Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarına kocaman bir "bravo" çekerek başlayalım yazımıza. Aralıksız 7 saat sürdürdükleri çalışmalarla sahayı oynanır hale getirdiler. Bir "bravo" da her iki takım futbolcularına. Ağır ve kaygan sahaya rağmen futbolu çirkinleştirmeden, centilmence mücadele ettikleri için.
F.Bahçe maçın hemen başlarında Abdullah''ın serbest vuruşuna nefis yükselen Moldovan''la öne geçince, birden Samsun maçı geldi aklıma. Samsun''daki maçta da ilk dakikalarda öne geçen sarı-lacivertliler yakaladıkları avantajı kullanamayarak Serkan''ın golüne engel olamamış ve sahadan 1 puanla ayrılmıştı.
Bu kez de öyle oldu. F.Bahçe yıllardır endişeyle geldiği G.Birliği deplasmanında maçın başında yakaladığı avantajı kullanamayarak yine 2 puan bıraktı.
Hep söylerler, "ağır sahada fiziği güçlü futbolcuların performansı maçın sonucunu belirler" diye. Bu fikre hep karşı çıkmışımdır. Evet, fizik gücü mutlaka çok önemli ama bence ayak bileğindeki ve beyindeki kıvraklık daha önemli. Haklı olduğum dün geceki maçta ortaya çıktı. F.Bahçe defansının iki fiziği güçlü ismi Johnson ve Alpay ağır sahada öyle hatalar yaptı ki; adeta F.Bahçe''nin canına okudular. Kona topu ayağına her alışında F.Bahçe kalesinde tehlike oluşturdu. Aynı futbolcu yine Johnson ve Alpay patentli bir hatayı da affetmeyerek topu filelere gönderiverdi. İkinci yarıda Hakan Demir''in Abdullah''ı ikiye katlayarak yaptığı mükemmel ortayı da seyreden Fener''in "muhteşem ikilisi", Ümit Karan''ın kafasından ağlara giden topu zavallı gözlerle izledi. Nerede Uche-Högh, nerede bunlar? Boliç maç boyunca gezindi durdu. F.Bahçe orta sahasında Kemalettin ve Metin gayretleriyle göz doldururken Tayfun ise vururken ne düşündüğü belli olmayan kafa vuruşlarıyla güldürdü. Ancak aynı futbolcunun sol çaprazdan vurduğu bazuka direği dövünce F.Bahçeli taraftarlar üzüntülerinden kahroldu. Preko ise F.Bahçe''de ne yaptığı belli olmayan futbolcuydu.
Bir paragraf da Moshoeu''ye açmak istiyorum. Geçen sezonun en istikrarlı futbolcusu olan G.Afrikalı bu sezon anlaşılmaz şekilde yokları oynuyor. Sanırım bunda en büyük etken Türkiye''de mutsuz olduğunu açıklaması ve çok yakında başlayacak olan Afrika Kupası''na gidecek olması.
Gelelim maçın hakemine... İlk yarıyı 2 dakika uzattığını belirten işaretine rağmen normal süreden de önce bitiren Serdar Tatlı maç boyunca bariz hatalar yaptı. Bunlardan birinde Boliç''in pasında ofsayt durumunda olan Moldovan''a kalkan bayrağı görmedi. Akâbinde Moldovan G.Birliği defansının geri pasını yakalayınca havadaki bayrağın o anda kalktığını zannetti ve devam işati verdi. Allah''tan Rumen futbolcu hakemin bu tatlı hediyesini çok kötü bir vuruşla heba etti. Bir çok pozisyonda yardımcılarıyla ters düşen Serdar Tatlı penaltı ve kırmızı kart kararlarında ise yüzde yüz haklıydı. Ancak ilk yarıda Moldovan''ın Hasan''la karşı karşıya kaldığı pozisyonda arkadan yapılan müdaheleyi es geçti.
Fener''de puanlar iki iki gidiyor, umutlar bir bir tükeniyor. Bundan sonraki hedef lig ikinciliği olmalı, çünkü Şampiyonlar Ligi''nin kapısı lig ikinciliğine de açık.

