Devletler arası ilişkilerde Büyük Devlet-Küçük Devlet ayrımı yoktur. Devletin küçüğü, büyüğü olmaz. Devlet Devlettir. Devletin, sınırları belli bir ülkesi, bütünleşmiş bir milleti, bayrağı, ayrı parası pulu, polisi jandarması, silahlı kuvvetleri vardır. Devlet kavramı herşeyin üstünde ve üzerindedir. Biz Türkler, "Ya devlet başa ya kuzgun leşe..!" diye diye, Büyük Devlet olarak varlığımızı ve saygınlığımızı koruyabilmişiz!.. Eskiden büyük devletlere "Düveli Muazzama" denilirdi. Şimdilerde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi''nin beş daimi üyesi olmakla yetiniyorlar. Bunlar arasında ABD halen en büyüğü, en güçlüsü olarak bilinir. Ancak bu devletler umumi hukukundan bütün devletlerin eşit olduğu gerçeğini değiştirmez.
Diaspora''ya gelince durum değişiktir. Ne Devlettir ne Millettir. Bir başka Devlet ve/veya milletin içinde yaşayan, o vatandaşlığı almakla beraber kendilerini hâlâ başka bir kökene bağlı sayan ve öyle davranan topluluklardır. Bunlar daha ziyade iç politika yolunda içinde yaşadıkları ülkenin dış hatta devlet politikalarını etkilemeye çalışırlar. Bunu yaparken de son Ermeni olayında olduğu gibi, en dar ve zor zamanlarda harekete geçerler. Diaspora deyimi aslında, çok eskidir. Milattan önce altıncı asırda bir kısım Yahudilerin bugünkü Filistin topraklarından ayrılıp dünyanın dört bir yanına dağıldıkları ve dini inanç, kimlik, benlik ve emellerini muhafaza ederek başka bir Toplum içinde yaşamaya başlamaları olayını simgeleyen, bir tanımlamadır. Siyaset literatüründe kullanılması ve yaygınlaşması nispeten yenidir. Demokratik sistem seçimlere, seçimler ise oy hesabına dayanır. Bu yüzden yabancı diasporaların önemi giderek artmaktadır. Yabancı Diasporalar siyasi iktidarlardan, siyasi Partiler de onların oylarından faydalanmaya çalışırlar. Ermeni tasarısını bizzat hazırlayıp Meclise sunan James Rogan bilgisiz ve deneyimsiz bir politikacıdır. Yaptığı işin Politika ahlakına-ETHYQUE POLİTİQUE olduğu kadar kendi ülkesinin çıkarlarına da aykırı olduğunu düşünebilecek bir kişiliğe sahip değildir. Ancak büyük devletler yabancı Diasporaların iç ve dış politikalarına müdahaleye asla müsaade etmezler. Fransa geçen hafta bunun örneğini verdi. Karşılarında Sosyalist Başbakan Jospin''i buldular. Orada da hem mahalli, hem Parlamento hem de bizzat kendisinin aday olduğu Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacaktı. Kimsenin gözünün yaşına bakmadı. Oy hesaplarına tenezzül etmedi. Büyük devlet olmanın gereğini yaptı. "Fransa''nın Ortadoğu''da dostlukları ve çıkarları vardır. İsrail-Filistin anlaşmazlığındaki hislerinize saygı duyarım, ancak Fransa''nın Politikasını etkilemeye yönelik gösterilere müsaade edemem!..." dedi.
Ne yalan söylemeli, biz ABD'' deki gerçekten çok önemli seçimlere rağmen en büyük Müttefikimiz ve dostumuz olan bir ülkeden meselenin başından beri aynı davranışı bekliyorduk. Zira bunun mantıklı başka bir yolu yoktu. Başkan Clinton gerekeni ancak son dakikada "Devlet mantığı-Raison D''etat"yı ileri sürerek yapabildi. Ermeni tasarısını gündemden çektirdi. Pek de isabet etti. Zira seçimlerde kim kazanacak olursa olsun böylesine saçma sapan bir tasarının onaylanması halinde tarihi vebalini o çekecekti Gore de kazansa, Bush da gelse seleflerine minnet duyacaklardır.
Ne ise tasarı geri çekildi. Şimdilik gündemden düştü. Çankaya''dan konuta, Balgat''a kadar bütün hükümet, medya ve hepimiz "ilan-ı şadımani" eyledik. ABD''yi Clinton''ı şükran yağmuruna tuttuk, Herkes birbirini kutlamaya hâlâ devam ediyor. Bence bu da yanlıştır Clinton kendi devleti bakımından ve çıkarından gerekli olanı yaptı. Bundan sanırım buradaki yeni büyük Elçisinin cesareti, uyarısı etkili oldu. Ekselansın burnu iyi koku alıyor. Türkiye''de ilk gezisini Samsun''dan başlatmasından belli idi. Halkın, kamuoyunun, medyanın, hükümetin, muhalefetin havasını kokladı. Bunu Washington''a aktardı. İyi bir diplomat olmanın şartlarını ve özelliklerini tarif etmek için kullanılan bir ölçü vardır. Kitaplarda da yazar; "iyi bir diplomat yabancı bir ülkedeki görevi sırasında gördüklerini, izlenim ve inançlarını- Bunlar kendi Hükümetinin hoşuna gitmeyecek, hatta onun hiddet ve iğbirarını çekecek bile olsa, tam olarak aynen aktarmaktan çekinmeyecek olandır!.." denilir.
Bu tanımlamanın bir devamı daha vardır onu da zikredelim; "İyi bir Diplomat nezdinde görev yaptığı yabancı Hükümetlere yapılabilecek en olumsuz bildirileri bile onu rencide etmeyecek bir üslup ve beyan içinde yapabilmelidir!" der. Böylesi Diplomatlarımız çok olmuştur. Demokrasinin gelişmesi, benzerlerinin sayılarını daha da artıracaktır inşallah!.. diye düşünüyoruz!.. Bugün Cumhuriyet Bayramıdır. Okuyucularımı içtenlikle kutluyorum...

