Kaydet
a- | +A

Sayın başkan Pazar akşamı ekranlara söyleyeceklerinizi şimdiden hazırlayın. Nasıl olsa rakip kolay. Büyük ihtimalle Trabzonspor, İstanbulspor''u yenecek... Aynı şekilde yöneticiler siz de hazırlanın. Taraftara umut verecek, rakiplerin gözünü dağlayacak, dağları yıkacak en iddialı cümleleri hazırlayın... Sayın Suat hoca, sizin çalışmaya, yeni birşeyler bulmaya ihtiyacınız yok.Üç maç, beş maç önce söylediklerinizi tekrarlayın... Gazetelerin spor müdürleri, yazarlar, haberciler, sizler de Pazartesi, Salı''nın renkli sayfalarını hazırlayın. İstanbulspor galibiyetinin Trabzonspor''da dönüm noktası olduğunu şampiyonluğun en büyük adayının Karadeniz fırtınası olduğunu, methiyeler, övgüler, büyük puntolarla girin... Kendinizi kurnaz sanıyorsunuz, Trabzonspor taraftarını kandırdığınızı zannediyorsunuz. Üç maymunları geçmiş beş yamyamları oynuyorsunuz... Aslında siz de çok iyi biliyorsunuz, bu kadrodan birşey olmaz. Bu kadronun bu ligde üst sıralar için hiçbir iddiası olmaz. Fakat işinize gelmiyor... En büyük sorumlu sizsiniz sayın başkan. Her başarısızlığın sonunda, idam edecek birilerini bulmanız, üzerinizdeki suçu hafifletmez. İcraatlarınızda ilginç bir benzerlik var sayın başkan. Hep aynı tip kişilere sorumluluk veriyorsunuz. Trabzonspor''dan kovulmaktan bile kâr sağlayacak kalitede insanlara görev veriyorsunuz. Futbolu bilen, bildiğini uygulayan, çevre baskısıyla fikir değiştirmeyen, futbol adamlarını kesinlikle etrafınızda barındırmıyorsunuz. Haklısınız başkanım, en doğruyu siz bilir, siz üretirsiniz, vurursunuz, kırarsınız, büyüksünüz diyenleri yanınıza alıyorsunuz... Trabzonspor''daki yöneticiler, sizin için fark eden birşey yok. Takım geri kalmış, taraftar üzülmüş, ne önemi var. Siz koltuklara, isimlerinizi duyurmak, reklamınızı yapmak için gelmediniz mi? Trabzonspor''da yöneten olmadan önce futbol dünyasında neydiniz ki kötü gidişten kaybedecek birşeyiniz olsun. Mesele tanınmaktı, mesele ekranlarda konuşmak, gazete sayfalarında boy boy resim çıkarmaktı. Tebrikler kısa zamanda amacınıza ulaştınız.

Ahmet Suat hoca, siz ne biçim futbol adamısınız? Göreve geldiğiniz gün, futbol takımının üzerinde en küçük tasarrufunuz yoktu. 6 ay geçti, hâlâ hiç bir konuda yetkili değilsiniz. Belki yetkilisiniz fakat, olanlar yetkili olmadığınızı gösteriyor. Futbolcular geliyor, gidiyor. İyi oynayan kulübeye oturuyor, kötü olan oynuyor. Otuzlukların gönlü yapılıyor, gelecekte Trabzonspor''da forma giyecekler tekme tokat kovuluyor. Bir maçı bir maçını tutmuyor. Bu futbolcularla Trabzonspor nereye varır, farkında değilsiniz. Ne, niçin yapılıyor, bilen yok. Yapmak istediklerinizden anlayan bir Allah''ın kulu yok. Yazık hoca yazık, üç beş kuruş için kendinizi rezil ediyorsunuz. Sizin bildikleriniz, sizin doğrularınız o kulüpte yapılmıyorsa, Trabzonspor''un teknik direktörü kimliğinde zurnanın son deliği durumuna düşürülmüşseniz orada daha ne duruyorsunuz? Yaşınız ilerlemiş, göremiyor olabilirsiniz, lütfen nasihatlerimize uyun. O koltukta oturduğunuz her dakika sizin için zarardır, daha çok da Trabzonspor için... Spor müdürleri, yazarlar, haberciler, devam edin ustalar devam edin. Bir gün gelir Trabzonsporlular kandırıldıklarını anlar. Bir Kocaeli - Göztepe galibiyetlerinde dizdiğiniz sayfalarla, bir Altay mağlubiyeti sonrası çıkardıklarınızı karşılaştırırlar elbet. Üç beş gazete fazla satmak, birkaç reyting yukarıda olmak için Trabzonspor''u kullanıyorsunuz.

Trabzonspor''un birinci olması işinize gelmez, çünkü üç büyükleriniz altta kalır, patron kızar, babalar üzülür. Trabzonspor''un dördüncülükten aşağı düşmesini istemezsiniz, çünkü okuyucusu çok, takip edeni, peşinden koşanı çok. Böyle bir pazarın küçülmesini, yok olmasını asla istemezsiniz. Trabzonsporlular''a sesleniyorum. Bordo-mavi formanın yükseklerde olmasından mutluluk duyanlara, Trabzonspor''dan birşeyler koparmayı değil, kulübe birşeyler kazandırmak isteyenleredir sözüm. Hareket edin, hamle yapın, geçen her gün Trabzonspor için kayıptır. Trabzonspor''u kurtarın. İş bilmezleri, kıt futbol bilgileriyle egosunu tatmin edenleri Trabzonspor Kulübü''nden temizleyin.