Kaydet
a- | +A

Gün olmuyor ki, Konya''dan yeni bir çok ortaklı holding kuruluşu haberi gelmesin. Son verilere göre bu ildeki çok ortaklı şirketlerin sayısı 50''yi aştı. Ancak konunun taraftarı veya karşıtı olsun hemen herkes, bu konuda endişeli bir bekleyişe girdi. Çünkü bir projesi ve yeterli tecrübesi olmayan her önüne gelen, "Parayı toplayalım gerisi kolay" mantığı ile holding kuruyor. İşte böyle girişimler arasında proje tabanlı, bilgi ve tecrübenin ışığında şekillenen şirketler daha da önem kazanıyor. Buna iyi bir örnek olarak Konya Sanayi Holding''i (KSH) gösterebiliriz. Çünkü; * Bir Proje Girişimi: KSH, otomotiv yan sanayiinde faaliyet gösteren KOBİ''lerin ürünlerini bir marka ve ambalajla pazarlamak üzere geliştirilmiş bir proje organizasyonu. * Bildiği İşi Yapıyor: Kurucusu Mehmet Emin Polat''ın yaklaşık 20 yıldır yaptığı oto yedek parça pazarlamacılığı işinden hareketle otomotiv yan sanayi konusunda faaliyet gösteriyor. * Bir Alana Odaklanıyor: Rekabet uzmanı Michael Porter''in, "Bir numaralı olamadığınız pazar sizin değildir. Bunun da yolu bir alanda uzmanlaşmaktır" tespiti doğrultusunda sadece oto yan sanayi pazarlama ve satışı konusunda yoğunlaşıyor. * Üretim Yapmıyor: 21. yüzyılın pazarlama, sunum ve servis çağı olduğunu belirten KSH Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Polat, sektörde kapasite kullanımının yüzde 50 olduğunu, bu nedenle üretim yerine üretilenleri pazarlamayı kendilerine misyon edindiklerini belirtiyor. * Bu örneğin ayrıntılarını ''Başarı Güçbirliği''nde adlı kitaptan okuyabilirsiniz.

Faiz ve enflasyon Türkiye''de yüksek faizin enflasyonu azdırdığına inanılır ama iktisat biliminin ve en gelişmiş pazar ekonomilerinin bu konudaki bilinen kuralı böyle değil. Örneğin ABD''de enflasyon yükseliyorsa hemen faizleri yukarı kaldırırlar. Böylece faiz yükselince enflasyon geriler. Bütün olumsuzluklara rağmen Türkiye''de enflasyon uzun zamandan beri sürpriz yapmıyorsa bunun da sebebi faizlerin yüksek oluşuydu.

Faizlerimiz çok yüksek olduğu için enflasyon canavarımız büyük ölçüde sıkıntı geçirdi. Ancak, faizlerin 3 haftadır düşmeye başladığını ve bunun enflasyona nasıl yansıyacağını kimse merak etmiyor. Hatta "faizler geriliyor öyleyse enflasyon da gerilemeye devam eder" sanılıyor. Bu noktada dikkatli olmak lazım. Çünkü Türkiye''nin makro dengeleri ne iktisat bilimiyle ne de gelişmiş ülkelerin geleneksel makro dengeleriyle her bakımdan örtüşmüyor. Bir kere dış piyasalardan gelecek diye umduğumuz kaynağın çok büyük bölümü sadece yüksek reel faiz için gelir. O yoksa gelmeyebilir. İkincisi, hem kaynak girmez hem de faizler inerse içerde ''dolarizasyon'' başlayabilir ki, bu da pek sağlıklı değil. Bütün bunları Merkez Bankası ve Hazine uzmanları da çok iyi biliyorlar. O yüzden bizim faizlerle enflasyon arasındaki makasın çok fazla kapanmasını beklemeyin...

Çok ''kaliteli'' alkışlar Eczacıbaşı Holding, kalite yolculuğundaki iddiasını bu sene de kanıtladı. Holding şirketlerinden Askaynak, KOBİ dalında TÜSİAD KalDer Ulusal Kalite Büyük Ödülü''nü kazandı. Ödül töreninde tabii olarak herkes Eczacıbaşı çalışanlarını, yöneticilerini ve patronunu alkışladı. Bülent Eczacıbaşı ve eşi Oya da Askaynak işçilerinin sevincine katıldılar ve büyük heyacanla kalite ödülünü alkışladılar. İzleyenler, şirketleri 3 yıldır kalite ödülü alan Eczacıbaşı Holding''in patronunun ve eşinin coşkulu alkışları için ''işte Türkiye''nin en kaliteli alkışları'' şeklinde yorum yaptı.

