Kaydet
a- | +A

Merhaba! Yıllardır, yapıcı yayıncılığı savunuyoruz. Şimdi ise buna daha çok ihtiyacımız var. Yıkmak çok kolay. Nitekim bir doğal afet geldi, her şeyi sildi-süpürdü. Şehirlerle birlikte insanların ümitlerinin de yıkıldığı bu zamanda "yapıcı" faaliyetlere şiddetle ihtiyaç var. Bu; mağdur insanları dertleriyle baş başa bırakmak, yanlışların üzerini kapatmak demek değildir. Deprem bölgesinde aksayan hizmetlere dikkat çekmek başka; bu felaketi, belli değerlere saldırmak için kullanmak ise daha başkadır. Birincisi yapıcılık, ikincisi ise "artçı deprem"ciliktir.

DUYARLI VE SORUMLU... Biz de bütün muhabirlerimizi; daha ilk gün deprem bölgesine gönderdik. Dramı depremzedelerle birlikte yaşayan arkadaşlarımızın tespit ettikleri aksaklıkları; detaylı durum raporları şeklinde kamuoyuna sunuyoruz. "Evsiz kalan 200 bin aile"nin, yağmurla birlikte daha da perişan olduğunu, bölgede şimdi de "Çadır çilesi" çekildiğini söyledik. Depremzedelerin "şimdilik" sığındığı yerlerin kesin çözüm olmadığını, yangın, sel ve salgın hastalık tehlikelerinin pusuda beklediğini hatırlattık ve "Çadırlara dikkat" dedik.

Vatandaş, her şeyini depremzedelere verme gayretinde iken, "acemi" bir kararla "Deprem vergisi"ni ortaya atarak, milletin vicdanından gelen "yardım" çağrısını "mecburiyet" makası ile kesmeye kalkan hükümet yetkililerine "Yardıma evet, vergiye hayır" tepkisini ilettik.

Velhasıl, nerede "yanlış" varsa medya orada olmalı ama "bağcıyı dövmeden"... Felâketzedeler için "yardım" ve "kampanya" kelimelerini ilk telaffuz eden biziz. 20 Ağustos Cuma günü kampanya başlatan gazetemiz, aynı zamanda bu önemli ihtiyacı Türkiye ve dünyaya hatırlatma görevini de yerine getirdi. Evet, bu drama seyirci kalınmayacak, mutlaka yardım kampanyaları başlatılacaktı ama; "ateşin düştüğü yerlerde" bir saatin asırlara bedel olduğunu da unutmamak gerekir. * * * Kampanyamıza yurt içinden ve dışından gösterilen büyük ilgi depremzedeler adına sevindiricidir. Her gün yayınlanan isim listeleri ile "şeffaf" bir şekilde yürütülen kampanyamızın sonunda hesaplarda toplanan miktar, resmi yolla Doğal Afet Fonu''na devredilecektir. Katkıda bulunanlara şimdiden teşekkür ediyoruz.

HASRET BİTTİ... Altı ay önce; geçici bir süre için TGRT''ye giden Ünal Sakman yuvaya döndü. Ünal ağabey, bizim yaşımıza yakın meslek tecrübesine sahip ama hâlâ dinamik bir "İstanbul beyefendisi"dir. O, hep gülen yüzüyle; mesai arkadaşlarının stresini sıfırlayan bir "moral deposu"dur. Bugüne kadar birlikte çalıştığı insanlardan hiç birinin; yukarıdaki kanaatimize muhalif düşünebileceğini tahmin etmiyorum. Yayın Koordinatörü olarak görevine devam edecek olan Ünal ağabey ile gazetemiz yönetim kadrosu daha da güçlendi. Ünal ağabey, okuyucu profilimizi, yayın politikamızı ve mutfak ekibimizi çok iyi tanımaktadır. Bu sebeple "adapte süresi"ne ihtiyacı yok... Kendisi yarın göreve başlayacak, hemen devreye girecek ve "kaldığı yerden" devam edecektir. Türkiye çalışanları olarak Ünal ağabeye "Hoşgeldin" diyor, bir daha ayrılmamayı diliyoruz.

Bizden haberler... - Uluslararası Baskılar Servisimiz''den Halil Delice, oğlu Murat''ı sünnet ettirdi. Delikanlı olma yolunda ilk adımı atan sevgili Murat''ı tebrik ediyoruz. - Uluslararası Baskılar''dan bir de doğum haberi... Redaktör arkadaşlarımızdan Osman Saka ailesine yeni katılan Ömer Faruk''a "Hoş geldin" diyor, sağlıklı ve uzun bir ömür diliyoruz. - Sistem Destek Müdürlüğü''nden Hüseyin Yaman arkadaşımız, sade bir törenle evlendi. Selma-Hüseyin çiftini tebrik eder, "buruk" başlayan beraberliklerinin mutluluklarla sürmesini dileriz.