Kaydet
a- | +A

Azerbaycan''ın tarih olmuş isimlerinden birisi de Bahtiyar Vahabzade''dir. Onunla 1989 Kasımı''nda Azerbaycan''da gerçekleşen toplu ilk buluşmada bir araya gelmiştik. Ötedenberi dergilerde tanışırdık ama arada demirden perdeler KGB engelleri vardı. 1989''da ise dünyanın kabuğu artık yumuşamaya yüz tutmuştu. Bahtiyar Bey daha o tarihlerde bütün Azerbaycan''ın atası sayılıyordu. Yolda yürürken selamlaşmadığı kimse yoktu, insanlar el sallar, hal hatır sorar, arabalar yavaşlar durur, velhasıl Bahtiyar, o büyük şair, halkın sevgisini, ilgisini çekerdi. Bağımsızlık öncesi bugünkü Azerbaycan''ın biçimlenişinde bu halk kahramanı görüntüsündeki insanın payı büyüktür. Gençler, yeni kuşaklar eski düzenin zihniyetinden sıyrılmalarını Bahtiyar Beye, Elçibey''e borçludurlar. Bahtiyar Muallimle şiirleri güfteler ile tanınan Ziver Ağaoğlu''nun evinde bir araya gelmiştik. Sonraki gidişlerimizden birinde evine de konuk olduk. Her yerde aranan insandı Bahtiyar Bey. Miting olsa hasta yatağından sırtlayıp meydanlara götürüyordu gençler. Gümüşi saçları bir noktadan fışkırmış, düşünen ve tefekkür çizgilerine sahip bir yüz... O ilk ziyaretimizde Azerbaycan''a veda edeceğimiz gece Elçibey bizlere ağaçlık içre bir restoranda yemek vermişti. Halk Cephesi olarak herbirimiz için hediyeler hazırlatmıştı. İpek boyun eşarpları, kravatlar, Azerbaycan musiki üstadlarının 33''lük plakları... Ertesi sabah yola çıkacağımızdan o gece Bahtiyar Beye veda ederken, onun ellerini yüzüne kapayıp ağlayışını unutamam. Elbette daha başka isimler de sıralamak mümkün ama bu iki isim Elçibey ve Bahtiyar Bey yeni Azerbaycan''ın mimarları oldular. İşte o gezileri düzenleyen, o topraklara aklını, yüreğini, hizmetini, sevdasını götüren Profesör Dr. Turan Yazgan Hoca''nın sahibi olduğu Türk Dünyası Tarih ve Kültür Dergisi''nde Bahtiyar''ın bir yazısını okudum: Daha doğrusu Elçibey''in ardından yazdığı bir şiirin önsözünü... Yazının başlığı "Elçibey Vatan ve Millet Mecnunu..." Bahtiyar Vahabzade, Elçibey''le tanışmalarını şöyle anlatıyor; "Birgün üniversitenin dehlizinde (hol, giriş anlamında) uça boy, gara yağız ve menim gibi çelimsiz bir oglan mene yanaşıp ''Gülistan''ın müellifi ile tanış olmak istirem'' dedi. Görüştük. Adını deyende, ''Men sizi gıyabi tanıram'' dedim. Böylelikle bizim gıyabi tanışıklığımız, ayani tanışıklığa, bir müddetten sonra ise fikir yoldaşlığına, agide dostluğuna çevrildi." Ve devam ediyor Bahtiyar Bey: "Vatanını milletini Ebulfez geder sevebilen ikinçi bir adam tanımıram." Bahtiyar Bey Elçibey''i yetmişli yıllardan beri tanıdığını ve onunla pekçok hatırası bulunduğunu, bütün bunları kaleme alacağını belirtiyor. Ben size o güzelim şiirden bir kıta sunuyorum:

Endi melek kimi göylerden yere

Dünyadan namusla keçdi Elçibey

O gabre köçmedi sığmazdı gabre

Milletin ömrüne köçdü Elçibey