Bu aralar ortalık virüs kaynıyor... Serbest Vuruş Espri Programcıları sizi aşağıdaki virüslere karşı uyarıyor... ... Futbolcular sahtekar virüsü... Her 3 haftada bir Kadıköy''den yayılan bu virüs, yurdun çeşitli yerlerindeki 25 bin bilgisayarı çökertti... Bu virüs yüzünden Şampiyonlar Ligi, UEFA, hatta FİFA-92 programları bile yüklenemez hale geldi... Türkiye''nin en etkili virüsü olan bu programa hiçbir virüs tarama etki etmiyor... Programcılar, kullanıcılara önümüzdeki sene için Anti-Denizli diye bir virüs geliştirmek üzere olduklarını söyledi. ... Öze dönüş virüsü... Bu virüs iki şekilde yayılıyor; Balık ve Bulak''tan... Virüs aynı zamanda e-mail yoluyla gelen, "Bizi bizden başka kimse anlamaz, özümüze dönüyoruz" başlıklı masallarla bulaşıyor... Basit ve harcama yapılmadan kurulan programın verdiği kötü sonuçlar yani... Yapılacak pek bir şey yok, bilgisayarınızı seviyorsanız, virüsüne katlanacaksınız... ... Asparagas virüsü Bu mevsimlerde çıkan bir virüs... Yazılımı ve yayılımı en kolay virüstür. Programlar satsın diye kasıtlı olarak yayılır... Tek başına fazla zararlı olmayan bu virüs çeşidi, diğer virüslerle bağlantılı olduğunda sisteme büyük zararlar verir. Size gelen "Zola", Litmanen", "Signori" konulu e-maillere meraklı olup açmazsanız fazla zararlı olmaz... ... I Lowe You Cimbom virüsü... Bir grup Türk''ün yaydığı bu virüs, hem Türkiye''de, hem de Avrupa''da büyük tahribata yolaçtı... Özellikle Kadıköy yakasında sistemlere zarar veren virüs, bazı kullanıcıların bilgisayarlarını tamamen çökertirken, pankartlara yazmak zorunda bıraktı... ... Sevdamı dağlara yazarım virüsü Sabah erken kalkanın şarkı sözü yazarak yaydığı bu virüs, fazla tehlikeli olmamakla beraber, bilgisayarınızın ses kartına zarar veriyor. "Var ya", "Yok ya" veya "Olsa dükkan senin" isimleriyle de tanınan virüs, ekran koruyucularını da korunmaz hale getiriyor... ... Eleğini asmış kaleci virüsü... Nasıl geldiği, nerden geldiği belli olmayan bu virüs türü de yaşlı, zamanı geçmiş bilgisayarlara zarar veriyor. Siz ne yüklerseniz yükleyin bilgisayardan, "Şeker isterim, balon isterim", "Verin topumu ben oynamıyorum", "İşlem yapamıyorum... Error... Error..." sesleri çıkıyor...
Kadınlar & Erkekler... Sosyolog Ayfer Monolog araştırmış ve evliliği "sakız"a benzetmiş...
"Çiğnemesini bilirsen iyi ve faydalı" diyor, "Eğer bilmezsen can sıkıcı ve sinir bozucudur"... Neden sakıza benzer?... ... * Çünkü sakız ne kadar faydalı ve eğlenceli olursa olsun gerekli değildir. Çiğnemesen de olur... ... * Sakız ilk zamanlar ağıza ferahlık verir hoş olur ama zamanla çürür ve tadı acılaşır... ... * Çürüyen sakız yapışkandır. Bulaştığı yerden temizlemek, ondan kurtulmak çok zor, bazen imkansızdır... ... * Sakızın ağızda bıraktığı tadı sadece çiğneyen bilir. Tatlı mı yoksa acı mı olduğunu başka kimse bilemez. Onlar sadece senin sakız çiğnediğini bilirler o kadar... ... * Sakız çene kemiklerini güçlendirir. Evlilik de öyle... Sürekli tartışma ve bağrışma zamanla çiftlerin güçlü birer çene kemiğine sahip olmasını sağlar... ... * Sakız çiğnerken başka bir şey yiyemezsin, yoksa sakız bozulur... ... * Çam sakızı ya da hakiki damla sakızları vardır. Kolay kolay çürümezler çiğnendiği sürece zevk verirler. İşte bu da aşk evliliği denen olaydır... ... * Sakız çiğneme olayının gerçekleşmesi için ezmek ve çiğnemek gerekir. Evlilikte de kim dişliyse o ezer. (seyma@hotmail.com)
BİZİMKİLER... * Özkan Abi''nin tenis turnuvasında KAR firmasının verdiği Cipso''ları bakkalda bulgurla değiştirdiği iddia ediliyor... * Osman Abi Van''da açık bir restorantta yemek yerken yoldan geçen adama "Bize iki tane ayran versene" demiş... * Engin Abi Kocaeli maçında Arsenal''in istatikçisine "Mavi-siyahlılar G.Saray. Holiganlar için yas tuttukları için bu formayı giydiler" diyerek kandırmış... * Bu bölüm bilgisayar servisinden girmiştir: Servis şoförlerimizden "Pinti Hasan" paraya kıyıp kafasına saç ektirdi... Lakabı da "Sırma Hasan" olarak değişti...
