65 ÜLKE KATILACAK
Uluslararası gönüllü öğrenci organizasyonu olan AIESEC'in İstanbul şubesi temmuzda 65 ülkeden 450 öğrenciyi gençlik zirvesinde bir araya getirecek. Kongrede gençler, rol model olarak Türkiye'nin aktif dış politikasını tartışacak.
HEDEFİNİZ HEDEFİMİZDİR
Kongre Başkanı Anıl Kara "Türkiye'nin 2023 vizyonuna biz de katkıda bulunmak istiyoruz. Bu hedef biz gençler için gurur verici. Ama bürokraside sıkıntılar yaşıyoruz. Büyükler, gençlerin heyecanına ortak olmuyor" diyor.
Dünyanın 110 ülkesinde yürütülen köklü bir öğrenci organizasyonu AIESEC... Yöneticisi de çalışanı da üniversiteli olan kuruluş, daha çok staj çalışmalarıyla biliniyor. Nitekim, her yıl binlerce öğrenci staj için dünya ülkelerini dolaşıyor. Geçen sene bu çerçevede 150 yabancı öğrenci geldi ülkemize, 60 Türk de diğer ülkelere gitti. Kuruluş bunun dışında yılda 400 kadar kongre yapıyor. Bu etkinlikler vesilesiyle ülkeler, tatlı bir rekabetin içine giriyor.
AIESEC İstanbul Şubesi de bu sene 17.'sini düzenleyeceği "Anatolia Kongresi"ni uluslarası boyuta taşıyacak. Şube, 23-28 Temmuz tarihlerinde Silivri'de uluslararası bir gençlik zirvesi düzenleyecek. 65 ülkeden 450 öğrencinin katılacağı kongrenin başlığı ise "Rol model olarak Türkiye" ve "Ortak anlayışın şehri İstanbul" olacak.
TANITIM FIRSATI GÖRÜLMELİ
AIESEC İstanbul Şube Başkanı Emre Ergin, bunu tanıtım için önemli bir fırsat olarak gördüklerini söylüyor. Bahçeşehir Üniversitesi öğrencisi Ergin, şunları ifade ediyor: "Yabancı öğrenciler, İstanbul'a 'Böyle görmeyi beklemiyorduk' diyorlar. Çünkü kafalarında bir önyargı var. Biz de akranlarımıza ülkemizi tanıtmak istiyoruz. Kongrenin asıl faydasını da 15-20 sene sonra almayı planlıyoruz. Çünkü bu arkadaşlar 10 sene sonra vatanlarında yönetici konumunda olacak."
Kongre Başkanı İstanbul Üniversitesi İktisat öğrencisi Anıl Kara da "Türkiye ile bağları kuvvetli olan ülkelerden birçok arkadaş gelecek. Biz bu kongre sayesinde ülkemizin 2023 vizyonuna katkıda bulunmak istiyoruz. 2023 hedefi biz gençler için de önemli ve gurur verici bir vizyon" diyor.
HEYECANA ORTAK OLSUNLAR
Gençlere kongre sürecinde zorlanıp zorlanmadıklarını soruyoruz. Emre Ergin, "Bürokrasiyi bazen aşamıyoruz" diyor ve devam ediyor: "Mesela yabancı konuklarımızı Topkapı Sarayı'na, Ayasofya'ya götürmek istiyoruz. Ama yetkililere bir türlü ulaşamıyoruz. İki günlük bir gezi için başvurmadığımız yerel yönetim kalmadı. Gidiyor kongremizi heyecanla anlatıyoruz. Fakat karşı taraftan aynı heyecanı göremiyoruz. Bir memur zihniyeti ile karşı karşıyayız. Bu durum ister istemez üzüyor."
BİR ADIM DA SİZ ATIN
Öğrenciler "Gençler olarak ülke tanıtımı için biz bir adım atıyoruz. Yetkililerin iki adımla bize gelmelerini bekliyoruz ama olmuyor" diye şikayet ediyor.
DIŞİŞLERİ BAKANIMIZI BEKLİYORUZ
Türkiye'nin yakın dönemde çok güçlü bir ülke olacağına inanan AIESEC İstanbul'daki öğrenciler, 'Genç Türkiye' aracılığıyla temmuz ayında yapacakları zirveye cumhurbaşkanını, başbakanı ve dışişleri bakanını davet etti. Genç Kongre Başkanı Anıl Kara, "Cumhurbaşkanımızı, Başbakanımızın programı ne olur bilmiyoruz fakat Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu'nu özellikle davet ediyoruz. Mektubumuzu gönderdik. Kendisini dünya delagasyonu ve gençleri yakından tanıyor. Karizması yüksek noktada. Dünya gençlerine söyleyecek çok şeyi olduğunu biliyoruz" dedi.
