Kaydet
a- | +A

İlk gençlik yıllarımızda dillerden düşmeyen bir şarkının nakaratını söylerdi biri: "Parayla saadet olmaz..." Sonra buna bir cevap bulundu: "Parasız da olmaz..." Aslında ikisi de doğru. Ancak paranın (şirketler için kâr); tek amaç edinildiği takdirde ele geçen bir şey olmadığı görülüyor. Lider şirketlerin hepsinde bu böyle. Bu yazının başlığı Anton Çehov''un bir sözü. Şirketler için de aynı derecede geçerli.

İnsan hep çok önemliydi elbette. Ancak çağımızın iş dünyasında düşüncenin, beynin, duyguların (kalbin); daha doğrusu insanın değeri çok daha iyi anlaşılıyor. İnsan, duygusu ve düşünceleri ile kişisel kültürünü oluşturuyor. Şirketleri de insanlar tasarlayıp, yönlendiriyor. Yönetici ve çalışanlarının bakış açısı, davranışları ve farklılıkları da şirket kültürünü belirliyor bir anlamda. Şirketlerin misyonu (varlık sebebi), vizyonu (zamanı belirlenerek varmak istenen yer), stratejisi (müşteriler nezdinde şirketi farklı kılan şeyler) şirket kültürünü oluşturuyor. İlk bakışta hiçbiri bilançolara yansımayan bu değerler aslında çok şey değil, her şey demek. Çünkü bunların sağlıklı, doğru, güçlü olması halinde ancak; başarıdan, kârdan söz edilebiliyor.Dikkat edilirse hepsi de insana, yalnız insana ait değerler. Nihai hedef müşteri (insan), onun mutluluğu; yalnız mevcut ihtiyaçların karşılanması değil, onların önceden tespitinin yapılması, gelecekteki arzu ve ihtiyaçların isabetle tahmin edilip ona göre yapılanma gerekliliği olunca ve müşterinin gerçek patron olduğunun bilincine varılınca, artık her şeyin insani olması kaçınılmazlaşıyor.

Müşteriyi kazanmak ve kaybetmemek için misyon, vizyon ve stratejiden oluşan şirket kültürünün, çalışanların tamamı tarafından paylaşılması gerekiyor. Bu ise ancak gönülle olur, inançla olur ve çalışana üretimin bir unsuru olarak değil, onun insan olduğu önceliği ile bakmayı gerektirir. Gerçekleşmesi; söylemesi kadar kolay olmayan, ancak kararlılık ve yeterli kaynak ayrılması koşuluyla imkânsız da olmayan bu hususlarda neyin, nasıl ve kimlerle yapılması gerektiği ciddi bir soru olarak görünmüyor mu sizce de? İstisnanın her insanda, doğru işlenmesi şartıyla, kendini bile hayrete düşürülecek becerilerin varlığı biliniyor. Yüzyıla damgasını vuran en büyük beyinlerinden biri şüphesiz Albert Einstein... O diyor ki "çok zeki değilim, biraz meraklıyım yalnızca!" Eğitim şirketler için bir tercih değil, zorunluluk. Dergileri, kitapları, konu ile ilgili web sitelerini karıştırmak, biraz zahmete katlanmak gerekiyor.

İşe gönülden katılımı amaç edinen İDEM''in bilgi ile beslenmiş, insanı hedef ve konu alan seminerleri değerli katkılar sunmaya devam ediyor. Bilgiyi edinmek, paylaşmak; hedefini belirleyip, uygun strateji ile ve emin adımlarla (ama yavaş değil) başarıya hep birlikte koşmak ve sonuçta mutluluğu da paylaşmayı (zira o da bilgi gibi paylaşılınca artar) dileriz. Aslında yukarıdaki buzdağı her şeyi anlatıyor değil mi?

