Kaydet
a- | +A

25 yaşındayım. Geçen yıl yumurtalık kisti tedavisi oldum. Bu yıl tekrarladı. Bu konuda bilgi verir misiniz? (G.A.-KONYA)

İyi huylu yumurtalık kitleri ilk âdet görme yaşlarından menopoz yaşlarına kadar görülebilir. Kist sıvı veya yer yer doku içeren bir kesedir. Over kistleri herhangi bir zamanda gelişebilir. Birçokları küçük ve klinik olarak önemsizdir. Ancak hepsinde ilerleme potansiyeli vardır. Menopoz öncesi kadınlarda ultrason tetkikinde 2-3 cm kistlerin tespiti sıktır ve bu hastalar dikkatle takip edilmelidir. Her ay oluşan yumurtlamanın sapmalarına bağlı olarak gelişen zararsız basit kistler genellikle tek taraflıdır, bazen 4 cm ve üzerinde büyüklük gösterir. Çoğunlukla belirti vermez, bazen de âdet gecikmeleri veya sık adet gibi belirtiler görülebilir. Çoğu 2 aylık sürede kendiliğinden yok olur. Bu tip kist tedavilerinde doğum kontrol hapları kullanılabilir. Şayet 2 ay sonra gerilemiyorsa mutlak laparoskopik cerrahi müdahale şarttır. Yumurtalık tümörleri (kistleri) jinekologların en fazla ehemmiyet göstermesi gereken konu özelliğini sürdürmektedir. Hastada bazen kasık ağrısı, âdet düzeninde değişme, kısırlık, nadiren bağırsak ve idrar yolları problemleri olabilir. Şayet şiddetli ağrı, karın içi kanama bulguları ve şiddetli enfeksiyon bulguları varsa beklenmeden operasyona alınır. Bu belirtilerin dışındakiler kitlenin karakteri ve küçülüp küçülmemesinin süresi izlenerek karar verilir. En az 1 ay, ideali 2 ay izlemek gerekir. Şayet yumurtalık kisti menopozdan sonra görülmüşse büyüklüğüne bakılmaksızın araştırılıp müdahale edilir.

Gebelikte safra kesesi iltihabı Kolesistit safra kesesinin ihtihabıdır % 90 vakada beraberinde safra kesesi taşı da vardır. Bu problemli duruma gebelikte 1/10.000 ila 6/10.0000 oranında rastlamak mümkündür. Kolesistit ve safra kesesi taşlarının yakın ilişkisi nedeni ile kimlerde safra kesesi taşı görüldüğünden kısaca bahsetmek yerinde olur. % 10-15 kişide safra kesesi taşı olduğu tahmin edilmektedir. Bu oran ırklar ve toplumların sosyo ekonomik yapılarıyla yakından ilgilidir. Safra kesesi taşlarına en çok 40 yaş civarındaki doğurmuş, az hareketli kadınlarda rastlanmaktadır. Risk faktörleri arasında şişmanlık, kolesterolden zengin yiyecek yeme, şeker hastalığı, kan yağlarının yüksekliği, doğum kontrol hapları kullanımı, menopozda östrojen kullanımı ve gebelik sayılabilir. Gebelikte safra kesesinin hacminin artması ve oluşan değişiklikler taş gelişimi için ideal ortam sağlar. Kolesistitin klinik bulguları gebelik sırasında değişiklik göstermez.Karakteristik olarak aniden karnın sağ üst kısmına, sağ böğüre, sağ omuza yayılan şiddetli, ara ara veya devamlı hissedilen batıcı tarzda ağrı vardır. Şişkinlik, mide yanması, yağlı yiyecekleri kabul edememe diğer bulgulardır. Nadiren bulantı ve kusma da bunlara eklenebilir. Teşhis için elimizde güvenilir laboratuvar testleri mevcuttur. Ancak gebeliğin getirdiği değişiklikler bu güvenilirliği azaltır. Taş olduğu durumlarda tecrübeli ellerde yapılan Ultrasonografi ile % 90 teşhis konulabilir. Acil kolesistitte, tedavi başlangıçta koruyucudur. Ancak tıbbi tedavi ile düzelmiyorsa, tıkanma sarılığı varsa, sık tekrarlıyorsa, karın zarı iltihabı eklenmişse, safra kesesinde yırtılma şüphesi varsa tedavi ameliyattır. Bu operasyon nedeni ile anne ölümünde artış olmaz. Bebek kayıp oranı ise % 5''tir.