Kaydet
a- | +A

Iş dünyası değişen ve gelişen yönetim anlayışını daha yakından kavramaya çalışıyor. Kitap okuyor, internette sörf yapıyor, her türlü seminer ve konferansı takip etmeye çalışıyor. Hepsi niçin? Hayatta ve ayakta kalabilmek için... Şimdi, yakında İstanbul''a gelecek ünlü yönetim otoritelerini sizlere tanıtarak, konferans ve seminerler öncesi düşüncelerini (tabii özet olarak) sizlerle paylaşıyoruz.

Ünlü Yönetim Otoritesi Tom Peters Kendini "kışkırtıcı", "aykırı", "cesur başarısızlıkların şampiyonu", "kuralsızlığın prensi" diye tanımlayan Tom Peters, 1997''de İstanbul''da verdiği konferansta katılım rekoru kırmıştı. İkinci kez "Geleceğin İş Dünyasında Hayatta ve Ayakta Kalabilmek İçin 3 Strateji"yi anlatacak Tom Peters, "Aslolan iştir!" diyerek İstanbul''da bir hareketi de başlatacak.

Tom Peters''ın düşünceleri: * İş "Tutkuyla yapılmalıdır".

* Ürün prototipleriniz sizi mutlu etmeli. İş, kavramı değil ürünü ortaya koymaktır.

* Sistemler sonradan oluşturulmaz. Karşımıza çıkan her bir bilgi kırıntısını anlamak, kaydetmek ve ondan yararlanmak gerekir.

* Sağlam, dayanıklı, geniş kapsamlı ve derinliği olan sistemlerle çalışmaya kendimizi adamak esastır.

* İlk andan başlayarak büyük hareket edin, büyük düşünün.

Avrupa''nın kalite otoritesi Claus Moller Claus Moller, işadamlarını "duygular dünyasında" gezintiye çıkarıyor. Time Manager International (TMI) Danimarka''nın Başkanı Claus Moller, 3 Kasım 1998''de Lütfi Kırdar Kongre Sarayı''nda "İşletmelerde İnsan Boyutu: Duygusal Zeka" konulu bir konferans vermişti. Claus Moller, "Kendimize nasıl ilham vereceğimizi, kendimizi ve birbirimizi nasıl motive edeceğimizi çok iyi bilmiyoruz. Birbirimizi anlamak için nasıl iletişim kuracağımızı, iş tatminini, gurur duymayı, tolerans göstermeyi, esnek olmayı, sorumluluk duygusu geliştirmeyi ve takım ruhu oluşturmayı çok bilmiyoruz"diyor. İş dünyasında herkes sürekli olarak büyük ya da küçük çapta problemler ve kaygılarla karşı karşıya. "Gerçekler dünyasındaki" problemlerle başa çıkmak kolaydır. Bunları; rasyonel tekniklerle, mantıkla, deneyimle, profesyonel içgörüyle, kısacası "beynimizle", zekamızla çözebiliriz. Ama itiraf etmeliyiz ki, duygular dünyasındaki problemler bizi çok daha fazla yorar. İncitirler ve daha fazla zamanımızı alırlar. İşletmelerdeki büyüme ve gelişmeyi engelleyen en önemli faktörlerden biri de; işte bu duygular dünyasında çözümsüz kalmış sorunlardır. İşbirliği, iletişim, davranışlar, motivasyon, güven ve insan ilişkileri hep "duygular dünyasının" alanına giren konular. İş dünyasına "İşe yüreğinizi de koyun" diye seslenen Claus Moller, düşüncelerini şöyle özetliyor:

"Geçmişte kurumlar, müşteriler ve pazar payı konusunda rekabet ederlerdi. Şimdiyse rekabetin konusu en iyi çalışanları bulmak. Gelecekte bu daha fazla böyle olacak. En iyi insanları bünyesinde toplayabilen ve ellerinden gelenin en iyisini yapmaları konusunda onları yüreklendiren bir kurum, yalnızca profesyonel anlamda değil, duygusal anlamda da etkilidir.

