Eğer konu Güneydoğu ve para olursa herkesin aklına önce "ağa"lık gelir. Elbette iyi ağalar da olmuştur. Ancak yine de feodal bir düzen ve eski usule göre toprak sahipliği ile ağalık düşünüldüğünde akla pek iyi şeyler gelmez. Önümüzdeki 10 yılda bu geleneksel ''ağa''lıkın da ortadan kalkması mümkün. Çünkü ne kadar eleştirilse de GAP bölgeyi özel sektör için cazibe merkezi haline getiriyor. Referans sayılabilecek isimler bölgeyi mesken tutmaya başladı bile. Ancak çok ilginç ve çok büyük bir yatırım projesi var ki GAP''ı tam manasıyla ''GAP''sıyor. Alarko''nun ''tarım teknoparkı'' GAPROPARK projesinden bahsediyoruz. GAPROPARK şimdi hayal gibi gelse de aslında GAP''ın tüm üretici, tüccar ve teknoloji taraflarını kapsadığı için bizce çok gerçekçi. Hem bölgedeki yeni dönemle ilgilenen yabancı sermaye için derlitoplu güvenli bir yatırım imkanı sağlıyor, hem de tarımsal üretimin en son teknolojilerle pazarın ihtiyaçlarına göre düzenlenmesini hedefliyor. Bu proje için önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 4 milyar dolar yatırım yapılacak. Teknopark için 25 bin dönüm arazide 50 bin kişi istihdam edilecek ve 150 bin nüfuslu yeni bir kent kurulacak.
LycraSA''dan haber çıkmadı DuPont''un Lycra''sı son yıllarda tekstilin en önemli ürünü ve bu ürünün kullanımı hızla yaygınlaşıyor. Yani Lycra DuPont''un en kârlı işlerinden biri. Şimdi Lycra''lı kumaşlar üretenler için Lycra üretecek bir fabrika gündemde. Bu fabrika için Türkiye''nin de aday olduğunu biz aylar önce duyurmuştuk. Geçen hafta konu yine gündeme geldi. Tartışma ya Çin ya Türkiye boyutuyla yapıldı. DuPont Lycra Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Dieter Siegel "Eğer, kararlar sadece bana kalsa yüzde 90 Türkiye diyebilirim. Ama, Türkiye''nin şansının yüksek olduğunu söyleyebilirim" demiş. Buraya kadar iyi de bu işin Sabancı ile ilgisi ne?DuPont bir dünya devi ve bu devin bazı üretim konularında Sabancı ile ortaklıkları çok ciddi boyutlara ulaştı. Üçüncü ülkelerde ortak yatırımlar da yaptılar. Bu yüzden Lycra üretimi için yapılacak yatırımda Sabancı''nın yerini merak ediyoruz. DuPont belki çok kârlı gördüğü için bu yatırımı tek başına yapmayı düşünebilir. Ancak, Türkiye''yi iyi tanıyan herkes böyle bir yatırımın Sabancı ile çok daha başarılı olacağını biliyor..
Rahmi Bey''in ince mesajı Bu hafta Güneydoğu ile başladık onunla devam edelim. Malum Koç Holding ve Ata Grubu Harran Ovası''nda entegre süt ve et besi tesisi kurdu. Ancak bu tesis için kullanılan arazi ''mülkiyet'' açısından ince bir mesaj taşıyordu. Bu mesajı da bizzat Rahmi Koç verdi. Rahmi Bey, tesis için 700 dönüm arazi kullandıklarını belirterek, "Ancak biz bu arazinin sadece 500 dönümünü satın aldık. 200 dönümünü ise kiraladık. Normalde kullandığımız arazinin tümünü satın alırdık ama herkes (Koç Güneydoğu''da arazi peşinde) diye konuşurdu. Bunu önlemek istedik" dedi. Malum öteden beri bazı holdingler hep arazi rantı peşinde koşmakla suçlanır. GAP''ın Güneydoğu''ya getirebileceği katma değerin de ''arazi rantı''na dönüştürülmemesi çok önemli. Çünkü neredeyse yüzyıllardır bölgeye yatırımın önünde hep birtakım engeller oldu. Şimdi de Rahmi Bey''in işaret ettiği ''arazi rantı engeli'' çıkmasın..
Talimhane''nin ''risk-fırsat'' üstadı Turgay Ciner''in medya atağı bomba gibi patladı. Büyük çoğunluk da bu gelişmeyi sürpriz olarak değerlendiriyor. Ancak, Turgay Ciner''i biraz ayrıntılı tanıyanlar onun riski ve fırsatı en iyi analiz eden Türk girişimcilerinden birisi olduğunu bilir. Ciner''in girişimci geçmişindeki trend aynen şöyle; ticaret, sanayi, tekstil, hizmet sektörü, sermaye piyasası, borsa, finans, enerji ve şimdi yeni ekonomi.. Turgay Ciner''in Park Grubu yılda 700 milyon dolar ciro yapıyor ve 7 bin çalışanı var. Turgay Bey 1956 Hopa doğumlu. Okul yıllarında çay ocaklarında çıraklık bile yapmış. Üniversite yıllarında oto yedek parçacılığı ticaretine başlamış. İstanbul Talimhane''de dükkan açmış.1984''te Mercedes ithalatına başlamış. Sonrası çok uzun ve başarı dolu bir öykü. Ancak öykünün en dikkat çeken yönü ''fırsat ve risk'' ilişkisinin çok iyi analiz edilmiş olması. Borsacılar bunun ne demek olduğunu en çok da Turgay Bey''in Havaş, Ceytaş ve Park Tekstil''inden öğrenmediler mi?. Zaten Turgay Ciner de, "Referansım 42 yıldır değişmeyen adresim Talimhane" diyor. Tabii ki Talimhane''nin ''talim''ini vurgulayarak.
Euro''da ne demiştik? 1 Ekim tarihli Türkiye Gazetesi''nde ''Euro korkutuyor'' demiştik. Müdahalenin başarısız olacağını ve Euro''nun tekrar 0,8500 dolar seviyesinin altına döneceğini anlatmıştık. Ne yazık ki bu gerçekleşti. Üstelik ''spekülatörlerin merkez bankalarına euro satmak için müdahale lehinde gaz verdiklerini de'' anlatmıştık. 1992''deki George Soros - İngiliz Merkez Bankası savaşını hatırlatmıştık. Ne diyelim tarihin tekerrür etmemesi için başka ne yapalım?

