Gebelikte vücutta su ve kilo kaybı gibi etkilere yol açan bulantı ve kusmalara hiperemezis gravidarum denilir. Normalde her gebelikte bulantı ve kusma şikayetlerine rastlanır ama vücutta bir kayıp söz konusu olmaz. Hiperemezis gravidarumdaki şiddetli bulantı ve kusmalar genellikle 2. ayda başlar ve 3., 4. aylarda kendiliğinden kaybolur. Hiperemezis gravidarumun nedeni olarak psikojenik faktörlerden, alerjiye kadar pek çok şey suçlanmaktadır. Bugüne kadar gösterilmiş kesin bir nedense bulunmamaktadır. Bazı durumlar bulantı ve kusmaların ortaya çıkışını kolaylaştırmaktadır. Bunların en önemlileri; ruhsal gerilimler ve çoğul gebeliklerdir (ikiz-üçüz).
Tedavi edilmeyen hiperemezis gravidarum vakalarında sıvı, elektrolit kaybına bağlı olarak; karaciğer harabiyeti, böbrek harabiyeti gibi pek çok yan etkiye rastlanır. Teşhis idrar testinde Keton (aseton) varlığı ile konur. Hastanın hastaneye yatırılıp, kaybettiği sıvı elektrolitler serumlarla takviye edilir. Sakin bir ortam sağlanır. Ağız yolu ile yiyecek alabilenlere peksimet, bisküvi, kraker, tost gibi kuru ve yağsz yiyecekler verilir. Öğün aralarında sıvı alması sağlanır. Daha sonra normal gıdalara geçilir. Ancak hastanın yemekler sırasında su ya da başka sıvılar almaması, bunları yemeklerden 1 saat sonra alması, öğün sayısını artırması, öğünlerde yediği miktarı azaltması önerilir. Hastalara psikolojik destek sağlanması, kendilerine olan güvenlerinin artırılması tedaviyi olumlu yönde etkilemektedir.
İdrar kaçırma Bazı çalışmalar kadınların % 50''sinde ara sıra, % 10''unda devamlı olarak, istek dışı idrar kaçırma varlığını göstermiştir. Görülme sıklığı yaşın ilerlemesi ve doğum sayısının artması ile fazlalaşmaktadır. 75 yaşın üzerindeki kadınların % 20''sinde her gün görülmektedir. Huzurevi sakinlerinin % 30''dan fazlasında idrar tutamama görülür ve bu durum huzurevinde yerleşmenin en büyük kişisel sebebidir. İdrar kaçırma şikayeti birçok kadını kendilerini mesleklerine vermekten, sosyal ilişkilerden ve ailevî hayattan alıkoyar. Polikliniklerimize başvuran hastaların büyük bir çoğunluğu karın içi basıncını artıran faaliyetlerle idrar kaçırdıklarını ifade ederler. Öksürme, hapşırma, gülme, egzersiz yapma gibi. Bu hastaların % 75''inde idrar torbasının vagina ön duvarda sarkması durumu olan sistosel mevcuttur. Bu zamanla kazanılmaş anatomik bozukluktur. Tedavi çoğunlukla cerrahi olarak planlanır. Ancak şunu ifade etmeliyim ki cerrahi tedavi yüzde yüz başarılı olamayabilir. Kullanılan cerrahi teknik ne olursa olsun tekraralama oranı uzun süre izlenen çalışmalarda da yıllar geçtikçe artacaktır. Yaşlanmanın sonuçları ve idrar tutma mekanizmasını etkileyen yeni problemler oluşması bu gruba girmektedir. Hafif vakalarda özel egzersizler öğretilmekte ve bu problem en aza indirilebilmektedir.
Geçici şuur kaybı "4 aylık hamileyim. Kalabalıkta bayılıyorum. Ne yapabilirim?" İ. E.-Ankara Senkop, geçici bir şuur kaybıdır. Genellikle hipotansiyon, yani düşük tansiyona, dolayısıyla da beyin kan dolaşımının azalmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Nedenleri arasında genellikle yorgunluk, ağrı, uzun süre ayakta kalmak, stresler, aşırı yemek yeme, alkol alma, sıcak ve kalabalık bir yerde bulunma, sırt üstü yatma, sinirsel nedenlerle sık sık nefes alıp verme sıralanabilir. Hastalarda şuur kaybından önce soğuk terleme, solukluk, bulantı, kalp hızının yavaşlaması, esneme ya da nefesin sıklaşması, kan basıncındaki düşme arttıkça da halsizlik, gözde kararmalar ve baş dönmesi gibi bulgular ortaya çıkar.
Genellikle birkaç saniye ile, birkaç dakika arasında sona erer. Şayet düz bir yere yatırılır ve ayakları yükseltilecek olursa hasta düzelir. Özellikle sırt üstü yatan gebelerde görülen ise yan yatmaları tavsiye edilerek tedavi edilir.

