"Hz. Peygamber''in Çağımıza Mesajları" Peygamberimizin güzel karakterini, örnek davranışlarını anlatıyor. Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları arasında çıkan bu kitabı Doç. Dr. İbrahim Sarıçam hazırlamış. Yazar, Peygamberimizin davetçiliği, doğruluğu, güvenilirliği, adaleti, yeniliklere açık oluşu üzerinde yoğunlaşmış. Ayrıca O''nun devrindeki ekonomik çalışmalardan, sosyal ve kültürel faaliyetlerden söz ediyor.
Özellikle İslamiyetin şiddeti hoş karşılamayan yanı üzerinde duran ve şiddete karşı olan Peygamberimizi örnek gösteren yazarın şu satırlarına gelin hep birlikte bir göz atalım:
"Hz. Peygamber gerek aile içi şiddeti ve gerekse toplumsal şiddeti söz ve davranışlarıyla önlemeğe çalışmış ve bu konuda gerekli tedbirleri almıştır. Onun evinde herşeyden önce sevgi ve saygıya dayalı bir hayat tarzı hakimdi" diyen yazar O''nun, ailesine ve hizmetinde bulunanlara asla şiddet uygulamadığını belirtiyor. Hz. Aişe, Hz. Peygamber''in hiçbir hiçmetçisini ve hanımını dövmediğini, eliyle hiçbir canlıya vurmadığını söylemiştir.
Çağın şiddetle kaynaşan görüntüsü içinde bir nebze duralayıp şu eşsiz örneğin sesine kulak verelim. "Allahü Teâlâ beni şiddet uygulayan birisi olarak göndermedi; bilâkis eğitici ve kolaylaştırıcı olarak gönderdi."
Kolaylaştırıcı, evet. Bunun içersinde hoşgörü var, sevgi var, insanoğlunu kavramış olmak var, olgunluk, üstünlük, şefkat var. Kaç asır önce Peygamberimizin şahsında insana verilen değer bu idi.
Oysa biz 2000 yılındayız ve insanlığın teknolojik üstünlüklerle geldiği şu noktada her gün birbirinden azgın şiddet sahneleriyle karşılaşıyoruz.
Açık oturumların baş konusu şiddet: Kimisi baba dayağı, kimisi koca dayağı, kimisi annenin evlâda uyguladığı akıl almaz işkence...
Oysa o görklü Peygamber bu kitapta da belirtildiği üzre "Allah beni cömert bir kul kıldı; zorba ve zalim kılmadı" buyurmuştur.
Şu olay, Peygamberimizin büyüklenmekten uzak, insanlara karşı yumuşak tavrı ve bakışı hakkında fikir vermektedir. Ficar Savaşlarında Kureyş''in komutanlarından biri olan ve daha sonra yetmiş yaşlarında Mekke''nin fethinde İslamiyeti kabul edip Medine''ye yerleşen Mahreme bin Nevfel bir gün Hz. Peygamber''e elbise geldiğini ve onları halka dağıttığını duyar. Yanına o sırada küçük yaşta bulunan oğlu Misver''i alarak Hz. Peygamber''in evinin önüne gelir. Çocuğa Hz. Peygamber''i çağırmasını söyler. Fakat çocuk çekinir. Bunun üzerine Mahreme bin Nevfel Hz. Peygamber hakkında oğluna şu değerlendirmeyi yapar: "Evlâdım o bir zorba değildir." Misver, Hz. Peygamber''i çağırır. O, sesi duyunca dışarı çıkar ve Mahreme için hazırladığı elbiseyi getirerek takdim eder."
Savaşlarda kadınların ve çocukların özellikle öldürülmemesini emreden o yüce Peygamberin çocuklara yönelik sonsuz sevgisi de şöyle anlatılıyor: "Peygamber çocuklarla ilgilenir, onlara selâm verir, onların hatırını sorardı. Zaman zaman çocukları ve özellikle torunlarını sırtına bindirirdi. Hoşlanacakları adlar takarak çocuklarla şakalaşır ve onları eğlendirirdi. Bütün bu sıcak yakınlıktan dolayı çocuklar onu çok severlerdi; bir yolculuktan döneceği zaman kendisini karşılamaya çıkarlardı."
Bunun gibi daha birçok üstünlüklerin temsilcisiydi O. Doç. Dr. İbrahim Sarıçam''ın kaleme aldığı "Hz. Peygamberin Çağımıza Mesajları" büyükten küçüğe okunmalı.

