Ben "sarışın-aptal"ı yazınca sarışınlar ayaklanıyor, gazeteyi faks yağmuruna tutuyor. Banu en zor durumlarda bir şarkı, bir reklam filmi ile ortaya çıkıp, kurtarıyor... Siz ne alınıyorsunuz üstünüze?... İşte yeni Banu Alkan''ın eski versiyonları... Duymayanlar için... ... Banu Alkan, eski arabasını satışa çıkarmış. Araba piyasası zaten durgun. 250 bin kilometredeki külüstüre tek talip bile çıkmamış... Savaş Ay''a yalvarmış, "Bana yardım et, ne olur" diye. O da, "Sanayide şu adrese git. Ahmet ustaya benim selamımı söyle... O bu işleri bilir. Kilometre saatini 10 bin kilometreye ayarlar, satarsın arabanı..." Banu gitmiş Sanayi Çarşısı''na, Ahmet Usta''yı bulmuş ve saati 10 bine ayarlatmış. Aradan bir hafta geçmiş Savaş Ay, Banu''yu yine aynı araba ile görünce sormuş; -Ne o... Hâlâ satamadın mı?... "-Deli misin sen?... Daha 10 bin kilometredeki arabamı satar mıyım ben?..." ... Florida, Miami modası var ya sanatçılarımızda.. Banu da atlamış gitmiş Florida''ya... Türkiye''deyken demişler ki, "Florida''da timsah ayakkabı çok ucuzdur..." Hemen bir timsah ayakkabı almak için dalmış ilk dükkana, bakmış fiyat ateş pahası... Öbür dükkan, yine öyle... Tepesi atmış Banu''nun.. Tezgahtara bağırmış "-Şimdi gider, kendime bir timsah avlarım. O zaman daha uygun bir fiyatla timsah ayakkabım olur..." "Hemen" demiş tezgahtar, "Hemen gidin... Büyük bir tane yakalayın ama..." Banu dalmış, Florida''nın uçsuz bucaksız bataklıklarına... Akşam tezgahtar evine dönerken bir bakmış Banu... Elinde bir tüfek, sulara dalmış, 5 metre boyunda bir timsah da ona doğru yüzüyor... Kıyıda 10-12 timsah ölüsü, sırtüstü çevrilmiş yan yana yatıyor. Çekmis tetiği Banu... Tam açık ağzından vurmuş hayvanı... Sürükleyerek kıyıya çekmiş. Bin güçlükle sırtüstü çevirmiş ve öfkeyle bağırmış; "-Hay Allah kahretsin.. Bunun da ayakkabısı yok!..." ... Banu bir gün kütüphaneye girmiş, dosdoğru bankoya yürümüş. "Bir hamburger, bir patates ve bir de kola istiyorum" demiş. Bankodaki adam şaşkınlıkla Banu''nun yüzüne bakmış. Banu adamın anlamadığını sanıp bağırarak tekrarlamış; "-BİR HAMBURGER, BİR PATATES, BİR DE KOLA İSTİYORUM..." Adam daha büyük bir şaşkınlıkla
-Hanımefendi burası kütüphane... "Ohh... Özür dilerim" deyip neredeyse fısıldayarak; "Bana bir hamburger, bir patates, bir de kola lütfen" diye
tekrarlamış...
HAFTANIN HATIRLATMASI "Yerinde sayanlar, yürüyenlerden çok gürültü ederler..."
(Oscar Wilde)
TEMEL''İN YERİ Temel''le Dursun ava çıkmış... Fakat işler oldukça kesat... Bir saat, iki, saat, üç saat uğraşıyorlar, bir tek keklik yok... Dursun akıllanıyor; -Temel bir şeyi yanlış yapıyoruz galiba... "-Dursun bana kalırsa köpeği fazla havaya atamıyoruz..."
Tarihten bir yaprak... -Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, kırmızı ışıkta durup, bakkaldan alış-veriş yaptı... (2000) -Başbakan Bülent Ecevit, uçağını dışişlerinin emrine verip, yolcuların içinde seyahat etti... (2000) -Sanatçı Fatih Ürek, Kıbrıs''a konsere giderken VIP Salonu''ndan geçti. (2000)
İbibik * Demek her şeyi halk için yaptın ha... AMME yaptın birader... * Malı götürmede anlaşamayız... Biz "AYRI DÜNYALIKLAR"ın insanlarıyız... * Sükunete davet edildim... Kavalyem olur musun?... * Şu alman ırkçıları... GAMALI bohça... * İti an, kuduz aşısını hazırla...
(İbrahim Ormancı)
Erdal Acar''ın ajandası... * Mektup yazarken kızlar karıştırılmayacak... Pembe mektuplar Emel Yıldırım''a, yeşil mektuplar Deniz Akkaya''ya, üzerinde asker resmi olanlar anneme gönderilecek... * Kızlar burada da rahat bırakmıyor... "Er mektubu görülmüştür" diye bir kızdan mektup geldi... * Askerliğe kaldığım yerden devam edince üst devre mi oluyorum?... Alt devrelere sorulacak...
BİZİMKİLER -Engin Abi İskoçya''ya giderken masaya not bırakmış, "Ömer bu hafta yokum. Eski bombalardan birini yazabilirsin. Mesela çocukları markette unuttuğum olabilir..." -Halid atasözleri sözlüğünü okuyor ama yine yanlış söyledi; "Serdar Bilgili yanayan karaya parmak bastı..." -Bilgehan askerden dönüşünü müjdeledi, "Olum yakında geliyorum... Radyo altyazı geçmedi mi?..." -Özcan Abi, "Çek olabilir ama kaynak sağlam değil..."
Fotoğrafçı bedduaları... -Flu çekesin, filmin çizile, diyaframın takılsın... -Perden yırtılsın, enstantanen karışsın, filmin ucu kurtulsun... -Perden açık kalsın, lensin kırılsın, objektifin düşsün... -Merceğin önüne aka, pilsiz kalasın, makinana kum kaçsın... -Flaşın sönsün, karanlık odanda incir bitsin... -Zenit''li eve gelin olasın... (Uyesil@aol.com)

