Ramazan ayında insanlarla iyi geçinmelidir. Herkese iyi davranmalı. İnsanlara yapılacak en faydalı iyilik, en kıymetli hediye, tatlı dil ve güler yüzdür.
Sabır, ibadet ve kulluk vazifelerini yapmakta kararlılık ve sebat göstermek, nefsin günah işleme arzusuna direnmek, bela ve musibetler karşısında sebeplere yapışmakla birlikte kadere rıza göstermek demektir.
Sabretmek, kurtuluşa, başarıya götüren güzel bir huydur. Onun için atalarımız, (Sabır acı ise de meyvesi tatlıdır), (Sabır selamettir), demişlerdir.
Sabırlı olmak ve herkesle iyi geçinmek her zaman kıymetlidir. Ramazan ayında ise daha kıymetlidir. Sabır, güzel huylardandır. Bütün hayırların, iyiliklerin başıdır. Her iyiliğe sabırla ulaşılır. İyi bir insan, iyi bir Müslüman olmak, sabırla ele geçer. Sabırlı olanı Allahü teâlâ da kulları da sever.
Ramazan ayında insanlarla iyi geçinmelidir. Herkese iyi davranmalı. İnsanlara yapılacak en faydalı iyilik, en kıymetli hediye, tatlı dil ve güler yüzdür.
Kimse ile münakaşa etmemelidir! Münakaşa; dostluğu azaltır, düşmanlığı arttırır. Herkese karşı iyi huylu olmalı, yumuşak söylemeli; kızarak, suçlayarak, azarlayarak sert söylememelidir!
Büyüklerimize saygılı, küçüklerimize şefkatli olmalı ve akranlarımıza değer vermeliyiz. Yaptığımız iyiliği ve bize yapılan kötülüğü unutmalı, kibirden sakınmalı, doğru sözü kabul etmeli, hatamızı söyleyene teşekkür etmeli, münakaşa etmemeliyiz. Kendimizi hep haklı görmemeli, hata ve kusuru hep başkasında aramamalıyız. Kendi kusurları ile uğraşan, başkasının kusurları ile uğraşmaya fırsat bulamaz.
Hayatın fâni olduğunu bilen bir kimse, insanlarla her zaman iyi geçinir. Basit meseleleri büyütmez. Öfkesine hâkim olur. Böyle kimseden, Allahü teâlâ da kulları da razıdır. Vefat ettiklerinde herkes onları rahmetle, hayırla anar.
Kimsenin kalbini kırmamalı. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Bir Müslümanın kalbini kırmak, haksız olarak incitmek, Kâbe’yi yetmiş kere yıkmaktan daha günahtır.” [Rıyad-un-nasihin]
Büyük âlim ve veli İmam-ı Rabbani hazretleri de buyurdu ki:
"Sakınınız, sakınınız, kalp kırmaktan pek sakınınız! Allahü teâlâyı en ziyade inciten küfürden sonra, kalp kırmak gibi büyük günah yoktur. Çünkü, Allahü teâlâya ulaşan şeylerin en yakın olanı kalptir."
Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretlerinin vasiyetnamesinin son satırı şöyledir: “Hiç kimsenin kalbini incitmeyin.”
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: “Kalb kırmak çok günah olduğu gibi, o kalbi yapmak yani gönül almak da büyük sevaptır. Kimsenin kalbini kırmamalı, her müminin duasını almaya çalışmalıdır.”
Herkes her fırsatta, herkesle helalleşmeli ve birbirinin duasını almalı. Bilhassa evlat, ana-babanın, karı-koca da birbirinin duasını almalı. Evlilikte de kul hakkından çok korkmalı. Birbirinin haklarını gözetmeli. Birbirine saygılı olmalı. Birbirini üzmemeli. Asık çehreli olmamalı. Öfkeli ve sert bakmamalı. Kızarak, aşağılayarak, suçlayarak konuşmamalı. Mutlaka her şeyde bir hata bulma, tenkit etme, suçlama, azarlama hâli üzere olmamalı.
Allahü teâlâ hepimize sabırlı olmayı ve herkesle iyi geçinmeyi nasip eylesin. Âmin.