Duygusal anlamda zeki kurumlar, kurumdaşlık kültürüne sahiptir. Kurumdaşlık; herkesin sorumluluk, bağlılık, inisiyatif, güven ve enerji sergilediği özel bir bağlılık türüdür. Kurumdaşlık sergileyen kişiler yalnızca profesyonel anlamda değil, duygusal anlamda da etkilidirler. Yaptıkları iş ne olursa olsun, ellerinden gelenin en iyisini yapmaya isteklidirler. İşe yüreklerini koyarlar."

Moller''den başarılı şirketlerin sırları: * İnsanların hem yüreklerine hem de kafalarına hitap eden bir kültüre sahiptirler. * İnsanları, anlaşılması ve karşılanması gereken duyguları, fikirleri, içgörü ve ihtiyaçları olan bireyler olarak görürler. * İnsanları hiyerarşi ve sistemlerin önünde tutarlar. * İnsan faktörü değişim sürecinin bir parçası olduğunda, değişimin daha hızlı gerçekleştiğine ve daha iyi sonuçlar elde edildiğine inanırlar. * Kendini tehdit altında hisseden kişilerin değişime direnç göstereceğini bilirler * Bilgilendirilen, ilham verilen, dinlenen ve karar sürecine dahil edilen kişilerin değişimi daha iyi karşılayacağını bilirler. * Şirketin başarısına katkıda bulunabilecek ve bulunmak isteyen kişileri çekmek ve tutmak için ne yapmaları gerektiğini bilirler. * Sadık müşteriler olmadan iyi sonuçlar elde etmenin mümkün olmadığını bilirler. * Sadık çalışanlar olmadan sadık müşteriler edinilemeyeceğini bilirler.

* İnsanlarının gelişimi ve eğitimi için yapılan harcamaları; minimumda tutulması gereken bir maliyet olarak değil, geleceğe bir yatırım olarak görürler.

Edward De Bono Düşünmenin öğretilmesi konusunda dünya çapında bir üne sahip bulunan, fikirleriyle birçok hükümeti ve büyük şirketi yönlendirmiş olan Edward De Bono her problemin kolaylıkla üstesinden gelmemizi sağlayacak bir tekniği ortaya koyuyor. Bu teknik; bir toplantıda bir konu ele alınırken, o problemin çözümüne katkıda bulunacak herkesin paralel düşünerek sonuca ulaşması diye özetlenebilir.

Şapkayı istemeyen bir başka başlığı kullanabilir. Aynı zaman diliminde ve aynı ortamda, herkesin bir başka açıdan konuya odaklanması, problemin hızlı ve sağlıklı çözümünü sağlamaktadır. * Beyaz Şapka, beyazın saflığı, katıksız olgular, bilgiler ve rakamlar. * Kırmızı Şapka, tutkular ve duygular, önseziler ve sezgiler. * Siyah Şapka, şeytanın avukatı, olumsuz yargılar, bir şeyin neden yapılamayacağı (Buna özellikle dikkat! Öngörülen olumsuzluklar gerçekleşmediğinde bir kaybınız olmaz çünkü). * Sarı Şapka, güneş ışığı, parlaklık ve iyimserlik, olumluluk, yapıcılık ve fırsatların değerlendirilmesi. * Yeşil Şapka, verimlilik, yenilikçilik, tohumlardan bitkinin ortaya çıkması, hareket, kışkırtma. * Mavi Şapka, serinkanlılık ve kontrol, orkestra şefi, düşünme üzerine düşünme."

Philip Kotler Yaşayan en güçlü pazarlama düşünürü olarak kabul edilen Philip Kotler, konferansında 2000''li yılların pazarlama stratejilerini, Türk iş dünyası ile paylaşacak ve değişen dünyada yeni pazarlama anlayışını tüm çarpıcılığı ile ortaya koyacak.

