Yine yoğun gündem maddeleriyle dolu dolu yaşıyoruz. Özellikle Öcalan''ın duruşmaları hepimizi fazlasıyla ilgilendirdi.
Nihai karar verilinceye kadar bu konuyla ilgili hiçbir yazı yazmadım bilinçli olarak. Her ne kadar basın, görevi gereği, bizleri gelişmelerden haberdar ettiyse de şahsi fikirlerimi kendime saklamayı daha uygun buldum.
Şimdi artık karar belli. Mahkeme heyeti oy birliği ile sanığın idamına hükmetti. Tabii temyiz yolu açık olarak.
Ben bu yaşıma kadar hep idam cezasına karşı olmuşumdur. Birisini öldürmekle suç işlemiş olan bir insanı ceza olarak öldürmek sonuç olarak bir anlamda aynı suçu işlemiş olmak demek.
Ayrıca ceza vermek, ceza verileni yaptığı hata konusunda bilinçlendirmek ve bir daha yapmamasını sağlamak için uygulanan bir yöntemdir. Dolayısı ile öldürdüğünüz bir insanı aynı şeyi bir daha yapması zaten söz konusu olamaz. Bu, olsa olsa başkalarının gözünü korkutmak için başvurulan bir yol olabilir.
Bunlar benim idam cezası konusundaki genel düşüncelerim. Ama Öcalan davası bir istisna. Bu kişi, kendi egosunu tatmin etmek için ortaya hiçbir dayanağı olmayan bir iddia almış, bunu eyleme dökebilmek için yasa dışı yollarla çete kurmuş ve vatanı bölmek niyetiyle binlerce kişinin ölümüne yol açmıştır.
Şimdi insan hakları diye çığlıklar atan Avrupa acaba ölen otuzbin kişinin haklarını hiç mi düşünmüyor? Öcalan diyor ki "bizden yirmibeşbin kişi öldü." Ölmeseydi! Kim onlara durup dururken dağlara çıkmalarını ve sivil, asker, çoluk, çocuk demeden katletmelerini söyledi ki? Şu memlekette idari otoritelere başkaldırmadan, sakin ve huzur içinde yaşamak zor muydu?
Aksini düşünenler yanılmasınlar.
Bu tip uygulamalar özgürlük savaşı diye ilan edenler, neticede kendi iktidarlarını garantilemiş kişilerdir. Bunun en bariz örneği Sovyet Rusya''da yaşanmıştır. Haksız yönetimden şikayetçi olup çarlık sistemini çökerten ve bütün kraliyet ailesini kurşuna dizen komünistler, sonuçta yine aynı lükslere sahip olarak yaşamışlardır ve halk yine sosyal faşizmin baskısı altında inim inim inlemiştir yıllarca. Ama komünist parti üyeleri halkla aynı şartları paylaşmamıştır.
Öcalan''a dönelim.
Avrupa''nın daha doğrusu hiç kimsenin Türkiye''nin içişlerine müdahale etmeye hakkı yoktur. Serbest yargı neye karar verdiyse, bu mutlaka uygulamaya geçirilmelidir.
Sanki Öcalan''ı asmasak, bizim için "barbar" diyen Avrupa''nın fikrini mi değiştirecek? Asla! O yüzden suçlu, cezası neyse çekmelidir.

