Kaydet
a- | +A

Başkanlıkta 32 ayı geride bırakan ancak F.Bahçe tarihine en başarısız başkanlardan biri olarak geçen Aziz Yıldırım, kulübü babasının çiftliği gibi kullanıyor...

Başta Pendik faciası olmak üzere büyük depremler yaşayan F.Bahçe, onun zamanında ''Acıların Takımı'' oldu... Talihsiz çıkışlarıyla kulübü, Futbol Federasyonu ve Anadolu kulüpleriyle kanlı bıçaklı yaptı...

"Bir gün herkes Fenerli olacak" sloganıyla geldiği başkanlığında taraftarlar Fenerli''yim" demeye utanır oldu...

Huzur sözü verdi; Ali Şen, Vefa Küçük, Gürbüz Refioğlu ve Aziz Yılmaz gibi ileri gelenlerle küs kaldı. Kendisine uzatılan zeytin dallarına kuşkuyla baktı... Seçimlerde kullandığı Şadan Kalkavan ve Selim Soydan''ı, icraatta ekarte etti...

32 ayda 32 futbolcu transfer etti, bir o kadarının arkasından teneke çaldı. Bir zamanlar F.Bahçe''de oynamak için can atan genç futbolcular, şimdi adını duyunca yan çiziyor. İstikrar dedi, 8 hocayla çalıştı. Sözleşmesini uzattığı Löw''ü kovdu. Rıdvan''ın işine karıştı, istifasına sebep oldu. Derbi kralı Turan''a kapıyı gösterdi. Futbolcusuna hakaret etti, Baliç ve bir kaçı dışında hiç biri onu sevmedi. İyi günde başarıya sahip çıktı, kötü günde antrenör ve futbolcuları hedef gösterdi. Kendinde asla hata bulmadı... Herşey gibi başarıyı da satın alacağını zannetti...

F.Bahçe kasasına tarihinde en çok para, onun zamanında girdi. "Satmayacağım" diye söz verdiği Okocha''dan 17, Baliç''ten 19, naklen yayınlardan 40 milyon dolar topladı. Bu paraları Sergio, M.Yakın, Oulare, Dimas, Preko, Johnson ve Sergen gibi futbolcularda çarçur etti. Camiaya Salou ve Ancelotti''den sonra Oktay ve Alpay fiyaskosu yaşattı. Jetpa''ya 3.5 milyon dolar kaptırdı... Bütün bunları yaparken bari F.Bahçe şampiyon olsa kimse gam yemeyecek. Üstelik hatalardan arınacağı yerde tekrarlıyor. Rıdvan''a yaptığını şimdi de Mustafa Denizli''ye uyguluyor. Kendisine yakın gazete ve gazeteciler vasıtasıyla yaylım ateşine tuttuğu Denizli''yi bezdirip, istifaya zorluyor. Kokainci Daum''u takımın başına getirmeye çalışıyor... Eski başkanlardan Güven Sazak''la konuşuyorum. Güven Ağa şu anki borcun 100 milyon dolara yakın olduğunu söylüyor. Bu gerçekten büyük bir rakam. Dediğine göre Aziz Yıldırım güya cebinden de 30 milyon dolardan fazla harcamış. Kulüp ona borçlu görünüyor. Cebinden bu kadar harcadığına göre demek ki Okocha, Baliç ve naklen yayınlardan gelen paralar suyunu çekmiş. Güven Ağa diyor ki; "Kulübü bu kadar borçlandırdığına göre başkanın herhalde bir bildiği var..." Soruyorum Güven Ağa''ya, "Ya bir bildiği yoksa" diye. Verdiği cevap çok acı: "İşte o zaman yandık!"

Peki, bu kadar parayı har vurup harman savuran bir başkandan neden hesap sorulmaz?.. Ve de ilginçtir; camiada ve basında şimdiye kadar neden hiç kimse balığın baştan koktuğunu söyleyemez?

Kongre öncesi Altyapı Derneği''nin genç başkanı Davut Dişli demişti ki; "Aziz Yıldırım F.Bahçe''yi borç batağına sürüklüyor. Başbakan olsaydı, şimdi Yüce Divan''a sevkedilmişti..." Dişli''nin bu çıkışı milyonlarca F.Bahçeli''yi mutlu etmiş, "Helâl olsun! Demek F.Bahçe sahipsiz değilmiş" diye yüreklerine sular serpilmişti. Ama sonra ne olduysa oldu, kongrede Davut Dişli de birden Aziz Yıldırım''cı kesiliverdi.

Ya F.Bahçe''nin geleceğinin belirlendiği Yüksek Divan Kurulu toplantılarına ne demeli? Ne yazık ki; yaşlı üyeler kendilerine sosyal tesisler yapılacağını, Maltepe açıklarında kurulmaya çalışılan F.Bahçe Adası''nda yaz sefâları süreceklerini bildikleri için, bütün bu olumsuzlukları görmezden geliyor. Bir çoğu Aziz Yıldırım''a, "Allah seni başımızdan ayırmasın, senden sonra F.Bahçe''ye yönetici gelmez" diye yağ çekmekten başka bir şey yapmıyor. Kulübün gerçek sahibi milyonlarca taraftarın çektiği acılar umurlarında bile değil...

Onlara şunu hatırlatmak istiyorum; sosyal tesis, havuz, vs. gibi bir futbolcuda çarçur edilen paralarla yapılabilecek ve sadece üyelerin kullanımına açık bu tür tesislerin varlığı da milyonlarca taraftarı ilgilendirmiyor...

Onların istediği tek şey; artık acılarının dinmesi, yüzlerinin gülmesi...