Bizim beddualar... -Konserde bayılasın ve bütün televizyonlarda çıkasın... Ama millet İbo''nun konserinde bayılırken sen Rober Hatemo''nun konserinde bayılasın... ... -Sana hiçbir şey demiyorum... Beşiktaş''ta Ahmet Dursun, Fener''de Rüştü, G.Saray''da Müfit Erkasap olasın... Tokat manyağına dönesin yani...
İbibik... * Bu ne biçim heykeltraş?... BÜSTÜME iyilik sağlık... ... * Çok ballısın bakıyorum... PETEK''lerin zil çalıyor kız... ... * Ciddiyetsizlik, laubalilik SULUSAL DEĞERLERİMİZ arasında... ... * Kendisi çok KUR-AKTER''lidir... Borsacı da ondan... ... * Ne yapalım kahven köpüklü olmadıysa... Hemen ortalığı TELVE''leye verme... ... * Her kanal aklınca güzellik yarışması düzenliyor... ECE KONDU... ... * Penceresi cam cama muallim... E-mail gönder amcana muallim... ... * Önce kabul ettin, sonra olmaz dedin... RIZA-LET vallahi... ... * Arabistan''da sulak bir yer... VAHA biçilmez... ... * Yemek konusunda çok hassas... PÜRE için yorgan yakar... ... * Hep kar, tipi resmi yapıyor... KIŞA VURUMCU bir ressam... ... * Zenci bir gelin buldun... Yüzümüzü KARA çıkardın oğlum... ... * Tamam yeni cumhurbaşkanımız hukukçu, sivil... SEZAR''ın hakkı SEZER''e... Bir de BRÜTÜS''ler olmasa... ... * Simitleri kuşa mı verdin... Bana MARTI-VAL okuma... (İbrahim Ormancı''nın esprilerinin her hakkı saklıdır... Çalıp, çırpanlar şebektir...)
TEMEL''İN YERİ Temel kendisi evde otururken karısı Fadime''yi her gün tarlaya çalışmaya gönderiyormuş. Fadime bir gün yine tarla yolunda ilerlerken yolda tuzağa düşmüş bir kurbağa gömüş. Kurbağa, "Bayan" demiş, "Beni bu tuzaktan kurtarırsanız; 3 dileğinizi hemen yerine getireceğim"... Fadime kurbağayı kurtarıp avucunun içine almış... "Az kalsın hatırlatmayı unutuyordum" demiş kurbağa, "Dilediğiniz şey ne olursa olsun; kocanız bunun 10 katı fazlasına sahip olacak"... Fadime, "Öncelikle dünyanın en güzel kadını olmak istiyorum" demiş... Kurbağa kadını uyarmış, "Unutmayın ki; kocanız da dünyanın en yakışıklısı olacak"... "Önemli değil. En güzel kadını ben olacağıma göre yine benimle evlenecektir" demiş ve devam etmiş; "-İkinci olarak da dünyanın en zengin kadını olmak istiyorum"... Kurbağa şaşkınlığını gizleyememiş, "Kocanızın sizden 10 kat daha zengin olmasına razısınız demek ki" demiş. "-Evet, o benim kocam. Mallarımızı ve paramızı ortak olarak paylaşacağız"... Sıra üçüncü ve son dileğe gelmiş... Hiç düşünmeden atılmış Fadime; "-Şimdi de hafif bir kalp krizi geçirmek istiyorum..."
HAFTANIN HATIRLATMASI İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor... Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye lâyık görmediği için... Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için... Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için... Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için... Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için... Sevilmekten korkuyor, kendisi için değil de başkaları için yaşadığı için...

