Herhangi bir kamu kurumunda işçi statüsünde çalışan bir kişinin daha sonra memur statüsüne geçirilmesi halinde, kıdem tazminatının ödenip ödenmeyeceği konusunda İş Kanunu''nda herhangi bir düzenleme yoktur. Bizim de katıldığımız yaygın görüş, statü değişikliğinden dolayı kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği şeklindedir. Yargıtay da bir kararında, işçi statüsünden memurluğa geçişin, kıdem tazminatı ödenmesi için yeterli olduğu sonucuna varmıştır.
Ancak Yargıtay bu görüşünden daha sonraları verdiği bir çok kararla ayrılmış ve yasal düzenleme ile memur statüsüne geçirilen işçinin akdi feshetmeyerek memur statüsünde çalıştırılmasını sürdürmesi halinde, kıdem tazminatı hakkının doğmadığına hükmetmiştir. İşçi statüsünde çalışan kişinin istifa ederek memurluğa geçmesi durumunda kıdem tazminatı ödenmeyeceğini Yargıtay içtihat etmiştir. Yargıtay kararına konu olan ihtilafta, bir süre hizmet akdi ile çalışıp daha sonra memur statüsüne geçen davacının, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu''na göre emekli olması ve 1475 sayılı kanuna göre kıdem tazminatı talep etmesi söz konusudur. Davacının memur statüsünde çalışmakta iken emekli olduğu gerekçesi ile kıdem tazminatının ödenmesi yolunda verilmiş yerel mahkeme kararı Yargıtay''ca bozulmuştur. Bu kararda davacının sadece memur statüsündeyken emekli olması gözönünde tutulduğundan kıdem tazminatı ödenmesi gerektiği yönündeki yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Kişi memur statüsüne kendi isteği ile geçmişse, bu durum işçilikten istifa gibi algılanmakta ve 1475 sayılı kanuna tabi olan çalışmalar için kıdem tazminatının ödenmeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bu kararın doğruluğu tartışmaya açıktır. Bir kişinin memur statüsüne geçebilmesi için öncelikle bir başvurusunun yani talebinin olması gerekir. İdare, hiç kimseye seni re''sen memur yaptım diyemez. Kişiler memurluk için müracaatlarını yaparlar ve atamaya yetkili makam bunu değerlendirir. Hal böyleyken, herhangi bir kamu kurumunda işçi statüsünde çalışan bir kişinin memuriyete giriş için yapmış olduğu başvuru olumlu sonuçlanırsa işçilikten istifa etmiş olacak ve kıdeme hak kazanamayacaktır.
Yargıtay''ın bize göre yerinde olan bir kararında ise, hizmet akdi feshedilen işçi kısa bir süre sonra memur olarak işe girmesi halinde, ihbar ve kıdem hakkı doğmaktadır. Buradaki espri, kamu kurumunda çalışan işçinin iş akdinin, işveren tarafından feshedilmesi ve bir süre sonra o işçinin memuriyete girmesi halinde, bu kişinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmasıdır. Memuriyete girişi gerekçe gösterilerek kıdem tazminatının ödenmemesi veya ertelenmesi söz konusu değildir.
Son olarak kişi haklarını yakından ilgilendiren böyle bir konunun yargı içtihatlarına bırakılmadan yasa ile düzenlenmesi gerekmektedir. Zira Yargıtay''ın farklı tarihlerdeki kararları arasında çelişkiler bu kanaatimizi doğrulamaktadır. (Bu konu Bolu''dan yazan Mürsel Erkmen ve arkadaşlarının sorularına cevaben yazılmıştır.)
Açıklama Bildiğiniz gibi bu günlerde sosyal güvenlik reformu gündeme iyice oturmuş durumda. Bu konuda ilgili veya ilgisiz herkes bir şeyler yazıp çizmekte veya konuşmaktadır. Artık sıkıldığınızı düşünerek ve üzerinde tartışılan konunun netleşmemiş olmasından dolayı bir şey yazmayacağım. Ayrıca ne zaman emekli olabileceğiniz konusunda sizlerden gelen sorulara yeni yasa tasarısının kanunlaşacağı tarihe kadar cevap vermek de istemiyorum. Zira bugünden verilecek cevabın yeni yasa ile bir anlamı kalmayacağı açıktır. Emeklilik tarihi ile ilgili olmayan sorulara cevap vermeye devam edeceğiz.
Şu anda cevaplayamadığımız yüzlerce mektup ve faks elimizde bulunmaktadır. Gecikmeden dolayı sizlerden haklı eleştiriler almaktayız. Ancak yerimiz sınırlı olduğu için anlayışınıza sığınmak istiyoruz.
KISA... KISA... KISA... Mustafa ATALAY/Göztepe: Zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmak için vergi mükellefi olmak, meslek odasına veya derneğe kayıt gerekmektedir. Sizin Bağ-Kur kapanışınız 30.9.1996 tarihinde yapılmış ve SSK''ya girişiniz 1.10.1996 olduğu için herhangi bir çakışma söz konusu değildir. Bağ-Kur çıkış işlemlerini hangi tarihte yaptığınız değil, hangi tarih itibariyle çıkışınızın yapıldığı önemlidir. Sizin için asıl sorun, Maliye''den vergi kapanışınızı yaptırmanıza rağmen, dernek kaydına dayanarak Bağ-Kur primi ödemenizdir. Derneğinizin faaliyetinin ne olduğunu bilmediğim için yorum yapmak istemiyorum, ama sorunlu gibi görülüyor. Her şeye rağmen, Bağ-Kur sigortalılığınızı kabul ettiği için sorun olmasa gerek.
Bayram AKŞAN/Ankara: Sigorta başlangıcınızdan önce sakatlığınız olduğu için malullük sigortasından diğer şartları tamamlayarak emekli olamazsınız. Eğer sağlık kurulu tarafından işe giriş tarihinden sonra sakatlığınızda ciddi bir artış olduğu saptanırsa malullük sigortasından aylık almaya hak kazanabilirsiniz. Halen sakatlık vergi indirimininden yararlandığınıza göre, mevcut şartlarda 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödemesi ile yaşlılık sigortasından aylık almaya hak kazanabilirsiniz.
H. Hüseyin AKSU/Zile: Memuriyete geçmenize SSK ve Bağ-Kur sigortalısı olmanız engel değildir. Eğer geçebilirseniz SSK sigortanız sona erecek, emeklilik aşamasında 2 kurumda geçen hizmetleriniz Emekli Sandığı''nda birleştirilecektir. Memuriyete giremezseniz -ki yaşınız nedeniyle giremeyebilirsiniz- SSK''ya devam edeceksiniz ve bu kurumdan emekli olurken, Bağ-Kur hizmetiniz değerlendirilecektir. Hizmet birleştirmesinin şartları değişse dahi birleştirme her şartta yapılacaktır.

