Bir yabancı aramızda biraz kalsa, bütün çocuklara bu sorunun yöneltildiğini görür ve bizim kariyer planlamaya ülke çapında ve daha konuşmaya başlar başlamaz el attığımıza inanır. Daha uzun zaman kalırsa istisnalar dışında (mesela bendeniz tatlıcı dükkanı açmayı isterdim) kız erkek; ya doktor ya mühendis (son zamanlarda bilgisayar mühendisi) olmayı hedefleyen çocuklarımızı görür ve geleceğimiz için ümitlenir. Biraz daha uzun kalırsa aramızda, bunun çoğu işimiz gibi "laf ola beri gele" türünden bir şey olduğunu anlar. Onun için yabancıları şimdilik aramızda fazla tutmamaya çalışıyoruz. Kırk yıllık Avrupa Topluluğu''na üye olamamaktaki direnişimiz bu yüzden olabilir mi? Bugünlerde gençliğimiz tutturabilecekleri fakültelerle ilgili tercihlerini yapmaya zorlanıyorlar. Nice edebiyat dahilerinin büyükleri "Oğlumuz mühendislikte okuyor!" deme zevklerini tatmin için rakamlarla kahır çektiğini, nice fen dahilerinin şiir ve romanlardaki kelimelerle gönülsüz beraberliğini hepimiz görmüş ve yaşamışızdır.
İş dünyamız çoğunluğu bu cenderelerden geçen gençlerle çalışmak ve başarılı olmak zorunda. Geçenlerde bir tecrübeli yönetici "Mühendisler üç dört yılda ancak kendilerini buluyorlar" demişti. Bütün branşlarda aşağı yukarı bu durum söz konusu. Batıda bu sürelerin daha kısa olduğunu biliyoruz. Orada çocuğun kabiliyetini, yapısını, bir ölçüde heves ve arzularını dikkate alan bir eğitim ve yönlendirme sistemi var.
İş dünyamız bu açığı süratle kapatmak zorundadır. İşte bunun için bu haftanın ana başlıkları "işe alma", "kariyer planlaması", "performans değerlendirilmesi" gibi uygulamaların ve bunlarla tespit edilen eksikliklerin akıllı eğitim programları ile giderilmesinin büyük önemi var.
Bu hususlarda gerekli gayreti gösteren şirketler daha iyi elemanlar için bir cazibe merkezi olabilirler. Bunun yolu ince ve uzun. Ancak, çalışanların insan yerine konulduğu; açıklık, dürüstlük ve samimiyetin hâkim olduğu; çalışanların kişisel vizyonlarını bütünleştirebilecekleri türden vizyona sahip; adil ve güvenilir bir yönetim kültürünün hâkim olduğu şirketlerin böyle cazibe merkezleri oldukları görülüyor. Herkese gönüllere ferahlık veren çalışma ortamları dilerim. İyi haftalar.

