"Ben de varım!" diyen kaset dolduruyor. Çalakalem sözler, ordan bir deyim, burdan bir atasözü, şiirden kapma bir mısra, oldu size şarkı sözü. Hele şuna bakın hem de ünlü bir sanatçı söylüyor:
"Çok güzelsin çok,
Seni veren Allah''a şükürler olsun,
Ben güzelden anlarım."
Canlandırmada açık saçık mankenler, göz süzmeler vesaire... Bir başkasında da,
"Bütün kızlar güzel.."
diyor bir türkücü... Bütün kızlar bu kaseti satın alırlar artık. Güzel sıfatının bol keseden kullanılışı.. Söyleyen "bütün" kelimesinin ilk hecesini olduğundan fazla uzatarak telaffuz ediyor. Bir yumuşak g ilave ediyor ya da t sesini şeddeli okuyor. Büğtün, büttün biçimini alıyor kelime.
Bu hece uzatmaları da yeni bir moda mıdır, nedir? Eskiden aruzla yazanlar ölçü tutmadı mı "imâle" yaparlarmış. Yani kısa okunan bir heceyi uzun okurlarmış.. Şimdikiler imâle nedir bilmezler ama, arabeske de bu yaraşır deyip, uzatıveriyorlar e''leri i''leri... Arabeskçe okumanın kuralı bu galiba. Sesli harfleri uzatmak...
Türkçeyi bozuyorlar. Birtakım sanatçılar...şarkıcı türkücüler, çocuklarımız bunların "vâveylâ"ları ile büyürken yanlış vurguları, yanlış uzatmaları da öğreniyorlar.
Hiçbir devirde Türk dili bu denli yıkıma uğramamıştır. At arabasının tekerleğinin gıcırtılı iniltili sesi türünden bir bağırtı bir inilti...Bunu bir kişi yaparken şimdi onlarca insan yapıyor...
Mesela "dâima"nın birinci a''sı kısa, i''si alabildiğine uzun olarak telâffuz ediliyor...Sevdanın "da" hecesi kısacık geçiştirilip gidiyor. Beni derken ilk hecenin e''si buharlı tren düdüğü gibi uzatılıyor.
Mesela türkücü "Seni anan benim için doğurmuş!" derken "anan" sözcüğünün ilk harfini öyle bir çekiyorki "ağnan" gibi bir söyleyiş ortaya çıkıyor. Annen dese, nota şaşmayacak, anan
olunca bir uyumsuzluk doğuyor, bu yüzden söyleyen de ağnan diyor. Oysa kimse kimseye annesi için ağnan demiyor. Ama bunları dinleye dinleye korkarım yeni yetşenler de böyle konuşmaya başlayacaklar.
Eskiler güftelerde bu tür yanlışlar yapmadıkları gibi yapanları da asla affetmezlerdi.. Günümüzde ise sofraya ne koysan gidiyor.
Bakın bugünlerde sıkça rastladığımız bir reklam var. Bir ses "afiyet olsun!" diyor. Ama nasıl? Dikat edin, kelimenin ilk hecesi olan "a"yı kısa geçiyor. Kelimenin hakkını afiyetle yiyor anlayacağınız.
Geçen gün televizyon kanallarından birinde bir söyleşi vardı. Popçu mu, türkücü mü her ne ise birisi, Türk sanat müziği dalında bir eser sunmaya kalktı.. Bir defa sesi yerli yerinde değil, sözleri yalan yanlış okuyor. "Ağyar" diyeceğine "o yar" diyor, çünkü ağyar''la yar arasındaki farkı bilmiyor. Oysa "o yar" dedi mi söz konusu sevdiğidir, ağyar deyince ise tam tersi düşmanı...
Eskiden şarkılar dilimizin zengin dünyasını öğretirken şimdi, bozguncuların elinde lime lime ediliyor.

