Kaydet
a- | +A

Şöyle bir yüzyılı tarayıp bugüne, yani 2000 yılının eşikte beklediği güne geldiğimizde gördüğümüz manzaralar, insanoğlunun dünya üzerinde yapmaktan çok yıkmak için çaba gösterdiğini ortaya koyuyor. Yirminci yüzyıl savaş, katliam, terör yüzyılı oldu. Facialar sonradan geliyor. İnsanoğlunun yaptıkları, tabii afetleri aşıyor. Yazık ki bu yüzyılda boy boy insanın acımasızlığı sergileniyor. Peki öteki çağların acımasız Fir''avunlarını unutuyor muyuz? Şüphesiz hayır. Ama tarihten ve yaşadıklarımızdan insanoğlunun ders almadığı meydanda. Hep savaş, ırkçılık, soykırım, dikta, zulüm, istila ruhu, doyumsuzluk, kan dökücülük... Hepsi bu asırda, insanlık tarihinin en zalim yöneticileri bu çağa damga vurdu. Komünizm insanları ezdi, sömürdü, kuruttu; faşizm kendisine benzemeyenleri akıl almaz zulümlerle yok etti. Oysa dünya güzeldi, yaşanmaya değerdi. Hepimiz insandık, hepimiz kardeştik... Hep canavar tarafımızı geliştirdik, ona hizmet ettik. Aklımız vardı ama, o bu konuda işimize yaramadı, onu kullanmadık, benliğimizdeki canavarın isteklerini tercih ettik. Durmadan silah ürettik, daha öldürücüsünü, daha etkilisini, daha zehirlisini... Dünyayı, yaşamamıza, soluk almamıza yarayan herşeyi kirletip zehirledik. Gökyüzünü, denizleri, dağları tepeleri, aklı ermeyen, kırmaya dökmeye alışmış çocuk hırçınlığı ile mahvettik. Toprağın altını üstüne getirip, dereleri, vadileri, dağları başka biçimlere koyduk. Mevsimlerin dengesini bozduk, yazları kışa, kışları yaza çevirdik. Tersyüz ettik herşeyi; sırtımıza giydiğimiz bir giysi gibi. Taşın, toprağın, suyun değerini bilmedik. Çocuklarımıza posası çıkmış bir dünya bıraktık. İyiye güzele yönelik yanımız ötekinin gölgesinde güdük kaldı. Oysa dünyada şiir vardı, edebiyat vardı, müzik, resim... Çocuklar vardı, çiçekler, ağaçlar vardı. Sevgi vardı sevgimiz.. insanı insan kılan değerler... Şili''nin büyük şairi Pablo Neruda benzer duygularla dünyaya bakmış, işte onun bir şiirinden alıntılar: Neden ayrı adlarla anılıyor ülkeler?

Neden günler yeni günleri izliyor? Neden koyu bir gece birikiyor ağızda? Neden ölüler? ........ İşte menekşeler, işte kırlangıçlar bize sevinç veren ne varsa geçici ve küçük duyarlıkların yanyana göründüğü süslü kartpostallarda. Ama bu sınırın ötesine geçmeyelim Dişlemeyelim sessizliğin çevresindeki kabuğu. Ne karşılık vereceğimi bilemem Öyle çok ki ölüler... R. Tomris tarafından Türkçe''ye çevrilen şiirin tamamı Varlık Yayınları''nın "Dünya şiiri" adlı kitabında bulunuyor. Diyorum ki artık dost olalım, kıralım aradaki zincirleri.. Düşmanlık uğruna neler yitirdiğimizi, ömrümüzün çoğu yılını düşmanlık uğruna söndürdüğümüzü, hiçe harcadığımızı artık idrak edelim. Evet, menekşeler, kırlangıçlar kartpostallarda kalmasın. Her güzelliği farkedelim artık. Bütün bu armağanların bizim için olduğunu... Aklı iyi yolda kullanan, sanat ve sevgiyle yükselen insanlık için duacıyım. İyi yıllar sevgili okuyucular!