PARA DEĞİL DESTEK İSTİYORLAR
AIESEC'in dünyada 800, Türkiye'de ise 12 şubesi bulunuyor. İstanbul şubesinde, 50 kadar öğrenci aktif çalışmalar yürütüyor. Kuruluş, kasım ve nisan dönemlerinde üye kabul ediyor. Belli bir eğitim döneminden geçen gençler, ardından staj ve sosyal sorumluluk çalışmaları için kolları sıvıyor. Dönem başkanları ise her yıl değişiyor. Öğrenciler, "Yüzde 100 siyaset dışı" çalıştıklarını ifade ediyor. Bu arada öğrencilik yıllarında AIESEC'ten geçmiş çok sayıda başarılı insan bulunuyor. Kuruluşu, Sabancı Holding, Mercedes Benz gibi kurumlar destekliyor. "Biz para, pul değil, manevi destek istiyoruz" diyen gençler, "Hükümet, KOSGEB ya da İGEME destek versin. Rektörler öğrencilerine duyurmada yardımcı olsun" şeklinde ricada bulunuyor.
ADAYLARA UYARILAR
SBS'yi ölüm kalım savaşı görmeyin!
Uzmanlar, bugün ve yarın Seviye Belirleme Sınavı'nda (SBS) ter dökecek adaylara panik yapmamaları uyarısında bulunuyor. Adayların ve ailelerinin rahat bir sınav dönemi geçirmeleri için ipuçları veren Anafen Yayınları, öğrencileri bilinç-lendiriyor. Anafen Yayınları Rehberlik Uzmanı Recep Uysal, "Öğrencilerimizi yıl boyunca en iyi şekilde sınava hazırlıyoruz. Ancak istenilen başarının elde edilebilmesi için ek olarak öğrencilerin psikolojik olarak da hazır olması, sınav anında ve kodlama yaparken dikkat edeceği küçük ayrıntıların farkında bulunması, doğru ve sağlıklı beslenmesi de çok önemlidir" dedi. Anafen uzmanları adaylara şu uyarılarda bulundu: "Gireceğiniz bu sınavda, kişiliğinizin ya da zêkanızın değil, ders başarılarınızın değerlendirildiğini unutmayın. Sınavı bir ölüm kalım savaşı, bir şeylerin başlangıcı ya da sonu olarak görmeyin. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Sizi kaygılandıracak konuşmalardan ve ortamlardan uzak durun."
MAİLİMİZE DÜŞENLER
gencturkiye@tg.com.tr
Kartalımızın kanatları kırılmayacak
Bazen kocamanım, bazen küçücük. Ama bir gerçek var: Ben daha 17 yaşındayım. Gömüldüğüm bir hayal dünyam, yaşamak istediğim bir hayatım var. Sakladığım düşüncelerim, planlarım var benim. Bunlar iyi, hoş da ben nerdeyim?
Ben benden eskilerde olmayan, benden yenilerde de olmayacak bir yerdeyim. Hangi yöne gideceğime karar veremeden öylece duruyorum, bir yol ayrımının ağzındayım. Arkamda daha niceleri var kendi sıralarını bekleyen. Benim bir an önce karar vermemi ve yoluma gitmemi bekliyorlar. Ama ben inadına duruyorum; kararım kayıp ve onu bulamıyorum.
...
Ey devlet adamları ve televizyon kanalı sahipleri; kurtulun hırslarınızdan, griliğinizden, yanımızda olun bizim! Minik bir mum vereceğinize, o zenginliğinizle, yolumuza ışıklar yaptırın! Kötüyü empoze etmek her kişinin harcı, iyiyi empoze etmek er kişinin harcı. Er olun!
Saniyede birini öldürmeyi, başkasının karısına yan bakmayı, işkencenin nasıl edildiğini, küfür etmeyi, silah kullanmayı, maymuncukla kapının nasıl açıldığını, acımasızlığı, bilgisizliği, sahte zevkleri, içki ve sigara özentisini, kabalığı, duyarsızlığı, tahammülsüzlüğü, saygısızlığı, yalancılığı öğretmeyin bize! İnsanlığımızı yok etmeye çalışmayın! Toplumu geçmişinden koparmayın, onu olmak istemediği bir hâle dönüştürmeyin, halkınızın benliğini yok etmeyin!
Necip Fazıl: "Şimdi Fatih kalksa mezarından, ne ben onu tanırım ne o beni tanır, İstanbul'u Bizanslılar almış deyip yeniden savaşır" der. Benim de demem o ki biz, genciyle yaşlısıyla, Türk toplumu olarak oyunlara gelmeyelim. Ahlakımızı, insanlığımızı el üstünde tutalım, aslımızı kaybetmeyelim....
Unutmayalım ki ahlakını ve insanlığını kaybetmiş bir toplum, kırık kanadıyla düşmeye yüz tutmuş bir kartala benzer. Çünkü bir milletin ahlaki değeri, o milletin yükselmesini sağlar, ahlak ne kadar kuvvetli olursa o millet o kadar yükselir ve gelişir, muasır medeniyetler seviyesine ulaşır. Aksi takdirde kanadı kırılan kartal gibi eninde sonunda yere çakılmaya mahkûm olur. Kartalımızın kanatları kırılmayacak. Ahlakımız ve insanlığımız o kanatlara güç ve kuvvet verecek. Ben buna inanıyorum, lütfen siz de inanın!
Başak Nur Gürsan
İhlas Koleji öğrencisi

