Kaydet
a- | +A

Bir ülke düşünün, herkes suskun.. Kimse konuşmuyor, yalnız iki kişi hariç..biri uzun boylu, öteki kısa..

Durmadan tartışıyorlar.. Ülkenin sorunlarını ortaya koyuyorlar, çare arıyorlar, çözümler sunuyorlar, fakat bir türlü anlaşamıyorlar..

Biri siyah derken öteki mutlaka beyaz diyor.. Birinin yanlışı ötekinin doğrusu, ötekinin doğrusu birinin yanlışı olarak karşılanıyor.. Zaman zaman kavgaya varan fikir çatışmaları geçiyor aralarında..

Anlaşmalarına, uzlaşmalarına, aynı noktada birleşmelerine imkan yok..Karşılıklı konuşurken bazen birbirlerinin boğazına sarıldıkları bile oluyor.. Biri diğerini boğmak üzereyken ikisinden de uzun bir adam çıkıveriyor ve ikisini de susturuyor..

Ben varım diyor üçüncü uzun adam.. Kavganızdan bıktım, karşılıklı konuşmalarınızdan, sövüşmelerinizden, anlaşamamazlıklarınızdan, uzlaşamamazlıklarınızdan, birbirinizi kötülemelerinizden gına geldi bana..yeter artık ikiniz de susun..

İşte o zaman ülke tam anlamıyla susuyor.. En uzun boylu üçüncü adam ne derse, yaşayan her canlı onun dediğini yapıyor, onun dediğine kulak kesiliyor.. Çünkü bu üçüncü uzun adam aka kara, karaya ak demiyor, kırmızı diyor ve herkesi bu kırmızı imajını benimsemeye zorluyor.

Böylece uzun bir müddet kavga, gürültü çıkmıyor..

Uzun ve kısa adam, bir anda seslerini, nefeslerini kesiyorlar.. Lal-ü ebkem oluyorlar.. Kırmızıya alışmaya çalışıyorlar.. Bir müddet sonra kendiliklerinden her yeri, her şeyi kırmızı olarak görmeye başlıyorlar.. Daha doğrusu görür gibi yapıyorlar.. Ama kuytu bir yerde başbaşa kalınca uzun boylusu "Bütün renklerin anası aktır" iddiasını ortaya atıyor, kısa boylusu ise "Hayır bütün renkler karada toplanır" diyor.

Yıllar geçiyor, ülke yine konuşmuyor..

Derken orta boylu bir adam çıkıveriyor ortaya.. Ne ak diyor, ne kara ve ne de kırmızı..

Renklerin nüansları var diyor orta boylu adam.. Ak''la siyah arasında binlerce ton farkı var diyor.. Gri tonları neden unutuyorsunuz.. Beyazla siyah arasında yalnız gri değil sarı da var, kırmızı da var, yeşil de var, mavi de var..bu renkler arasında da binlerce ton farkları var deyince en uzun adam da dahil, uzun ve kısa adam da şaşırıyorlar.. Bir şeyler söylemek istiyorlar ama boğazlarında kalıyor..

Suskun ülkede sesleri duyulmayan bazı insanlar bu orta boylu insana kulak vermeye başlıyorlar.. Orta boylu adam şimdiye kadar hiç işitmedikleri şeyler söylüyor.. "Akla siyah arasından birini seçmekle bir yere varamazsınız" diyor. "Hayrıl ûmûri avsatuhâ" diyor, yani "İşlerin en hayırlısı orta olanıdır" buyuruyor.

Bunun anlamı inatlaşmayınız demektir.. Ön yargılarla bir yere varamazsınız demektir.. İkiniz de eşitsiniz, birbirinizi sevin, birbirinizin haklarını savunun, birbirinizin haklarına riâyet edin.

"İkiniz de insansınız" diyor orta boylu adam.. İkinizin de hakları var, yaşama hakkınız var.. Birbirinizi kırmadan, birbirinizi kötülemeden.. Neye inanırsanız inanın, ama birarada yaşamasını öğrenin.. Dünya malı için kimseye alet olmayın, kimseyi kırmayın, paylaşmasını, bölüşmesini bilin, birbirinizin iyiliklerini görün, hataları düzeltmeye çalışın, yeni sistemler oluşturmaya bakın, yeni yapılanma işlerine atılın. Çünkü siz insansınız insan!

Alışmadığımız şeyler söylüyor orta boylu adam, ama hiç alışmadığımız, duymadığımız, görüp de görmezlikten geldiğimiz hak ve hukukun üstünlüğünü, demokrasinin erdemlerini anlatıyor. Güzel konuşun, güzel davranın, güzel haberler verin, diyor o orta boylu adam..

Ertesi gün halk orta boylu adamı omuzlarında taşımak istiyor, söylediği doğrular halkın dilinin ucuna gelip de söyleyemediği doğrular, parmak bastığı konular gerçeklerin tâ kendisi.. Ama üç kişi, yani o kısa boylu adam, uzun ve en uzun öteki iki adamın hoşlarına gitmiyor bu nasihatlar.. Sebebine gelince bu orta boylu adam vaktiyle bir fikir dergisinde yazı yazmış.. Düşüncelerini ortaya koymuş.

Bu yüzden ülkenin yine susma ihtimali var..