Hatırlayalım şu turnuvayı... Son saniyelere kadar sürer miydi azap, kadro kalitesi iyi olsaydı. Artık ülkemin en iyi hocası Ergin'in de yapacağı bir şey kalmadı.
Benim Basketbol Milli Takımım, yani dünya ikinciliği yaşamış formam, ne yazık ki, görüp göreceği rahmet budur anlamından, bu şampiyonada ilk sekize, belki de son defa girdi.
Bu kötümser girişi şimdi sorularla donatalım.
Benim takımımda pota altı oyuncuların 36'lık Kerem hariç, cimnastik notları kaçtır? Ömer, bir üç-dört dakika sonra ribaunda gerektiği gibi sıçrayabiliyor mu? Oğuz'un vücut yumuşaklığına, sıçrama mesafesine kaç numara verebilirsiniz ki?
Benim takımımda, pota altı rakip tarafından iyi korunmaya başlandığında, dışarı çıkıp rakip guardlara oranla boyu çok uzun, şut atabilecek uzunum var mı? Hersek mi? Lotarya ile basketbol olur mu?
Benim takımımda guard olarak şu anda Ender'den başka uluslararası çarpışacak kaç oyun var ki? Kerem de emekli olduğuna göre... Barış kaçıncı sınıftır? Emir'i, Sinan'ı geçici olarak oyun kurucu, top taşıyıcı olarak kullanmak size ne kazandırır ki?
Benim takımımda uzun mesafe şut yüzdesi yüksek oyuncu kaç tanedir? Sakın Cenk'i saymayın, uyuşuk oyuncudan ancak senede bir-iki kere gülersiniz. Elini korkak alıştırmış oyuncular ne kadar atarlar ki? Biz dün akşam eline çok cesur bir atıcı takımla oynadık.
Emir için ne zordu. Dünyada var mı ki, artık neredeyse bir maçın tamamını oynayacak oyuncu? Basketbolun en yorucu spor olduğu gerçeğinden hareketle soruyorum...
Yayıncı kuruluşun bülbülleri, "İdeal beşle başladığımız maç" diyorlar. Demek ki, benim takımımım geri kalan oyuncuları "İdeal" değillerdir ki, doğrudur. O halde ilk sekiz çok bile değil mi?
Hatırlayalım şu turnuvayı... Son saniyelere kadar sürer miydi azap, işkence, şayet yukarıdaki olumsuzluklar yerine eleman kalitesi iyi olsaydı. Artık ülkemin en iyi hocası Ergin'in de yapacağı bir şey kalmadı. Öyle anlaşıldı. Baksanıza bir kere dahi alan savunmasına geçmedik. Demek ki o da "Rast gelir inşallah" demiş.
Yayıncı kuruluş gelecek seneki Avrupa Şampiyonası'nda yeni gurur tabloları yaşamak üzere diye kapatıyor yayını... Bari sen İhsan Bayülken kardeşim desene; "5+1 yabancı kuralıyla artık "İdeal beşler" de bulamayacağız diye... Ama yayıncı kuruluş ya... Malım iyiden iyiye kötüledi der mi?
Özetle, bu tabloya dikkatle bakınız! Seneye, ömrümüz olursa, bu satırları birlikte hatırlarız.