Kotler''den sadık müşteri oluşturmanın 8 önemli yolu: 1. Müşterinizi dikkatli seçin. 2. Zengin bir müşteri database''i (veritabanı) geliştirin ve yönetin. 3. Önemli müşterileriniz için, bir müşteri yöneticisi atayın. 4. İlişkisel pazarlamayı hangi düzeyde geliştireceğinize karar verin. 5. Güçlü bir marka franchise''ı (bayilik sistemi) oluşturun. 6. Müşterilerinizle "interaktif" (etkileşimli) ilişkilerinizi geliştirebileceğinize karar verin. 7. Müşterilerinizi size bağlayacak yöntemler bulun. 8. İyi elemanlar seçin, onları şirketinizde tutmaya çalışın ve bu kişilere yetki verin.

Mitsuo Sakaguchi ''TPM (Toplam Üretken Bakım) ile yüksek performans''ı anlatacak olan Sakaguchi, şirketlerde yüksek ürün kalitesi ve yüksek üretim verimliliğinin ekipman ve işletme bakımı ile sağlanabileceğini ön plana çıkaran TPM konusunda hizmet veren bağımsız, kâr amacı olmayan bir araştırma, danışmanlık ve eğitim kuruluşu olan JIM (Japan Institute of Plant Maintenance = Mühendislik Bölümü) Direktörlüğü ve Başkan Yardımcılığı görevini de yürütmektedir. TPM (Toplam Üretken Bakım), toplam üretim maliyetlerinin ve çevrim zamanının azalmasını, kalitenin artırılmasını destekleyen şirket genelinde bir makine/teçhizat/ekipman yönetim sistemidir. Bu sistem ile hedeflenen, üretim siteminin verimliliğinin artırılması, üretim hatlarındaki kayıpların en aza indirilmesi, ekipman veriminin artırılması, üst yönetimden en alt kademeye kadar herkesin katılımının sağlanmasıdır.

Don Sanders Golf sahasında liderlik dersleri verecek olan Sanders,1984 yılından beri, kalite ve liderlik alanında danışmanlık ve yazarlık yapmakta olup, Peters ve Waterman''s firmasında da kalite araştırması konusunda öncülük yapmıştır. Kendisi aynı zamanda Amerika''da çok satan kitaplardan biri olan ''Kalite Yönetimi''nin de yazarıdır. Don Sanders, bu eğitimde daha güçlü liderler olabilmenin sırlarını son derece eğlenceli ve motive edici bir ortamda katılımcılarıyla paylaşıyor. Golf sporunu bir araç olarak kullanırken, organizasyonlar da ulaşmak istenilen hedeflere götürecek ipuçlarını golf oyununun kurallarının iş hayatındaki kurallarla nasıl bağdaştığını göstermekte, doğru hedeflerin nasıl belirlenmesi gerektiğini, problem çözme becerisini ve iletişim tekniklerini açıklamaktadır.

Dr. Marika Taishoff Marka Yönetimi konusunu anlatacak olan Dr. Marika Taishoff, The Management School-Imperial College of London''da program koordinatörü ve eğitmen olarak görev yapmaktadır.

Dr. Taishoff, Avrupa''da pek çok üniversitede kullanılan, ödül kazanmış ''vaka çalışmaları'' nın yazarıdır. Son olarak ECCH/Business Week European Case Awards 2000''de "amazon.com" hakkında hazırladığı aynı yöndeki çalışma, pazarlama dalında birinci seçilmiştir. Taishoff''un düşünceleri özetle şöyle: "2000''li yıllara girerken, sektör, ürün ve pazardan bağımsız olarak dünyadaki tüm şirketler; daha yoğun rekabet, yeni dağıtım kanalları, daha talepkâr müşteri ve hızla gelişen iletişim teknolojileri ile karşı karşıya bulunuyorlar." Taishoff''a göre, değişen pazarın şartlarında başarılı olmak için; * Pazarın şu anda neye ihtiyacı olduğunu ve gelecekte neye ihtiyacı olacağını anlamak, * Müşteriye verilen değeri, rakiplere göre farklılaştırmak (heyecan),

* Organizasyonel strateji, yapı ve kültürü pazarın gereklerine adapte etmek gerekir.

