Bidat, âdette ve dinde olmak üzere ikiye ayrılır. Bidat deyince, dinde bidat anlaşılır.
Sual: İman edileceklerde ve ibadetlerde yapılacak olan yenilik ve ilaveler, dinin emrini değiştirmek mi demektir?
Cevap: Bidat, âdette ve dinde olmak üzere ikiye ayrılır. Bidat deyince, dinde bidat anlaşılır. Dinde bidat de, itikatta veya ibadette olur. İtikattaki bidatlerin hepsi seyyiedir. İbadette bidat ise, Seyyie ve Hasene olarak ikiye ayrılır.
Bidat-i seyyie, itikatta olan fakat küfre sebep olmayan ve ibadette olup İslamiyete yardımcı olmayan bidatlerdir. İtikatta bidat, küfre sebep olursa, ilhad, dinsizlik olur.
Bidat-i hasene, İslamiyete yardımcı olan yeniliklerdir. Bidat-i hasene de, müstehab veya vacib kısımlarına ayrılır. Minare, müstehab olan bidat-i hasenedir. Çünkü, müezzinin, ezanı, yükseğe çıkıp okuması sünnettir. Minare, bu sünnete yardım etmektedir.
Ezanı, insanın tabii sesinin üstünde fazla sesle okumak sünnet değildir, mekruhtur. Bunun için ezanı hoparlör denilen aletle okumak, sünnete değil, mekruha yardımcı olmaktadır. Bunun için, hoparlör kullanmak, bidat-i seyyie olmakta ve minareye çıkıp okumak sünnetine mâni olmaktadır.
Ezan sesinin her tarafa ulaştırılması emrolunmadı. Yalnız kendi mahallesine duyuracak kadar bağırması emrolundu. Müslümanların her mahallede mescit yapması, her mescidde müezzinlerin yüksek yere çıkarak ayrı ayrı ezan okumaları emrolundu. Bir yerde okunan ezanın her mahalleden işitilmesi için, müezzinlerin hoparlörle okumaları veya bir yerde okunan ezanın her mesciddeki hoparlörlerle her mahallede işitilmesi, bidat-i seyyie olur, çirkin bidat olur. Allahü Teâlâ;
(Din kemâle geldi. İbadetlerin nasıl yapılacağı bildirildi. Noksan bir şey bırakılmadı) buyurdu.
Selef-i salihin, bin seneden beri, emrolunduğu gibi ezan okudular ve namaz kıldılar. Bunların yaptıklarını beğenmeyip veya noksan görüp, hoparlörle ezan okumaya ve hoparlörle namaz kılmaya kalkışmak çirkin bidat olur. Hadis-i şerifler, çirkin bidat işleyenlerin hiçbir ibadetlerinin kabul olmayacağını, bunların Cehenneme gideceklerini bildirmektedir.
Bidat-i hasene olan yeniliklere izin verilmiş, hatta emrolunmuştur. Âdette bidat işlemek, dalalet değildir, yapmamak evla olur. İhtiyaçtan fazla yüksek bina yapmak, doyuncaya kadar yemek, kahve, çay içmek âdette bidattır.

