Kaydet
a- | +A

Ben bir İstanbulluyum..

Keşke bir film adı olsaydı bu..

İstanbul''un bugünkü haline baktıkça, dünyanın bu en büyük metropolünde yaşanan çirkinlikleri gördükçe İstanbullu olmanın şüphesiz siz de benim kadar ıstırabını duyuyorsunuzdur.. İçimizde en büyük ıstırap payı da, eminim ki, iki dönem belediye başkanlığını elinde bulunduran, Fazilet Partisi''nin iki güzide evladı Tayyip Erdoğan ile Ali Müfit Gürtuna''ya düşüyor.. Dev bir metropol.. Yıllarca biriken devâsâ problemlerin ağırlığı altında nefesi kesilmiş, ufku kararmış bir İstanbul''u bugünkü imkanlarla, belediyenin elindeki kısıtlı paralarla ayağa kaldırmanın, ona dünya çapındaki mevkiini kazandırmanın neredeyse muhal olduğuna inanacağım.. İstanbul''u ayağa kaldıracak, kente biraz nefes aldıracak 20''ye yakın mega proje var ki Gürtuna''nın bunları gerçekleştirmesi bile ileri bir atılım sayılır.. Ama hangi parayla.. Hangi yardımla, hangi krediyle.. Aslında şu geçen 5 yıl zarfında Erdoğan''ın ve Gürtuna''nın sessizce yaptıkları işlere bakarak bundan sonra da aynı hızla gideceklerine ve aynı başarı çizgisini çizeceklerine inanıyorum.. Ancak bugünkü imkanlarla alacağımız mesafe dünyaya karşı gurur duyacağımız bir metropolü, bir İstanbul hayalini gerçekleştiremeyecektir. Gelin İstanbul için yurt çapında bir kampanya açalım. İstanbul''u devlet olarak, 65 milyon insanın gururla göğsünü kabartacağı bir megakent olarak, tarihiyle, kültürüyle ve modern yapılanmasıyla ele alalım.. Öyle düşünelim.. İstanbul yalnız İstanbullular''ın değil, 65 milyon insanımıza hizmet veren, 65 milyon insanımızın hemşehrilik gururunu kabartan bir metropol olarak düşünelim.. Bir defaya mahsus olsun Ali Müfit Gürtuna''ya devlet olarak, Türkiye olarak bir kredi açalım.. Her şeyden önce devlet olarak, Meclis olarak İstanbul için, İstanbul''un kalkınması için genel bütçemize bir bölüm ayıralım.. Diğer belediyelere ayırdığımız bütçeler gibi değil.. Daha büyük, daha verimli bir bütçe.. Öteki belediyelerimizin kıskançlığından korkmadan, İstanbul''un her vatandaşın yararlandığı bir şehir olduğunu düşünerek açılacak bir kredinin 5 yıl içinde İstanbul''u ne hale getireceğini düşünün. İstanbul''u İstanbul yapmak için yalnız Meclis''ten çıkacak bir özel ilave bütçenin varlığı da yeterli olamaz.. Millet olarak fakirlik seviyesinin üstündeki 20 milyon insanımızın da yardım elini uzatması gerek.. Öyle bir kampanya açılmalı ki tıpkı kan verir gibi hepimiz cebimizden bir şeyler vermeli ve verirken de zamanla bunun İstanbul''un çehresini güldüreceğini görmeliyiz.. Bu da yetmez.. Yapılacak her türlü yardımın Koç, Sabancı gibi beş on zenginimizin oluşturacağı bir vakfın, bir yardım kuruluşunun İstanbul''u kalkındırma, ağaçlandırma, güzelleştirme ve mega projelere yardımcı olma, Belediye''ye güç verme ve yapılan işleri halka anlatmak gibi bir görev yüklenmeleri.. Evet bir taraftan 65 milyon insanımızdan fedakarlık beklerken, zenginlerimizin de kendi işlerinden bir zaman ayırıp İstanbul Belediyesi''ne destek vermelerini rica edelim.. Büyük dönüşüm projelerinin altından kalkmak yeni ve orijinal projeler üretmek ve İstanbul''u böyle bir kampanya ile dünyanın merkezi haline getirmek neden mümkün olmasın.. Haydi Rahmi bey, haydi Sakıp Bey, Türkiye''nin kalkınması için hep güzel şeyler yaptınız, hep güzel şeyler düşündünüz.. Gelin biraz da Ali Müfit Gürtuna''ya yardımcı olun da şu İstanbul''u dünyanın gıpta edeceği bir güzellik haline getirelim.. Devlet olarak, millet olarak bunu başaramazsak gelecek kuşaklar bizi affetmeyecektir.. Hemen belirteyim ki ben Ali Müfit Gürtuna''yı hayatımda ne görmüş, ne de konuşmuşum.. Ama Erdoğan''la yaptıkları işlere şahit olduğum için onun başarısını, daha doğrusu Türkiye''nin başarısını görmek istiyorum.. Sonuçta hepimiz göğsümüzü gere gere "Biz İstanbulluyuz" diyebilmeliyiz.

..............

NOT: Arkadaşımız, hocamız, büyük bilim ve fikir adamımız merhum Ayhan Songar ağabeyimizin ikinci ölüm yıldönümü münasebetiyle bugün Hırka-i Şerif Camii''nde akşam namazı ile yatsı namazı arasında ruhuna mevlid-i şerif okunacaktır.. Sevenlerine, dost ve arkadaşlarına duyururum.. Cenab-ı Hak ganî ganî rahmet eylesin.. Ö.Ö.