Kaydet
a- | +A

Bostan Çelebi bir gün talebeleri ile meşgûlken içeriye bir haberci girdi. Kendisini Lala Mustafa Paşanın gönderdiğini ve kendisinden Şam''da boş bulunan Mevlevî Dergâhına bir halîfe göndermesini istirhâm ettiğini bildirdi. Bostan Çelebi bu istek üzerine himmet ve teveccühlerine kavuşmuş olan çok sevdiği talebelerinden Kartal Dede''yi oraya halîfesi sıfatıyla göndermek istedi. Ancak Kartal Dede''ye hocasından ayrılık çok zor geldi.

"Benim ilmim de yok!"

Gözyaşları içinde bu husûsu hocasına arzetti ve ayrıca; "Vaaz için lâzım olan ilmim de yok" diyerek kendisinin bu vazîfeden bağışlanmasını arz eyledi. Bunun üzerine Bostan Çelebi ona: "Evladım, ağız senden, söz bizden. Sana büyük bir âlim de mürid olur, haydi yolun açık olsun" diyerek onu teselli etti ve mâzeret kapısını kapadı.

Kartal Dede hocasının duâları bereketiyle Şam''a vardı. Hemen o gün şehrin büyük câmilerinden birinde vaaz verdi. Halkın yanı sıra büyük âlimler ve devlet adamları da geldi. Vaazında derin ve ince mânâlardan bahseden Kartal Dede''yi dinleyenler hayran kaldı. Onu umduklarından da daha yüksek buldular...

Yine aynı gün câmide bulunan büyük âlim Alemî Dede de onun sözlerine hayran kaldı. Alemî Dede, Bağdâdlı olup, Irak''ın çeşitli yerlerin de ilim tahsîl etmişti. Tahsîlini tamamladıktan sonra İstanbul''da Fâtih Câmii''nde ders vermiş, talebeleri Mısır''a kâdı olarak gönderilmiş, böylece orada da tanınmıştı. Allahü teâlânın hikmeti bu sırada hacdan dönerken Şam''a uğradı ve böylece Kartal Dede ile tanışarak kendisine talebe oldu.

Konya''da vefât etti...

Bostan Çelebi hazretleri, kendisine gelenlere dînin emirlerini öğretir, onları her bakımdan yetiştirirdi. Hattâ özel olarak dergâhına getirmek sûretiyle, pekçok kimseyi naklî ilimlerde kemâle kavuşturmuştur...

Bostan Çelebi, 1631 (H.1040) senesinde Konya''da vefât etti. Kabri, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerinin türbesi içerisindedir.