KİTAP Köşesi Bütün mesele, işe bakışımız ve nasıl tanımladığımızda. Eğer bugünün problemlerini, bu problemleri ortaya çıkaran bakış açısıyla, teknikleriyle çözmeye çalışırsak sonuç hayal. Bakış açımızı geliştirmek, zihin haritalarımızı sorgulamak ve böylece değişimi yeni iş anlayışını kavramak istiyorsak; yönetim otoritelerini iyi anlamamız, onların kitaplarına da kafa yormamız gerekiyor. İşte bu ihtiyacı karşılayacak iki temel kitap. İyi okumalar...

AJANDA 29-30 Mayıs, İleri Satış Yöntemleri Lyra, 0 (216) 396 37 89 30 Mayıs, Değişim Yönetimi İDEM, 0 (212) 454 35 35

31 Mayıs-1 Haziran, Türk Çevre Mevzuatı NMT, 0 (216) 368 9348 1 Haziran, İşi Yeniden Keşfetmek (Tom Peters) PDR, 0 (212) 282 1190 2-3 Haziran, Tam Zamanında Üretim

Makro, 0 (212) 211 0969 3 Haziran, Müşteri Memnuniyeti İDEM, 0 (212) 875 7300 3-4 Haziran Süper Yönetim Sekreterliği SD, 0 (212) 571 17 50

Robert S.Kaplan Balanced Scorecard konusunda konferans verecek olan Kaplan, Harvard''da profesörlük yapmakta olup, sekiz kitabı, yüzden fazla makalesi, eğitmenliği ve yayınlanan çalışmaları sebebiyle çok sayıda ödülün sahibidir. Robert S. Kaplan, Balanced Scorecard "Şirket Stratejisini Eyleme Dönüştürmek" konusunu iş dünyası ile paylaşacak. Kaplan''ın görüşleri: "Hiçbir pilot bir jet uçağını yoğun bir hava trafiği içinde tek bir göstergeden yararlanarak uçurmayı göze alamaz. Usta ve deneyimli pilotlar, birçok gösterge aletinden elde ettikleri bilgileri birleştirerek uçaklarını yönlendirmekte ve yönetmektedirler. Günümüz iş dünyasının karmaşık ve rekabetçi ortamında şirketleri yönetmek de bir jet uçağını uçurmak kadar güç bir iş. Rotayı mükemmel ufuklara doğru devam ettirebilmek için şirket yöneticilerinin de aynen pilotlar gibi çevre ve performans şartlarını birçok değişik açıdan ölçümleyen araçlara ve göstergelere ihtiyaçları vardır. Balanced Scorecard sisteminde bir şirketin performansı değerlendirilirken ''dengede'' olması gereken dört boyut ele alınmaktadır: Finansal Boyut; Müşteri, İç Verimlilik, Öğrenme ve Gelişme boyutları. Yalnızca kısa dönemli finansal göstergelere dayanarak hareket etmek, geleceği görmeyi ve uzun dönemli stratejileri belirleyip uygulamayı engeller. Uzun dönemde başarıyı garantilemek için farklı boyutlar arasında denge ve entegrasyonu sağlamak çok önemlidir."

Ne demişler? "Her şey o kadar basit ki, sadece dünyaya bakışını değiştir." James Clawell

www.isdunyamiz.com Web sitemizde iş dünyamız forumunun bu haftaki konusu: "Şirketler bakış açılarını nasıl genişletebilirler?" Mesajlarınızı bekliyoruz...

İş Dünyamız sayfası; İDEM Danışmanlık ve Eğitim Merkezi tarafından hazırlanmaktadır. Teklif ve katkılarınız için: Türkiye İş Dünyamız Sayfası, 29 Ekim Cad. No: 23 34530 Yenibosna/İstanbul

Tel: (212) 454 35 35

Fax: (212) 454 38 24

www.isdunyamiz.com

e-mail: bilgi@idem.com.tr