Adam, bir iki sinirli ve huzursuz dönüşler yaptı kendi etrafında. Sonra hızla dışarı fırladı!..
Adam poşeti aldı, evirdi çevirdi, Hale’nin defalarca yaptığı gibi yatağın üstüne döktü. Bir kibrit kutusunu alıp kulağına yaklaştırarak salladı. Sonra açtı.
“Dükkâna ilk girecek müşteri erkek ise, o da seviyor… Caddeden kamyonet geçerse seviyor… Radyoda sıradaki şarkıyı kadın söylerse seviyor… diye sürekli ‘papatya falı’ açmaktır aşk…”
Kutu ile kâğıdı hızla yatağın üzerine atarak, bir başkasına hamle etti:
“Haksız yere idama giden ümitsiz bir masum için son anda yetişen adaletin değeri ne ise sen de benim için öylesin. Orhan”
Ellerini beline koydu, başını yere eğmiş kadına tükürür gibi baktı.
Bekledi… Düşündü… Bir iki sinirli ve huzursuz dönüşler yaptı kendi etrafında. Sonra hızla dışarı fırladı.
Odunluğa gitti. Ahşap merdiveni duvara dayadı. İhtilalden sonra kulübenin iç tavanında yaptığı özel bölmeyi açtı, tabancasını aldı.
Bahçede durdu bir süre. Alev uzun kuyruğunu hızlı hızlı sallayarak yaklaştı, kokladı, dudaklarıyla ayaklarına dokundu.
Nahit, ev sahibesi Perihan’ın elinde bir teneke külü çıkarıp bahçenin kenarına dökmesini izledi. Kendi evine baktı. Kızının güzel yüzü geldi gözünün önüne.
Dönüp demir kapıdan çıktı.
***
Hale, yıllar sonra bir kez daha bir askerî aracın içindeydi.
Seneler önce köyüne dönecekken ihtilale hazırlanan askerlere yakalanmış, hayatı tümüyle değişmişti.
Acısu köyünde, ikiziyle birlikte dereye paralel uzayan şose yoldan geçen askerî araçların peşinden koşmalarını, tozla karışık benzin kokusunu burunlarına çekmelerini hatırladı. Nefes nefese kalırlardı. Önce Halime pes ederdi. Hale, kardeşine ne kadar fark atacağını görmek için var gücüyle biraz daha koşar, sonra göğsünü tuta tuta yere çömelirdi...
Cinayetin detaylarını, ifade için götürüldüğü yerde öğrendi.
Nahit hışımla bakkala girmiş, “Sen ne hakla…” demeye kalmamış, Orhan peynir tenekesinin içindeki koca bıçağı alıp saldırmıştı. Nahit tabancasını çekmeye fırsat bulamadan yere yığılmıştı.
Caddede devriye gezen askerler hemen Orhan’ı alıp götürmüştü. Eski öğretmen bakkal Orhan, siyasi tutuklu olarak yattığı cezaevine bu kez katil olarak girmişti.
Hale ifadesi alındıktan sonra, suçsuz bulunup evine gönderilmişti...
***
Orhan’ın Türk Ceza Kanunu’nun 25. Maddesini tanzim eden “Meşru Müdafaadan” yargılandığını ve 10 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldığını Nurettin’den öğrenmişti.
Nurettin, ev sahibiydi. Perihan’ın Almanya’dan izne gelen kocası… Karısı Perihan’la birlikte Hale’yi kocasının mezarına götürürken yolda, takside söyledi Nurettin. DEVAMI YARIN

