Kaydet
a- | +A

Hilton''da bir gece ansızın çok önemli bir holdingin CEO''su ile karşılaştık (CEO:Genel Koordinatör). Ayak üstü Türk Telekom ihalesine neden ilgisiz kalındığını sordum. CEO''nun cevabı çok güzeldi ancak, cevaptan sonra ekledi: "Adımı yazarsanız hem patronum hem de bürokratlar ile aram açılır." Her neyse bu CEO''nun adını asla vermem. Ancak ihaleyle ilgili verdiği cevabı da herkesin duyması gerekiyor. CEO dedi ki; "Şartname yabancı ortak şartı koymuş. Ancak yabancılar da (yüzde 51''lik bir hisse satışı yoksa asla girmeyiz) diyorlar. Bu durumu Türk Telekom ihalesini açanlar da biliyor. Herhalde satmaya niyetleri yok." Umarız öyle değildir... Öyle değilse yeni halede bazı şeyler değişebilir.

Kulağımıza gelenler

Bir internet şirketi fena faka basmış İnternet''te domain ya da isim hakkı hikayelerini artık herkes biliyor. Bir şirketin isim hakkını biri alır sonra pahalıya o şirkete kendi internet ismini pahalıya satar v.s. Ancak, biz koskoca bir internet şirketinin başına gelen ve o şirkete 1 milyon dolara mal olan bir hikaye duyduk. Elbette şirket adı vermeyeceğiz. Ancak yenilerin arasında diyebiliriz. Bu internet şirketi kendi adına reklamlarını yapmış yayına başlamış v.s. Ancak tam da herşey yolunda giderken bizim kurnaz domain tüccari daha önce satın alıp tescil ettirdiği isim hakkı için mahkemeye başvurup bu sitenin yayınını durdurmuş. Bu internet şirket ile sıkı bir pazarlığa girişmiş. Pazarlık sonucunda 1 milyon doları almış ve mahkemeden vazgeçmiş. Site de tekrar yayına başlayabilmiş. O kapalı kaldığı günlerde ise sitenin adresi yazılınca aynı grubun yeni açılan bir haber portalına girilebilmiş. Böylece sözkonusu mahkeme ve 1 milyon dolar hikayesi hiç kimseye duyurulmamış...

Bu fıkrayı duymayan kaldı mı? İlhan Kesici hem geçmişi hem de geleceği iyi olan bir siyaset adamı. Ancak, Kesici''nin hitap ettiği kalabalıklara hep aynı fıkrayı anlattığı önce Şükrullah Dolu''nun dikkatini çekti. Çünkü önceleri, (hemşehri olduğu için) İlhan Kesici''nin konuşmacı olarak katıldığı toplantılara her gidişinde yeni birşeyler duyma ve bize bunları anlatma hevesindeydi. Ancak, Kesici''nin dinleyenlere genellikle aynı fıkrayı anlattığını kısa sürede keşfetti ve "Artık bu fıkrayı duymayan kaldıysa yazalım herkes duysun. İlhan Bey de bir daha anlatmasın" dedi.

Fıkra rekabetle ilgili: Bir Japon ile bir Amerikalı Afrika''da safariye katılır. Bir süre sonra kaybolurlar ve birlikte yürümeye başlarlar. O sırada bir haftadır aç sefil dolaşan bir aslan da onları keşfeder. Kükrer ve iki kafadara doğru koşmaya başlar. Japon, aslanı görünce çantasından spor ayakkabılarını çıkarıp giymeye koyulur. Amerikalı gülerek sorar, "Bu ayakkabıları giyince aslandan daha hızlı koşabileceğini mi sanıyorsun". Japon''un cevabı çok ilginçtir: "Aslan''dan hızlı koşamam ama en azından senden daha hızlı koşarım..."

Liberal sağa yatırım başlıyor Türkiye muhafazakar sağcılıkta pek fazla istikrar bulamadı ya. Bu yüzden bir taraftan sağ kanadın iyice sağındakiler merkeze kaymaya çalışıyor, bir taraftan da geçmişte merkez sağın patronu olanlar "yeni oluşumlar" planlıyor. Peki bu hikayenin iş dünyası ile ilgisi ne? İlgisini biraz açalım: Son zamanlarda konuştuğumuz bazı işadamları bir eski siyasetçinin çok zengin ve güçlü bir işadamı lobisine "Tercüman''ı ya da Tercüman gibi bir gazeteyi çıkarın" dediğini söylüyorlar. Hesap şu, 1999 seçim sonuçlarına göre, siyasetin sağ tarafında kalan seçmen oranı yüzde 60. DSP''yi hepten sol sayamayacağımıza göre klasik sağcı yelpazedeki seçmen oranın yine yüzde 70''e yakın olduğu ortaya çıkıyor. Sağda merkeze yöneliş önümüzdeki dönemde hızlanacak. Bu hızlanmayı bir hedefe yönlendirmek için de ''kayıtsız şartsız medya desteği'' gerekiyor. Bazı siyasiler böyle hesap yapmışlar, bazı işadamları da bu hesaba inanmışlar. Halbuki medya işi çok zordur. Bu sektörün patronları bu zorluğu çok iyi bilirler. Ancak bilmeyen işadamlarına bunu anlatmak daha da zordur.. Elbette, bundan da zor olan 4 partili sağ kanadı Turgut Özal gibi birleştireceğine inanmak olsa gerek...

NOT: Geçen haftaki Eko-Life''da Fehriye Erdal konusunda Türk iş dünyasının yeterince kurumsal tepki vermediğini yazmıştık. TÜSİAD, TOBB ve bazı odalar Belçika Ulusal Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu Başkanı

Guido Peleman''ı mektup yağmuruna tuttular...