Kaydet
a- | +A

6 ay önce ölü doğum yapan kızımda sürekli ağlama nöbetleri, sinirlilik, kimse ile görüşmeme gibi rahatsızlıklar mevcut. Bu durumda ne yapabiliriz? (N.Ş-Şanlıurfa)

Hamilelik ve doğum sonu bazı bayanlarda değişik derecelerde psikosomatik rahatsızlıklar görülebilmektedir. Bu ruhsal dengedeki değişiklikler çok sık olmayarak klinik psikiyatrik tablolara dönüşebilmektedir. Hamilelikteki hormonal değişiklikler, bedensel görünüm değişikliği, alevlenen bilinç dışı çatışmalar ve annelik duygusunun kabul edilmemesi en önemli faktörlerdir. Bu faktörlerin etkisi altındaki anne adayında değişik boyutta ruhsal bozukluklara rastlanabilmektedir. Doğum sonu psikoz insidansı % 0.5-2 arasında değişmektedir. Ancak doğum sonu depresyon oranı ise % 65''tir. Tüm hamilelik ve doğum sonrasında en fazla görüldüğü dönem, doğumdan sonraki ilk dört haftadır. Doğum sonu psikoz oluşumunda ırk, çocuk cinsiyeti, ölü doğum, anomalili bebek, gayri meşru çocuk doğurma gibi faktörlerin etkisi görülmektedir. Doğum sonu psikozun oluşumu anidir. Genelde doğumdan sonraki günlerde ortaya çıkar. Dışa vurulan duyguların ifadesinde sürekli değişim vardır. Örneğin, hasta gülerken aniden ağlamaya başlayabilir. Yapılan muayene ve tetkiklerde herhangi bir organik bozukluk belirlenemeyebilir. Hasta bebeğini inkar edebilir, ölü ya da sakat olduğunu düşünebilir. Ya da çocuğa karşı aşırı ilgi veya endişeleri vardır. Tanının kesinleştirilebilmesi için hastanın bir psikiyatrisle konsulte edilmesi gerekir. Ayrıca troid fonksiyon bozukluğu, vitamin eksikliği ve beyin ile ilgili organik patalojinin olmadığından emin olunmalıdır. Gebelik psikozları genellikle tedaviye iyi cevap vermekte, sadece % 10''unda sebat etme söz konusu olmaktadır. Tedavi için doğum sonu dönemde kullanılan ilaçların süte geçiş oranına dikkat edilmelidir.

Ateş basmaları 51 yaşındayım ve iki yıldır âdet görmüyorum. Ateş basmaları en büyük şikayetim, bu konuda bilgi verir misiniz? (T.H-Ereğli)

Ateş basmalarının fizyolojisi tam anlaşılamamış olmakla beraber, beyin merkezlerinden kaynaklandığı ve östrojen azlığından olduğu düşünülmektedir. Geceleri ve stres durumlarında daha çok oluşur. Ateş basmaları menopozdaki kadınların % 50''sinde oluşmakta ve % 20''sinde beş yıl veya daha fazla sürmektedir. Ateş basmalarının hepsi östrojen eksikliğine bağlı olmayabilir. Psikosomatik kökenli veya kardiak nedenlerden dolayı da görülebilir. Bu nedenle klinik çok net değilse, ateş basmalarının nedeninin menopoz olduğu yapılacak hormon tahlilleri ile gösterilmelidir. Eğer tahlil sonuçları menopoz lehine ise, diğer incelemelerin tamamlamasından sonra östrojen tedavisine geçilir.