*40 yaşındayım ve iki yıldır ilaçlarla adet görüyorum. Son kontrolümde menopoza girdiğim söylendi ve menopoz hapı verildi. İlaç kullanmak istemiyorum, bol bol süt ve yoğurt yesem yine de kemik erimesi olur mu? (D.D. Ankara) Yurdumuzda menopoza girme yaşı ortalama 45-49 yaşları arasında değişmektedir. Ancak bazen menopoz daha erken yaşlarda görülebilmektedir. Menopoz belirtilerinin 35 yaşından önce ortaya çıkmasına erken menopoz denilmektedir. Erken menopozu etkileyen birçok faktör olabilir. Ailede erken menopoz hikayesi, geçirilen ameliyatlar, yoğun çalışma ortamı, stres ve sigara içimi v.s. Yine günümüzde 35-40 yaşları arasında hiçbir yapısal nedene bağlayamadığımız erken menopoz durumlarına sık olarak rastlanmaktadır. Normal yaşta menopoza girenlere göre, erken menopozdaki bayanlar kemik erimesi dediğimiz osteoporoz yönünden daha yüksek risk altındadırlar. Bedenen ve zihnen sağlıklı yaşamanın temel öğelerinden biri, ömür boyu yeterli ve dengeli beslenmedir. Tabii ki menopoz döneminde de kalsiyumdan zengin süt, yoğurt, peynir gibi süt ürünlerinin, kurubaklagil ve yeşil yapraklı sebzelerin bol miktarda alınması gerekir. Fakat tek başına yeterli değildir.
Hangi yaşta olursa olsun, menopoza giren bayanlarda gerekli görülen inceleme yapıldıktan sonra, kullanıma engel olacak durum söz konusu değilse, hormon tedavisi mutlaka başlanmalıdır. Hormon replasman tedavisine başlama zamanı ise ideal olarak menopozal döneme girince olmalı. Bu konuda gecikmenin üç yılı aşmaması istenir. Menopoza girdikten beş yıl sonra başlanan tedaviden yararlanma daha güç olmaktadır. Ancak özellikle kemik erimesine yönelik koruyuculuk açısından her yaştaki menopoz vakasında tedaviye başlanmalıdır. Menopozda kemik erimesi veya risk altındaki kalp hastalığının korunması için uzun süreli tedavi önem taşır. Özellikle osteoporozda süre açık olmamakla birlikte en az 5 yıllık tedavinin faydası olacaktır. Bu süre 10 yıla veya daha uzun süreye uzayabilir. Tedaviye devam edilirken düzenli aralıklarda kontrollerinizi ve tetkiklerinizi yaptırmanız gerekir. Belirli periyotlar ile kan biokimyasal tetkikleri, pelvik ultrasonografi, mammografi, cervical smear, kemik dansitometresi yapılması gereken tetkiklerin başında gelir.