Ali Bey konuşur ama... Ali Koç hem Koç Holding''in hem de medyanın yıldızı. Çünkü, insanlarla arasına duvar koymayı pek sevmiyor. Onun bu özelliği genellikle yeni tanıştığı insanlarda hoş bir şaşkınlığa da sebep oluyor. Gazeteciler ise diyalog kurar kurmaz hemen Koç Holding ya da gündemdeki konularla ilgili sorular sormaya çalışıyorlar. Hatta ''bir röportaj'' deyip söze giriyorlar. Ama bilmiyorlar ki, Ali Koç bu konuda çok tecrübeli. Hatta çok iyi tanıştığı gazetecilerin sorularına bile çok dikkatli cevaplar veriyor. Bu yüzden de bazen gazeteciler soracakları soruları çok çabuk tüketebiliyorlar. Bizden söylemesi..

Ambargoyla doğan fabrika Yıl 1974. Kıbrıs''ı kurtarıyoruz diye bize ambargo uygulanıyor. Birçok temel ihtiyaç maddesi ve sanayi ürünü o dönemde ''mecburen'' içerde üretilmeye başlandı. İşte ETK Kablo da bu ambargonun bize bir hediyesi oldu. Yılmaz İnşaat''ın kurduğu ETK Kablo fabrikası, konusunda o günden bugüne yeraltı şebekelerinin ihtiyacı olan türde toplam kablo miktarının yüzde 18''ini tek başına karşıladı. Yılmaz İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Yılmaz, "Biz önceleri ihtiyacımız olan kabloyu ithal ediyorduk. O dönemde Denizli, İstanbul ve İzmir''in telefon şebekelerini kuruyorduk. Ambargo başlayınca ihtiyacımız olan malzemeyi kendimiz üretmeye karar verdik ve fabrikayı kurduk. Böylece sanayici olduk. Sanayiciliğimiz o günden beri kesintisiz sürdü. Şu anda malzemedeki kalite belgelerimize ek oralar şebeke inşaatı hizmetimiz için 9002 kalite belgemiz de var" dedi.

Denktaş''ın tutkusu... Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş''ın aynı zamanda ''bir fotoğraf sanatçısı'' olduğunu bilmeyen kalmadı. Ancak Denktaş''ın bu hobisi o kadar güçlü ki, bir devlet adamı olarak işini yaparken bile fotoğraf çekmeden duramıyor. İşte bir toplantıda Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel ve KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş birlikteler. Konuştular, dertleştiler ve Denktaş koleksiyonundaki o güzel makinalardan birisini çıkardı. Demirel''in fotoğrafını çekti. Ne diyelim O, yavru vatan için yaptıklarıyla tarih yazan bir kahraman. Şimdi, yazdıklarını fotoğraflıyor...

Not... Not... Not... Abbas Bey''e teşekkürler MHP Iğdır Milletvekili Abbas Bozyel, 21. yüzyılın Türk yüzyılı olacağına inananlardan. Ancak o bu konuda hayal kurmak yerine stratejiler de düşünüyor ve bunları mensubu olduğu TBMM''de sık sık dile getiriyor. Keşke milletvekillerimizin benzer faaliyetleri çoğalsa.. Bozyel''in Türkiye''nin, Türk devletleri ve Türk toplulukları ile birlikte 21. yüzyıla ekonomik ve siyasi açıdan damga vurabilmesi için formülleştirdiği önerileri özetle şöyle: * Ulaşım ve taşımacılık, ekonomik birlik, milli birlik ve milli güvenlik açılarından büyük önem taşıyor. Bu konularda Türk devletlerinin altyapıları birbirine uyumlu olmalı. Otoyol, demiryolu, hava yolu, su yolu, boru hatları ve enerji taşımacılığı için etkin işbirliği şart. * Stratejik bir enerji politikası şart. Bu konuda revizyona gidilmeli.

* Askeri işbirliği, silah sanayiinin gelişmesini ve bağımsızlaşmasını sağlayabilir. * Bankacılık ve finans sistemi ortak ve entegre hale getirilmeli. * Sağlık hizmetleri konusunda koordinasyona gidilmeli * Haberleşme ve medya alanında yeni ve uzun vadeli hedefler belirlenmeli. * Ortak ticaret hukuku tesis edilmeli. * Emniyet ve adliye teşkilatları arasında işbirliği geliştirilmeli. * Avrupa Birliği''ne benzer bir Ortaasya Türk Birliği kurulmalı