Cumhurbaşkanı Erdoğan, sıfat ekledi:
Adı Bay Kemal oldu.
Bu lakabı kendi de sevdi, hep kullandı.
Peki nereye kadar?
Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybedene kadar.
Biz de seçim öncesinde dile getirmiştik…
Seçimi kaybederse “Bay Bay Kemal” olacak diye…
Daha sonra bu sıfatı Cumhurbaşkanı Erdoğan da kullandı.
Nihayet seçim oldu, Kemal Bey kaybetti.
Partiyi de Ekrem İmamoğlu-Özgür Özel ikilisi ele geçirdi.
Kurultaylarda oy satın alma oyunları…
CHP’yi adliye koridorlarına düşürdü.
Nihayet beklenen karar da çıktı; Mutlak Butlan…
Sonuçta Kemal Bey tekrar partiye döndü, koltuğu kaptı.
Bay Bay Kemal yeni bir sıfat eklemeyi de hak etti:
Artık… "Hay Hay Kemal" de diyebilirsiniz…
"Vay Vay Kemal" de diyebilirsiniz…
Tercih sizin herhangi bir sakıncası yok.
Gelelim Özgür Bey’in cephesine…
Eylem de yapsalar, halkı da sokağa dökseler,
Hayatın olağan akışını da durdursalar…
Tüketimden gelen haklarını da kullansalar,
Kapıları da zincirleseler, korkulukları da sabunlasalar,
Genel merkezi işgal de etseler, yetki gasbı da yapsalar…
Partilileri de birbirine düşürseler… Nafile…
Asla amaçlarına ulaşamazlar.
Olay, mutlak butlan, şutlan derken…
Özgür Bey için ‘katlanabilirsen katlan’a dönüştü.
Tabii ki katlanamayacağı da aşikâr… Lakin…
Olaya bir de optimist yönden bakarsanız…
Artık “Özgür”leşti, “Özel”leşti… de diyebilirsiniz…
Tabii ki İmamoğlu faktöründen koptuğu takdirde…
***
Şimdiye kadar… Güya…
Demokrasi, hukuk adına bu memlekette…
30’a yakın partinin kapısına kilit vuruldu:
Bunlardan Millî Nizam Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi…
Merhum devlet adamı Necmettin Erbakan’ın partileriydi.
AK Parti de son anda direkten döndü…
Kapatmalarda başaktör, körükleyici hep CHP’ydi.
Şimdi mutlak butlan kararı çıktı diye…
Kıyametler koparılıyor, yer gök inletiliyor.
Feryâd-ı figanlar ayyuka çıktı.
Gerekçeleri de çok komik:
Yargı eliyle siyaset şekillendiriliyor,
Hukuk ve demokrasi askıya alınıyor,
Ana muhalefet partisi yok ediliyor,
Diğer muhalefete de gözdağı veriliyor…
Merhum Süleyman Demirel kritik durumlarda dile getirirdi:
“Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner.”
CHP’nin içinde yaşadığı ahval da tam bu işte:
Rüşvetçi, irtikapçı, alavere dalaverecilerin,
Rant peşinde koşanların, aklı hırsına yenik düşenlerin,
İntikam ateşiyle yanıp tutuşanların yüzünden…
CHP ne hâllere düştü… Bize de düşen:
“Vah vah, eyvah eyvah” demek…
Başka ne söyleyebiliriz ki!
***
Aslında Kılıçdaroğlu’nun işi çok zor…
Karşısında dev bir muhalif blok var.
Hem bunlarla mücadele edecek,
Hem partiye yeni bir yol haritası çizecek,
Hem iktidarı hırpalamaya çalışacak,
Hem sık sık gündeme getirdiği “Arınma” ilkesini devreye sokacak…
Partiyi safralardan, kamburlardan temizleyecek?!
Kısaca ağır bir yükü omuzlayacak…
Tabii bu arada Özgür Bey de pes etmeyecek.
