* Bu hafta sizlere, bir grup gizli hastamın ortak isteği üzerine genel bilgiler vermek istiyorum... Cinsel saldırı (ırza geçme) özellikle kadınlara karşı zor kullanarak işlenen bir suçtur. Sanayileşmiş toplumlarda gittikçe artan bir şekilde görülmektedir. Irza geçme bir kadının mutluluğunu en sık olarak tehdit eden olaylardan biridir. Kadınların sağlığından sorumlu olan hekimler, tıpkı daha az sıklıkta görülen diğer jinekolojik sorunlarda yaptıkları gibi, ırza geçmenin önlenmesi ve bu çeşit olguların tedavisi konusunda büyük bir sorumluluk taşırlar.
Irza geçme ile ilgili ayrıntıları anlayabilmek için, saldırı olaylarında gözönüne alınması gereken belirli ayrıntılar arasındaki geniş farkların, ırza geçen kimselerin genel özelliklerinin ve bu tür olaya uğrayan kimselerde görülen bedensel ve duygusal sonuçların bilinmesi şarttır. Hukuk kurallarına göre; cinsel saldırı suçları, zorla ilişki, reşit olmayan bir kızla ilişki cinsel saldırı teşebbüsü, çocuklara cinsel sarkıntılık veya anormal cinsel ilişki suç şeklinde sınıflandırılmaktadır.
Cinsel saldırının yeri ve derecesindeki farklılıklar tıbbi açıdan önem taşır. Çünkü yaralanma, gebe kalma riski veya cinsel ilişki ile hastalık bulaşması, saldırının özelliklerine göre değişiklik gösterir. Bundan dolayı, saldırı ile ilgili doğru ve ayrıntılı bir hikaye elde edilmesi, tanının belgelemenin ve tedavinin doğru olması açısından şarttır. Saldırıya uğrayan kimseyle ilgilenme durumunda bulunan hekim açısından ırza geçme, gerek saldırıya uğrayanın gerekse saldırganın genital organlarını ilgilendiren bir saldırı şeklinde tanımlanabilir. Böyle bir saldırının hem bedensel hem de duygusal etkileri bulunmaktadır.
Bugünkü tahminlere göre ABD''de tüm cinsel saldırıların % 20''sinden fazlası yetkililere bildirilmemektedir. Bu oran bizim ülkemizde şüphesiz çok daha fazladır. Olması gerekenden bu derece daha az bildirilmesine karşın, ırza geçme suçu zorla işlenen suçlar arasında halen hızlı artış göstermektedir.
Kaba popülasyon istatistikleri kullanılarak, bir kadının yaşam süresince cinsel saldırıya uğrama riskinini, kabaca 1/10 oranında olacağı belirlenmiştir. Irza geçme olayları şehirlerde daha yaygın görülmektedir. Tüm cinsel saldırıların yaklaşık olarak % 50''si saldırıya uğrayan kimselerin evinde olmaktadır. Irza geçen kimseler genellikle kırmak suretiyle veya bir takım bahanelerle (tamirci, telefon kullanma isteği vs.) içeri girme yolunu bulurlar. Cinsel saldırıların % 80''inden fazlası, saldırıya uğrayan kimselerin kendi çevresinde meydana gelir ve ırza geçenlerin % 50''sinden daha fazlası aynı çevrede oturur. Aslında cinsel saldırıya uğrayanların yaklaşık olarak % 20''si saldırganı ismen tanıyabilmektdir. Diğer % 20''si ise saldırıdan önce saldırganı görmüştür. Irzına geçilen kimselerin herhangi bir şekilde kabahatli taraf olduğuna dair toplumdaki yaygın kanı çağdışı olup, yanlıştır.