Kısa kısa * Eğitim alanında faaliyet gösteren Management Centre Türkiye (MCT)''nin eğitmenleri; dünyada eğitim konusundaki gelişmeler ve bunların Türkiye''de uygulanma yöntemlerini beyin fırtınası seanslarında görüşmek amacıyla Saklıköy Country Clup''ta 2 gün süreyle kamptaydı. * Compex 2000 Fuarı''nda 6 Ekim günü, Telsim ve PDR işbirliği ile ülkemize konuk olan, dünyaca ünlü yönetim otoritesi Dr. Cliff Saunders "Kaos, Karmaşıklık ve Teknolojinin Sınırsız Dünyasında Hoş Sürprizler" konusunda birikimlerini konferans katılımcılarına aktardı. Büyük ilgi gören ve katılımcıların interaktif egzersizlerine de yer verilen İstanbul Lütfi Kırdar Rumeli Fuar Merkezi''ndeki konferansta; teknoloji-iş dünyası ilişkisinde ortaya çıkan karmaşıklığın kaynakları, karmaşıklığı yönlendiren yasalar ve bu durumun dünyayı nasıl etkilediği konuları ele alındı. * "Her şey daha iyi olabilir" sloganı ile hareket eden ve Kalbe Endeksli Yönetim Kültürü (KEYK)''nü öngören İDEM (İş Dünyamız Danışmanlık ve Eğitim Merkezi)''in Ekim-2000 seminerleri sürüyor.. "Öğrenmeyi Öğrenmek" 3 Ekim''de, "Değişim Yönetimi" 5 Ekim''de gerçekleştirildi ve katılımcıların büyük beğenisiyle karşılandı.

Şirketlerde başarının olmazsa olmaz koşulu "işe gönülden katılım"ı sağlayan, insan tabiatına uygun bir yönetim kültürünün oluşturulması için eğitim ve danışmanlık hizmeti veren İDEM''in Ekim ayının sonuna kadar; Şirket Kültürü, Yeni Yönetim, Liderlik, Takım Çalışması, Motivasyon, İletişim, Müşteri ve Satış konulu seminerleri gerçekleştirilecek. Radisson SAS Conference & Airport Hotel''de keyif veren bir ortamda gerçeklesen ve yaşanmış örneklerle desteklenen seminerlerde evrensel bilgi ve ulusal değerler esas alınıyor.

AJANDA 09 -10 Ekim, Yöneticiler için Finans Arthur Andersen, 0 (212) 232 12 10 10 Ekim, Şirket Kültürü İDEM, 0 (212) 454 35 35 12 Ekim, Yeni Yönetim İDEM, 0 (212) 454 35 35 13-14 Ekim, Kariyer Planlama Gizmor, 0 (212) 275 87 07 16-18 Ekim, Sosyal Sorumluluk Veritas, 0 (212) 275 51 61

KİTAP Köşesi Yaşayan Şirket "Yaşayan Şirket" adlı eser, üzerinde önemle durulduğu kurumsallaşma, büyüme ve insan kaynağı olgularını irdelemekte ve şirketlerin uzun yaşamalarının hangi koşullara bağlı olduğunu anlatmaktadır.

Rota Yayıncılık

Tel: 0 (212) 288 30 87

İş Dünyamız Sayfası; İDEM Ltd. Şti. Medya Hizmetleri tarafından hazırlanmaktadır. Teklif ve katkılarınız için: Türkiye İş Dünyamız Sayfası, 29 Ekim Cad. No: 23 34530

Yenibosna/İstanbul

Tel: (212) 454 35 35 Fax:(212) 454 38 24

e-mail: bilgi@idem.com.tr İDEM tarafından hazırlanan ve TGRT-FM de bugün saat 12.00'' de yayınlanacak İş Dünyamız programında haftanın konuğu; İhlas Sigorta A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Azası Ayhan Apak ile, yönetim dünyasındaki son trendler ve yeni anlayışlar konuşulacak.

Ne demişler? "Evrende geliştirebileceğinizden emin olabileceğiniz tek bir nokta vardır: kendiniz " Aldous Huxley