Kaydet
a- | +A

Coşkun, Alev''i görünce hemen yanına yaklaştı. Ötekilerin duymayacağı bir şekilde: - Nasılsınız? Bir sıkıntınız yok değil mi? Yüzünüz epey geçmiş... Alev gülümsedi: - Teşekkür ederim. Çok naziksiniz. Daha iyiyim. Biraz daha zaman geçse daha da iyi olacağım muhakkak.

Coşkun gülümsedi: - Ondan hiç şüphem yok, bir an önce iyi olun, çünkü gülmek size çok yakışıyor. İnsanın içi açılıyor siz güldüğünüz zaman. Yapabileceğim bir yardım varsa hazırım. Alev kibarca başını eğdi: - Sağ olun Coşkun Bey, siz en büyük yardımı yaptınız bana. Omuzlarını kaldırdı genç doktor: - Ben görevimi yaptım, sadece biraz çabuklaştırdım her şeyi o kadar.

Bu sırada Sibel yanlarına gelmişti. Şakayla takıldı: - Ne kaynatıyoruz burada, buldunuz güzel kızı pervane oldunuz bakıyorum Coşkun Bey! Alev utanmıştı. Yan gözle Coşkun''a baktı. Sibel''in bu tür şakalarına alışık olmasına rağmen neden bilinmez çok mahcup oldu: - Aşk olsun Sibel... Sibel göz kırptı: - İnan bana doğru söylüyorum, arkadaşımız eski çapkınlardandır. Onun maceralarıyla hastane çalkalanır. Nereye gitsen bir macera dinlersin. Coşkun hayretle baktı Sibel''e: - Duyan da sahi sanacak Sibel... Gerçekten aşk olsun.

Alev''e döndü: - Siz bakmayın ona Alev Hanım, inanın hiç o taraklarda bezim yoktur. Kuru iftira... Bu kadarına da pes doğrusu... Alev gülümsedi: - Bilirim, onu tanımıyor muyum sanıyorsunuz? Sen gitsene işine kızım, biz sohbet ediyoruz şurada... Bak arkadaşlar yalnız kaldı. Ev sahibini arıyorlar... Sibel işaret parmağını sallayarak uzaklaştı yanlarından. Coşkun sevgiyle baktı ona: - Çok severim, son derece düzgün, kişilikli bir kızdır Sibel. Allah bahtını açık etsin.

Alev durgunlaştı: - İnsanların bahtları çok enteresan Coşkun Bey...

Sustu. İçini çekti üzgün bir şekilde. Coşkun üstelemedi ve tebessüm etmekle yetindi sadece...

DEVAMI YARIN