Kaydet
a- | +A

Rabindranath Tagore ötedenberi etkilemiştir beni. Hindistan gibi renkli ışıklı bir dünyadan doğmuş bu lirik ve mistik şairin "Bahçevan", "Chitra" gibi kitapları çalışma odamda hemen yakınımda durur.

Tagore yalnız şair mi? Elbette hayır! Düşünür, tiyatro yazarı, aktör, ressam, müzisyen, eğitimci...Çok yönlü bir deha desek daha doğru olur. Kültür Bakanlığı ömrünü Tagore''a adamış ve bugün hayatta olmayan Doç. Dr. Rasih Güven''in kitabını yayımlamış... "Rabindranath Tagore ve Ateş Böcekleri"...

Rasih Güven, Sanskrit ve Hint Kültürü dallarında yetişmekten maada Hindistan hükümetinin verdiği burs üzerine sevdiği şairin toprağı Hindistan''da Tagore''un kurduğu uluslararası Vişva Bharati Üniversitesi''nde öğrenim görmüş, lisans ve master yapmıştır. Daha sonra Hinduizm''in merkezi Benares Hindu Üniversitesi''nde doktora tamamlamış, ayrıca Tagore''un ailesiyle de bir araya gelme imkânına kavuşmuştur. Kitaptaki bazı fotoğraflar bulunmaz belge niteliği taşıyor. Tagore, Mahatma Gandhi ve eşiyle... Gandhi''nin Şantiniketan''ı ziyaretleri... Dr. Güven''in şairin oğlu ve geliniyle çekilmiş resimleri, öğrencilik yıllarını belgeleyen ve Hindistan''ın canlı gün ışığında çekilmiş toplu resimler...

Rasih Güven''in eseri iki bölüm: Birinci bölümde Tagore''un şair, eğitimci düşünür özellikleri üzerinde durulmuş, Şantiniketan-Vişva Bharati üniversitesinin tarihçesi ve gelişmesi verilmiş. İkinci bölümde ise Tagore''un "Ateş Böcekleri" eserinin bir çevirisi bulunmaktadır. İşte "Ateş Böcekleri"nden seçtiğim mısralar...

Zenginlik büyüklüğün yükü

refah da varlığın kemâlidir.

Jilet bıçağı güneşte parladığında

keskinliğinden gurur duyar.

Benim ağacımın gölgesi, yoldan geçenler

meyvesi de beklediğim "birisi" içindir.

Kelebeğin lotüsü sevmek için boş zamanı vardır

balı depo ile meşgul arının değil...

Yazıma "Çiçeklerin Şairi" başlığını koymamın sebebi Tagore''un ince gözlemleriyle yoğrulu felsefesinde, iç zenginliklerinde çiçeklere, kısaca tabiata geniş yer vermesidir. Güzellikler kayıpların hüznüyle sarmaş dolaştır çoğu zaman...

Dünya, sessizlik denizinde yüzen,

daima değişen bir köpüktür.

Birbirinden ayrı iki kıyı seslerini

anlaşılmaz gözyaşlarının şarkısında

birleştirirler.

Kiraz ağacının tomurcuğunu kaybedeceği

ana kadar yolundan ayrılmadım,

fakat hanımeli bana senin affını ve aşkını getirir.

Senin utangaç küçücük nar çiçeği tomurcuğun

bugün tülünün ardında yüzü kızarır,

yarın, uzak olduğumuz zaman çatlayarak

değişik bir çiçek olarak açılır.