Kaydet
a- | +A

İş dünyasında kişisel kalite her zaman önemli olagelmiştir. Ancak adına "Bilgi çağı" denilen ve entelektüel sermayenin şirket bilançolarında parasal olarak yer almaya başladığı bu çağda bilgi ve beceriler diplomalardan daha önemli hale gelmiştir.

Şirketlerin ayakta ve hayatta kalabilmeleri için, düşünen, bilgi üreten, yenilikçi, sıradışı ve adına "bilgi işçileri" denilen elemanlara ihtiyaçları had safhada.

Bu ihtiyaçları karşılamak için kurulmuş eğitim kurumlarımızın bizim neslin okuduğu zamanlardaki durumunu birkaç cümleyle özetleyeyim müsaadenizle.

Gerek lisede, gerekse üniversitede öğretmenin ya da öğretim üyesinin anlattığı dersi dönem içindeki veya sonundaki sınavda, kendilerinden hiçbir şey katmadan aynen anlatan ya da yazan öğrenciler tam not alıp sınıf geçerler ve okullarını bitirirlerdi. Öğretilen bilgilerin ileride ne işe yarayacağı konusundaki sorular öğretmenlerce "zamanı gelince anlarsınız!" şeklinde geçiştirilirdi. Derslerde fazla soru sormak "hocayı küçük düşürme" manevrası olarak algılanabilir ve öğrencinin başarısını olumsuz etkileyebilirdi.

Üniversitede liseden farklı olarak, kıyafet ve sigara konusunda biraz daha serbestlik yaşanır, kantin kültürümüz gelişirdi.

Ders verir hale geldiğimde bu çemberi birazcık kırmak için dönem başında verdiğim derslerden herkesin peşinen 50 puan aldığını söylerdim. 50 puanın üstündeki puanların öğrencilerimin yanlış da olsa kendi ürettikleri fikirlerden dolayı kazanılacağı gibi fanteziler ile uğraştım senelerce. Aslında yönetmeliklere göre suç olan bu davranışımın öğrencilerin kişisel kalitesinde meydana getirdiği pozitif katkılar beni mutlu etmiştir. Çünkü iş hayatının fikren şahsiyet sahibi elemanlar aradığını farketmiştim o zamanlar.

Şimdi lise ve üniversitelerde durum değişmiş ise diyeceğim yok. Ama durum aşağı yukarı aynı ise o zaman gençlerimize kişisel kalitelerini bilgi çağının gereklerine uygun şekilde geliştirmeleri hususunda bizim nesle göre daha büyük sorumluluklar düşüyor.

Ancak onların basılı kaynaklar konusunda bizden daha iyi durumda oldukları bir gerçek. Ama asıl bizim hayal bile edemediğimiz ışık hızında bilgi aktaran elektronik haberleşme kaynakları açısından avantajları tartışılamaz.

Mesele top ve pop''tan vakit ayırıp bu kaynaklardan doya doya bilgi yudumlayabilmekte.

Afiyet olsun.

İyi haftalar.