Avrupa''nın meşhur kalite otoritesi Türk iş dünyasına seslendi: Adı: Claus Moller. Memleketi: Danimarka. Mesleği: Yönetim Gurusu. 25 yıldır bu işin içinde. Ve son olarak İstanbul''da kişi başı günlük 600 Dolar+KDV karşılığında verdiği konferansta Türk iş dünyasından 350 seçkin katılımcıya "İşe yüreğinizi koyun" dedi. Moller''in bu konferansı; başkanlığını yürüttüğü TMI''ın 40''tan fazla ülkede pek çok farklı kurumda yaptığı kültür değişimi çalışmalarından edindiği tecrübelere dayanıyor. Moller: " Geçmişte kurumlar, müşteriler ve pazar payı konusunda rekabet ederlerdi. Şimdiyse, kurumlar en iyi çalışanları bulmak konusunda rekabet ediyorlar. Hatta gelecekte bu daha fazla böyle olacak. En iyi insanları bünyesinde toplayabilen ve ellerinden gelenin en iyisi yapmaları konusunda onları yüreklendiren bir kurum yalnızca profesyonel anlamda etkili değil; duygusal anlamda da etkili sayılır." dedi. Duygusal anlamda zeki kurumlar, Moller''in "Kurumdaşlık" adını verdiği kültüre sahiptir. Kurumdaşlık, herkesin sorumluluk, bağlılık, inisiyatif, güven ve enerji sergilediği özel bir bağlılık türüdür. Kurumdaşlık sergileyen kişiler yalnızca profesyonel anlamda etkili değil; duygusal anlamda da etkindirler. Yaptıkları iş ne olursa olsun, ellerinden gelenin en iyisini yapmaya isteklidirler ve işe yüreklerini koyarlar. Moller''e göre; "Kurumsal duygusal zekayı uygulayarak, kurumda herkesin yeteneklerinden en iyi şekilde yararlanabilmek, insan sermayesini büyütebilmek, daha iyi sonuçlar çıkarabilmek mümkündür." Claus Moller, 36 ülkedeki ofisleri ile, eğitim ve danışmanlık sektöründe dünyanın önde gelen firmalarından biri olan ve dünyadaki en büyük değişim projelerinde rol oynayan TMI (Time Manager International)''ın kurucusu, Time Manager felsefesinin buluşçusudur. TMI, 1988 yılında Avrupa Topluluğu ESIF raporu ile Avrupa''nın 1 numaralı eğitim ve danışmanlık kuruluşu seçilmiştir. Claus Möller, Time Manager felsefesini ve planlama aracını geliştirmesinin yanısıra "Hizmet Yönetimi" alanında öncülük ettiği, özgün "Önce İnsan" yaklaşımı ile tanınmaktadır. "Hizmet Yönetimi" alanına yeni bir soluk getiren "Önce İnsan" felsefesi dünyada birçok kuruluş tarafından uygulanmış, büyük yankılar uyandırmıştır. "Heart Workö-İşe Yüreğini Koy" konferansı, Claus Moller''in Türkiye''de verdiği 7. konferansı kendine özgü anlatımı ve canlı üslubuyla, bireylere, takımlara ve kurumlara başarı kazanmalarında ve kurumlara insan sermayesinin değerini arttırmalarında yardımcı olacak yeni bir TMI kavramını anlattı. İşe gelirken yüreğinizi vestiyere mi bırakıyorsunuz ? * Okulda öğrendiklerimiz "gerçekler dünyasında" gerekli olan etkili olma ve becerileridir. "Duygular dünyasında" karşılaştığımız güçlükleri nasıl çözeceğimizi öğrenmiyoruz. * Araştırmalar "okul birincisi" olmanın bugünün dünyasının şartlarını karşılamadığını gösteriyor. Duygusal yönden de zeki olmayı öğrenmemiz gerekiyor. * İnsanlar gibi, kurumların da bir "duygusal ve sosyal yaşamı" var. Bu yaşamın şirketin başarısı üzerindeki önemi çok büyük. Bazı duygular "dinamik duygular" şirket için iyiyken, bazı duygular şirket için ölümcül olabiliyor. * Tüm çalışanların (gerek yönetim gerekse diğer çalışanlar) bu kurumsal duyguların farkında olması şirketler için hayati önem taşıyor. Duygusal yönden zeki kurumlar, bu duyguları düzenli olarak gözden geçiren ve mümkün olduğunca erken müdahale edebilen kurumlardır. * Kurumun duygusal ve sosyal yaşamı, orada çalışanların her gün içinde bulunduğu durumdur. Bu yaşam, şirketin müşterileri tarafından da kolaylıkla hissedilir ve müşteri sadakati üzerinde çok büyük etkisi vardır. Ama genellikle bu durum, yöneticiler tarafından kolay kolay algılanamadığı için, gerektiği durumlarda önlem almak da imkansız hale gelir. Esnek olmayan kırılır... Türkiye Metal Sanayiciler Sendikası (MESS) tarafından düzenlenen "Modern Zamanlardan Yaşamın Renklerine" adlı etkinlikte, işletmelerin rekabette başarılı olmalarının anahtarı haline gelen çalışma yaşamında esneklik gündeme getirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan MESS Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Karakoyunlu, bilginin değişimi hızlandırdığı üçüncü binyılda ancak akıl ve sağduyuyla hareket edenlerin başarıya ulaşacaklarını dile getirdi. Toplantıda "Çalışma Yaşamında Dönüşümler" başlıklı bir sunum yapan Prof. Dr. Haluk Erkut, esnek organizasyonun, düşünen, öğrenen ve kendi kendini yeniden biçimlendirebilen organizasyon olduğunu ifade etti. Arçelik İnsan Kaynakları ve Kalite Sistemleri Direktörü Kemal Tuğcu, dünya platformunda rekabet eden bir kuruluşun yöneticisi olarak, bugünün koşullarında ayakta kalmanın sırrının esneklikte gizli olduğunu vurguladı. Son olarak söz alan MESS Genel Sekreter Yardımcısı Dilek Kurt sunumunda, toplantıya adını veren Charlie Chaplin''in "Modern Zamanlar" filmi eşliğinde birbirine zıt kavramlar gibi gözüken çalışma yaşamıyla sanatın renklerini harmanladı. Benim fabrikam İ.d.e.a.''nın organizasyonuyla Mitsou Sakaguchi tarafından sunulan "TPM (Toplam Üretken Bakım) ile Yüksek Performans" adlı seminerde: İ.d.e.a. Genel Müdürü Yalçın İpbüken "TPM sisteminin temelinde yönetimin sahaya inmesi yani atölyeye inmesi olduğunu ve personele "Benim fabrikam", "Benim makinam" düşüncesini kazandırmak olduğunu söyledi. Sakaguchi ise "Üretimde meydana gelen kayıpların sorumlusu makinalar değil insanlardır. Bu nedenle insanların düşünce tarzının değiştirilmesi lazımdır." dedi. Konferanstan sıradışı notlar Ünlü yönetim gurusu Claus Moller''in konferansından aldığımız notlar: * Değişmek gerekli olmadan önce değişmek gerekli. * Dünya nüfusunun % 80''i kendini içten motive eden tipte değil. Çalışanların ancak 10''da 2''si işe yüreğini götürüyor. * AB''de şirketlerde çalışanların % 28''i önümüzdeki 2 yılda işten ayrılacaklar. * Rakamlara, bilançoya değil, arkasındaki onu oluşturan insanlara bakılmalı. * Bina temizliği, araç bakımı için çok zaman harcanıyor. Fakat insan bakımı (eğitimi, geliştirilmesi) için yeterli para harcanmıyor. * Geleceğin başarılı şirketleri, başarılı insanları elinde tutan ve onları motive eden şirketler olacak. * Çok başarılı olan insanlar; * Kendi güçlü yanlarını biliyor * Zaaflarını biliyor * Güçlü yönlerini sermaye olarak kullanıyor * Zaaflarını telafi ediyorlar * İnsan yönetici olunca öğrenmeyi ve çalışmayı kesiyor. * Hiç kimse sizin izniniz olmadan size zarar veremez. * Duygular sizi değil siz duygularınızı yönetin. * Okullarda konuşmak, okumak, yazmak öğretilirken, dinlemek öğretilmiyor. * Duygusal zekası yüksek olan insanların gerek iş gerekse özel hayatlarında başarıya ulaşma şansları çok daha yüksek. Duygusal zekası yüksek şirketlerin özellikleri * İnsan faktörünü ön plana çıkarır * Çalışanların hem beynine hem yüreğine hitap eder * İnsanların duygu, düşünce, öngörü ve ihtiyaçlarına saygı gösterir * Tehdit altında olan insanın yeniliğe açık olmayacağını bilir * Kendine değer verilen insanın daha verimli olduğu gerçeği kabul edilir * Bu tür şirketler cazibe merkezi haline gelir * Sadık çalışanların, sadık müşterileri getireceği, müşterilerin de başarı anlamına geldiği kabul edilir. Duygusal zekanın beş temeli * Kişinin kendi duygularını tanıması * Kendi duygularını yönetebilmesi * Öz-motivasyon * Başkalarının duygularını anlayabilme * Başkalarıyla ilişkilerini yönetebilme AJANDA 27 Haziran, Değişim Yönetimi İDEM, 0 (212) 454 35 35 28 Haziran, Kâr Modelleri FED, 0 (212) 284 42 84 29-30 Haziran, Proje Yönetimi Makro, 0 (212) 211 09 69 29-30 Haziran, Acil Durum Planlaması BV, 0 (212) 275 51 61 30 Haziran, Takım Çalışması İDEM, 0 (212) 454 35 35 30 Haziran, Yeni Yönetim Yöntek, 0 (216) 385 90 64 Ne demişler? "Kurumsal mükemmelliğin en iyi göstergesi; en iyi çalışanları bulmak, işe almak, eğitmek ve elde tutmaktır." Claus Moller İş Dünyamız sayfası; İDEM Danışmanlık ve Eğitim Merkezi tarafından hazırlanmaktadır. Teklif ve katkılarınız için: Türkiye İş Dünyamız Sayfası, 29 Ekim Cad. No: 23 34530 Yenibosna/İstanbul Tel: (212) 454 35 35 Fax: (212) 454 38 24 www.isdunyamiz.com e-mail: bilgi@idem.com.tr

