CHP Genel Başkanı Özgür Bey yine meydan okudu:”
“Haziran sonunda, Eylülün başında seçim sandığını koyun. Milletten korkmayın, karşımıza çıkın. Kaybedersem bir dakika bile durmam.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu çıkışı da kale almadı.
Her zaman olduğu gibi.
Cumhur İttifakı’nın da gündeminde seçim yok.
Diyelim ki seçim oldu ve kaybettiniz.
Size bu fırsatı bile vermezler...
Değil bir dakika bir saniye bile tutmazlar.
Sizi genel başkanlıktan anında uğurlarlar?!
***
Mezar başında içkili anmadan sonra, meyhane açılışını da dua ile yaptılar! Fethiye Belediye Başkan yardımcısı da kurdeleyi keserek meyhaneyi "hizmete" açtı.
Hem de Allah’tan hayırlı bol kazançlar dileyerek!..
CHP’nin 6 Ok’unda yer alan laiklik anlayışı buymuş meğer.
Biz bunun farkında olmamışız?!
Peki Halkçılık/Devletçilik ilkesi ne aşamada?
Ona da hemen cevap verelim. Ne demek olduğunu sağ olsunlar öğrendik. Belediye başkanlarının süper icraatlarından:
Rüşvet, yolsuzluk, iltimas, irtikap, dolandırıcılık…
Adam kayırma, alavere dalavere, al gülüm ver gülümden…
***
Halka hizmet vermek isteyen belediye başkanları…
Neden AK Parti’ye geçiyor, kısaca değinelim.
Tehdit ediliyorlar, baskı görüyorlar, hakarete uğruyorlar.
Problemleri çözecek, yol gösterecek... Genel Merkezde muhatap bulamıyorlar.
Kazakistan dönüşünde değerlendirme yaptı bu konuda.
Bakın, ne güzel teşhis koydu, ne dedi Cumhurbaşkanı Erdoğan:
“CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hâle getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savunma merkezi hâline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları 'Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hâle geldik' yönünde oldu...”
***
Bir asrı deviren Atatürk’ün kurduğu CHP nerede… Bugünkü Özgür Özel’in başındaki CHP nerede…
Demek ki “değişim, dönüşüm dedikleri buymuş!
Hani CHP’nin zihniyeti değişmezdi?!.
DRAMATİK İRONİ
Pandemi, dünyayı kasıp kavurmuştu. Âdeta evlerimize hapsolmuştuk. Ömrümüzün birkaç yılı ölüm endişesiyle geçmişti.
Biraz rahatladık derken…
Üşütme, grip de pandemiye karıştı… Hâlâ ortalık hastalığı teşhisi ile tedavi görüyoruz.
Şimdi de Hantavirüs çıktı piyasaya…
Ama tehlikeli boyutu olmadığı söylendi… Allah kimseyi sağlıktan mahrum etmesin… Sağlıkla ilgili olanları bir tarafa bırakırsak…
Şimdi en büyük tehlike "siyasi virüs"lerde…
Orta Doğu’yu kasıp kavurmak için yayılıyorlar... İşte Gazze, işte İran, işte Lübnan, işte Körfez ülkeleri… Yüz bine yakın Müslüman katledildi. Milyonlarca insan evsiz/barksız kaldı. Aç, susuz perişan hâlde sokaklarda… Bilinmezlikler içinde yaşamaya çalışıyorlar.
Nekbe katliamın yıl dönümünde bile eziyet gördüler.
Savaşların yıkımı/maliyeti artık maddi olarak ölçülemez noktaya geldi.
Bu virüslerle kimse mücadele edemiyor.
Türkiye’nin gösterdiği çaba haricinde…
Bize bulaşmak isteseler de başaramazlar.
Çünkü biz bu tür virüslere karşı bağışıklıyız. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sayesinde. Bu virüslerin kim olduğunu anlamışsınızdır ama…
Biz yine de isimlerini zikredelim.
Teşbihte hata olmaz varsayımı ile…
Trumpvirüs ile Netanyahuvirüs…
Yayılmalarını önlemek, etkisiz hâle getirmek için…
Bilim dünyası bu iki virüsün ilacını, kısa sürede bulmalı ve ücretsiz dağıtmalılar…
En büyük insani görevlerini yapmış olurlar… Böylece kendileriyle gurur ve onur duyarlar!?.
O VAKİT DE GELECEK!
Belçika Büyükelçisi Hendrik Van de Velde…
Ankara havası ile dans etmiş…
Bunu da sosyal medya hesabından paylaştı. Fransa Büyükelçisi İsabelle Dumont da hemen teklifte bulundu:
“Gel birlikte Erik Dalı oynayalım" diye…
İçinde bulundukları kıt’a arayış içinde… Sebebi de ABD’nin tehditleri... Güvenlik endişeleri her geçen gün artıyor... Bizi AB’ye almıyorlar ama savunma alanında iş birliği yarışındalar... Muhtaç hâle gelen Avrupa’yı ancak biz kurtarabiliriz.
İşte o zaman Ankara’daki büyükelçilere tavsiyem:
Oyun havalarımız eşliğinde göbek atmaları!?. Sulukuleli müzisyenlerimizin çaldığı; darbuka, klarnet, cümbüş, davul ve zurna eşliğinde...
ARTI DEĞER
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı, 1993 yılından bu yana aktif siyasetin içinde… Vekillik de yapmış, ilçe belediye başkanlığı da. "Klasik" bir başkan değil… Çok farklı icraatları var.
Mesela; koyun dağıtma işi…
Üreme sonucu 150 binlere ulaşmış.
Sistem nasıl işliyor onu da anlatalım.
Hayvancılık yapmak isteyenlere 10 ila 20 koyun veriliyor. Koyunlar yavruladıktan sonra 2 veya 4 kuzu geri alıyor. Havuzdan diğer ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor…
6 yıldır aksaksız bir şekilde yürütüyor. Şu anda Kayseri’de küçükbaş hayvan sayısı 1 milyon 200 binlere ulaşmış... İddialı bir rakam bu. Arı, tavuk dağıtımına ise hiç girmiyoruz. Tarım desteği ise 1 milyar 200 milyona ulaşmış…
Son 5 yıllık verileri baz aldığımızda…
Geçmişi 7 bin yıla dayanan Kayseri;
Bu yönüyle de medeniyetler şehri…
Turizm, açısından çok önemli.
Gastronomi için de önemli bir noktada. Mutfak kültürü çok zengin bir ilimiz... Erciyes Kayak Tesisleri gözde…
Neredeyse Uludağ’a rakip olacak güçte.
Yerli ve yabancı turistlerle… Yerli ve yabancı futbol takımları…
Erciyes’in etrafındaki tesislerden de yararlanıyormuş
Kamp yeri hâline gelmiş bölge âdeta.
Memduh Başkan iki müjde verdi bu arada…
Kayseri’ye iki ünvan daha kazandırmış... İlki, "2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti…" İkincisi de "2029 Dünya Spor Başkenti…" Sanat, iş dünyası, müzik, tıpta… Birçok ünlünün yetiştiği, ticari zekâsı müthiş olan tutumlu halkı ile ünlü “Gadası alınası” Kayseri’ye… Hayırlı, uğurlu olsun…

