Kaydet
a- | +A

Gazetemizin Genel Yayın Müdürü Kenan Akın dostumuzun gazetecilik tecrübeleriyle değerlendirdiği medya dünyası, geleneğe bağlı gazetecilikle bugünkü basının değerlendirmesi "Medyatik Türkiye" adıyla kitaplaşmış olarak elime ulaştı. Kitapta (Birey Yayıncılık) yer alan yazılarda, basının çıkmazları, problemleri yanında bugün asıl gayesinin dışına çıkıp dürüstlüğü aşarak suç ve iftira pompası haline gelişi sergilenip eleştiriliyor.

Kenan Akın''ın gazetecilik mesleğinin hakkını veren ve bu işin gerçek tezgahından geçmiş, ilmini almış bir basın mensubu olarak, mesleğinin bugün nerelerde, ne gayelerle kullanıldığını görmesi, işaretlemesi düşündürücüdür. Özellikle üzerinde durduğu ve televizyonların başını çektiği yargısız infaz gerçeğine parmak basıyor ve "Suçlamak gazetecilik değildir" diyerek şöyle sürdürüyor hükmünü:

"Gerçekten de özellikle son aylarda önce bir fantezi sonra bir tutku bugünlerde de bir "kariyer" edinme ölçüsü haline getirilen bu kokuşmuşluk, aslında müelliflerine müfteri damgasından başka bir şey kazandırmıyor... Ne var ki önce insani sonra meslek kurallarına ve yasalara aykırı olan bu tür suçlamalar anlaşılan daha bir dönem sürüp gidecek." (S. 37)

Kenan Akın''ın altını çizdiği ikinci önemli konu, Babıali krizi, yanlış ve pahalı promosyonun, lüks teknolojiye rağbetin fikir işçiliğine sekte vurması, haberden uzaklaşma, insana yatırım yapmayış gibi günümüzün göze çarpan manzaralarıdır. Velhasıl Babıali eski Babıali değildir.

Oysa Babıali bir devirdir;

bu yokuşta kaldırım eskitmiş nice gazeteci vardı ve bunlar mesleğin sorumluluklarını kavramış insanlar olup, gerçekten kalem işçisiydiler, kalem erbabıydılar. Bugünse medyada tıpkı hava kirliliği gibi bir kirlenme vardır, evet toplumda bir kirlenme gözlenmektedir ve medya bundan nasibini almış görünmektedir. Reyting ve tiraj uğruna habbeyi kubbe yapmak... İşte hastalık bu noktadadır. Medyanın bugünkü kırk yamalı görüntüsünün Babıali geleneğinden yetişmiş bir gazeteciyi derinden etkilediği anlaşılıyor.

Kenan Akın, gazeteciliğe başladığı 1961 yılında henüz bir üniversite öğrencisiyken yazarlığın haysiyeti el üstünde tutulmaktaydı elbette... Televizyonlar işgal etmemişti hayatımızı. Gerçi o devirde de iftira kampanyalarını destekleyen gazeteler vardı ama, bunların bugünkü kadar eli yüzü açılmamıştı. Kenan Akın o tarihten sonra Tercüman, Güneş gibi gazetelerde görev aldı, dergi editörlüğü yaptı ki değerli eşi yazar Türkan Akın da Middle East ve Babıali Magazin dergilerinin sahibesidir.

Türkiye, Yeni Günaydın, Sabah tekrar Türkiye Kenan Akın''ın değişik dönemlerde çalıştığı gazetelerdir. Türkiye Gazetesi bugün onun karınca çalışkanlığı ile geniş ufuklu, soluklu bir gazete haline gelmiştir. Yeniliğe, kaliteye açık, enerjik, olayları bir çırpıda değerlendiren bir yapısı vardır Kenan Akın''ın.

Onun bir diğer görevi hocalığıdır. Çeşitli üniversitelerde güncel gazetecilik, yazılı basın ile görsel basın arasındaki ilişkiler, haber toplama, değerlendirme konulu dersler vermiştir. Akın''ın basın kurumlarındaki çeşitli üyelikleri de görev alanının hayli geniş olduğunu gösterir.

Kenan Akın''ın insan olarak göze çarpan özelliği ise ağabeyliğidir. Sevecen yapısı ve insan kazanma çabasıyla olumlu işlerin öncüsü olmuştur.

"Medyatik Türkiye" böyle bir Babıali efendisinin çarpıcı görüşlerine sayfaları açıyor. Okuyun ve düşünün derim.