lahana yaprağı alınıp, ağrıyan yere sarılır. Soğudukça, yenisiyle değiştirilir.
* 4 bardak suya birkaç parçaya ayrılmış 8 adet at kestanesi ve bir çorba kaşığı at kestanesi tohumu konur, yarım saat kaynatıldıktan sonra suyun üstüne toplanan tabaka alınıp, temiz bir şişeye doldurulur. Bu sıvıyla, ağrıyan yerler ovulur.
* Yarım litre suya; 3 çorba kaşığı ufalanmış papatya çiçeği konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Bu suyla, ağrıyan yerler ovulur.
* 2 kahve fincanı zeytinyağına; 3 kahve fincanı ufalanmış defne yaprağı konur. 12 saat bekletilir. Bu karışımla, ağrıyan yerler ovulur. Yeni kesilmiş bir sığırın kafa derisi yüzülür. İçine 1 çorba kaşığı dövülmüş karanfil, 1 çorba kaşığı toz karabiber ve 1 çorba kaşığı sofra tuzu serpilir. Sonra ağrıyan dize sarılır. 24 saat bekletildikten sonra çıkarılıp, yerine yün bez sarılır. Bu şekilde 6 gün beklendikten sonra ılık suyla yıkanır. Ağrıyan dizleri limonsuyu ile ovmak da faydalıdır.

