Haber müthişti! Şöyle bağırıyordu tellal:
-Ey ahali! Duyduk duymadık demeyin! Moskoflar onsekiz parça harp gemisi ile gelip Sargana Deresi ağzına asker döktü. Dinini memleketini seven silaha sarılsın. Herkes eline ne geçerse alıp gelsin! O sırada Moskoflar kıtalar halinde kasabaya doğru ilerlemeye koyulmuşlardı. Fakat kasaba dışında öyle bir mukavemetle karşılaştılar ki, büyük zayiat vererek geri çekildiler. Rus kumandanı saçını başını yoluyordu!
Sakaoğlu Mahmut Ağa Akçaabat müdafaasında başı çeken ihtiyar Sakaoğlu Mahmut Ağa idi. Daha önce de birçok harpte kahramanlıklar göstermişti. Sultan Mahmud Han, bu sebeple ona elmas kakmalı bir kılıç hediye etmişti. Sakaoğlu hemen kasaba ileri gelenlerini topladı: -Ağalar, diyordu, tiz tellal çıkartıp siperleri dolaştırın. İlan edilsin ki, bana bir Moskof başı getirene bir altın lira vereceğim. Ertesi ve daha ertesi günkü savaşlar çok kanlı oldu. Sakaoğlu, Moskof başı getirene altın vermekten bir hal oldu. Fakat düşmanlar bitip tükenecek gibi değildi. O gece kasaba ileri gelenleri yine toplandılar. Planlar yapıyorlardı. Tam bu sırada 12 yaşlarında bir çocuk girdi içeriye. Ahanda köyünde oturan Kırımlı muhacirlerden küçük Ahmet''ti bu. Elindeki torbayı çevirip silkeledi. Bir Moskof askerinin kellesi yere yuvarlandı. Ahmet, ehemmiyetsiz bir şey yapmış gibi anlattı: -İki Moskof keferesi bizim eve girdi. Ablama saldırdılar. Ona bir kötülük edemeden, birini kestim, öteki de pek korkakmış, kaçtı! Güngörmüş ağaların gözlerine yaşla doldu. Sakaoğlu Mahmut Ağa, Sultanın hediyesi olan kılıcı "bu sana layıktır" diyerek küçük Ahmed''e kuşattı.
Kumsalda şehit düştü! Ertesi gün şafak vakti... Akçaabat halkı, "Allah Allah" sadalarıyla öyle bir hücuma kalktılar ki... Gelinlik kızlar, yaşlı analar, çocuklar. Hatta işi oyun gibi gören beş altı yaşlarındaki afacanlar! Fakat elmas kakmalı kılıcıyla; kendisi "küçük" fakat mangal gibi yüreği ile cesareti "büyük" Ahmet en öndeydi. Ruslar dehşet içinde kaçtılar. Gemilerine binip gittiler. Kırımlı Ahmet, birçok Moskof askerini Cehenneme gönderdikten sonra göğsüne yediği kurşunlarla şehid oldu. Mübarek cesedi kumsalda bulundu. Hemen oracığa defnettiler. Ne yazık ki, bu mezar şimdi kayıptır. Ruhu şad olsun...