Ekibini ayakta tutabilmek için…
Partide “Barınma” stratejisini geliştirecek.
Her yolu mubah sayan pozisyona bürünecek…
İmamoğlu meselesine gelince…
Birçok davadan tutuklu olan Ekrem Bey ne yapacak?
Şu anda kestirmek mümkün değil…
Ümidini yitirirse... yeni parti yolda demektir...
Dilimiz söylemeye varmıyor ama…
CHP’nin kaotik bunalımını atasözlerimizle noktalayalım:
Etme bulma dünyası... Ne ekersen onu biçersin...
Rüzgâr eken fırtına biçer... Erken öten horozun başını keserler...
Millî iradenin bir parçası olan CHP seçmenini de unutmadık:
Onlar için de… Elle gelen düğün bayram…
Sözün özü: CHP’yi katran karası günler bekliyor...
CAN/KURBAN/HEYECAN
27 Şubat’ta yürürlüğe giren trafik düzenlemesi…
Çok ağır cezalar ve uygulamaları kapsıyordu.
AK Parti ve kamuoyu bölünmüştü… Buna rağmen…
Bakan Ali Yerlikaya hiç taviz vermemişti.
Eleştirilere göğüs germişti, tarafların özümsemesi için…
Medya temsilcilerini de bilgilendirme ihtiyacı duymuştu.
Bu toplantıda:
Vatandaşların para cezalarını ödeyemeyeceği,
Toplumda karşılığının olmayacağı,
Sürücülerin eskiden olduğu gibi kurallara uymayacağı…
Tartışmaların odak noktası olmuştu…
Ben de bu paralelde soru sorunca Bakan Bey…
Tepki göstermiş, ikna için uzun uzun anlatmıştı.
Sonunda da gönlümü almak için;
“Sayın büyüğüm seni senden daha çok seviyorum” demişti.
Bu vesile ile de Sayın Bakanın kulaklarını çınlatmış olduk.
Geldiğimiz aşamada düzenlemenin isabetli olduğu ortaya çıktı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi rakamlarla anlattı…
Geçen gün yaptığımız sohbet toplantısında…
Bu yılın ilk 5 ayını… 2025’in aynı dönemi ile kıyaslayarak...
Sayılara boğmadan sizlere kısaca aktaralım:
Ölümlü trafik kazalarında yüzde 19,7,
Kaza sonucu ölümlerde yüzde 19,6,
İşlem yapılan araç sayısında yüzde 22,3,
Makas atma olaylarında yüzde 93,
Takograf ihlallerinde yüzde 79,3
Dur ihtarına uymamada yüzde 52,8,
Hız limitine riayet etmemede 57,4,
Cep telefonu kullanmada yüzde 28,5 oranında azalma olmuş...
Bu verilerin ışığında:
Yeni trafik yasasının etkili olduğu,
Trafik kurallarına daha fazla dikkat edildiğini söyleyebiliriz.
Lütfen 9 günlük bu bayram tatilinde de kurallara uyalım.
Trafikte dikkatli ve sabırlı hareket edelim.
Kaza yapmayalım, can kayıplarına sebep olmayalım.
Göreve geldiği günden bu yana:
Büyük özveri ve gayretle çalışan,
Suç örgütlerine darbe vuran...
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile noktalayalım yazımızı:
"Unutmayalım; bayramın gerçek mutluluğu, sevdiklerimize sağ salim kavuşabilmektir. Denetimlerimizin amacı ceza yazmak değil, kural ihlallerini, kazaları ve işlem sayılarını azaltmaktır. Devlet vatandaşına tuzak kurmaz. Rehberlik etmek, yol göstermek, ihtiyaç anında yanında olmak için görevi başındadır..."
Mübarek Kurban Bayramınızı şimdiden kutlarım.
Allah keseceğiniz kurbanları kabul etsin.
Nice bayramlara erişmek ümidiyle...

